CEVAP ve DÜZELTME METNİ
http://www.hukukihaber.net/ozel-hukuk/eski-besiktas-yoneticisine-villa-soku-h77547.html   adlı web sitesinde “Eski Beşiktaş Yöneticisine Villa Şoku” başlığıyla verilen içerikte, Serdal Adalı isimli iş adamının ikamet ettiği villanın satışında dolandırıldığını 10 yıl sonra öğrendiği, müvekkil Ali Haşhaş’ın,  villanın maliki olduğunu belirterek görüşmek istediği, ikili arasındaki görüşmede elinde tapusu bulunan villaya ait bağımsız bölümün parasının müvekkilimize ödenmesi durumunda tapuyu Adalı’ya devredileceğinden bahsettiği, “Beni de Dolandırdı” alt başlığı altında ise, Adalı'nın evi satın aldığı Celil Layiktez’in savcılıkta verdiği ifadede, satın aldığı evin çift tapulu olduğu konusunda kendisine de bilgi verilmediğini, bu konuda kendisinin de kandırıldığını, müvekkil Ali Haşhaş'ın bilerek ve planlayarak hem kendisini hem de müştekiyi dolandırdığını beyan ettiği, İşadamı Adalı'nın şikâyeti üzerine hazırlanan iddianamede müvekkil Ali Haşhaş'ın iki ayrı tapu olmasına uzun zamandır hiçbir kira talebinde bulunmamasından anlaşılacağı üzere dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği bilgisine yer verilmiştir.

Son derece saygın ve ülkemizin önde gelen iş adamlarından biri olan ve yıllarca Galatasaray Spor Kulübünde yöneticilik ve as başkanlık yapmış kalite ve donanımdaki müvekkilimiz Ali Haşhaş’ın haberde yer aldığı şekilde “dolandırıcı” olarak algılanmasına yol açacak bir eylemi kesinlikle söz konusu olmayıp, müvekkil Ali Haşhaş, başta T.C Anayasası’nın 35. Maddesi olmak üzere, Medeni Kanun ve diğer ilgili mevzuat ile teminat altına alınan en temel haklardan biri olan Mülkiyet Hakkı kapsamında hareket etmiş ve sahibi olduğu taşınmazın emlak vergilerini de yıllarca ödemiştir.  Ayrıca ihtilaf konusu taşınmaz lanse edildiği gibi villa değil, bir apartmanın çatı katıdır. Yine mezkur ihtilaf esasen bir özel hukuk uyuşmazlığı olup İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016 / 85 E. numaralı dosyası ile devam etmektedir. 

Müvekkilimiz aleyhinde suç duyurusunda bulunulması ve hakkında iddianame düzenlenmesi ise, onun “dolandırıcı” olarak takdim edilmesini kat-i surette gerektirmemektedir. Zira; ceza hukukun en temel ilkelerinden biri olan “Masumiyet Karinesi” ve temel norm Anayasamızın 15.Maddesine göre de suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz. Dolayısıyla haber içeriğindeki isnat ve olgular doğru değildir.

Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur.

Av. Özal OĞUZ
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.