Ceza hukukçusu Yurtcan’ı dolandıranlar yakalandı
Geçen yıl 15 Ekim’de Prof. Dr. Erdener Yurtcan’ı arayan bir kişi, kendisini ’İstanbul Anadolu Adliyesi Başsavcısı Fehmi Tosun’ olarak tanıttı. İddiaya göre ünlü profesöre, ’Terör örgütü hesabınızı ele geçirmeye çalışıyor. Paranızı Merkez Bankası’na yatıracağız’ diyen zanlı, Yurtcan’ın 600 bin dolarını elden alıp, 2.5 milyon TL’nin hesabına aktarılmasını sağladı. Damadının şüphesi üzerine Sarıyer İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne başvurup Başsavcı Fehmi Tosun ile iletişime geçen Yurtcan, yaptığı görüşmenin ardından dolandırıldığını anladı.
 
İzleri Mersin’de bulundu
 
Soruşturma sürdürülürken Mersin’de bir vatandaşı aynı yöntemle 25 bin lira dolandırmak isteyen Mahmut E., Murat K. ve Zeliha T. gözaltına aldı. Zanlıların evinde yapılan aramada çantada 1.9 milyon TL ile 6 cep telefonu, başka kişiler adına düzenlenmiş banka kartları, çok sayıda cep telefonu sim kartı ele geçirildi. Sorguya alınan zanlılardan Mahmut E., Prof. Dr. Erdener Yurtcan’ı dolandırdığını itiraf etti. Ele geçirilen paranın Erdener Yurtcan’dan dolandırdıkları paranın kalan kısmı olduğunu, bir miktarını harcadıklarını, bir miktarını da 2 arkadaşlarına emanet olarak verdiklerini itiraf etti. 
 
İNSANLARI KANDIRMAK NEDEN KOLAY
 
Uzmanlar dolandırılmanın çoğu zaman zekayla ilgisinin olmadığı, en zeki insanların bile bu tuzağa düşebileceği belirtiyor. Son zamanlarda yapılan psikolojik araştırmalar, bazı söylentilerin beynin süzgecinden ne kadar kolay sızdığını göstererek konuyu bir miktar aydınlatıyor. Bir açıklamaya göre, insanlar “bilişsel olarak cimridir”; yani beynimiz analizden çok sezgilerini kullanır.
 
Basit bir örnek:
 
Uzmanlar buna şöyle bir örnek veriyor: “Şu soruları hızla cevaplandırın:
 
“Musa Peygamber gemisine her hayvandan kaç çift almıştır?” “Margaret Thatcher hangi ülkenin başkanıdır?”
 
Açıkça yanlışlıkları tespit etmeleri söylendiği halde katılımcıların yüzde 10’u ila 50’sinin söz konusu peygamberin Nuh, Thatcher’in da başkan değil başbakan olduğu gerçeğini gözden kaçırdığı görüldü. “Musa yanılsaması” olarak ifade edilen bu dalgınlık, bir ifadedeki ayrıntıları ne kadar kolay gözden kaçırabileceğimizi, spesifik bilgi yerine genel özete yoğunlaştığımızı gösteriyor.
 
TUZAĞA DÜŞMENİN 5 ÖNEMLİ KRİTERİ...
 
ABD’de Güney California Üniversitesi’nden Eryn Newman tuzağa düşmenin çeşitli kriterlerinin bulunduğunu ve sezgisel tepkilerimizin 5 temel soru etrafında döndüğünü söylüyor:
 
1) Bilgi güvenilir bir kaynaktan mı? (Telefon dolandırıcılığında 
girilen rol: Polis-savcı. Kolaylıkla güvenilecek kaynaklar)
 
2) Başkaları inanıyor mu? 
 
3) Destekleyecek çok sayıda kanıt var mı? 
(Terör olayları)
 
4) İnandığım şeyle uyumlu mu? 
 
5) İyi bir hikaye içeriyor mu? (Dolandırıcıların olay yerinde kimliğiniz bulundu gibi zekice yalanları) Bu konulara yönelik tepkilerimiz, gerçekle ilgisi olmayan küçük ve alakasız ayrıntılarla bizi yanılmaya, anlatılan hikayeye inanmaza yönlendirilebiliyor. (BBC)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.