Cezaevinde ölüme suç duyurusu
Baba Şahabettin Yılmaz adına İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusu dilekçesi veren Avukat Ruken Yılmaz, müvekkilinin oğlu Nihat Yılmaz'ın 3-4 ay önce Edirne Cezaevi'nden Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Cezaevi'ne sevk edildiğini belirterek, “Nihat Yılmaz ailesi ile yaptığı görüşmelerde kendisine cezaevi idaresi tarafından kimliğinden dolayı sürekli olarak baskı ve şiddet uygulandığını defalarca belirtmiştir. Ayrıca Adalet Bakanlığı'na ve Cumhuriyet Savcılığı'na dilekçe ile başvurulmuştur. Edirne Cezaevi'nden geldikten sonra sürekli baskı ve şiddet, psikolojik baskı gördüğünü ailesine iletmiştir" dedi.

Baskılar yüzünden intihar girişimi

Suç duyurusu dilekçesinde, Nihat Yılmaz'ın 7 Temmuz 2014 saat 15.41'de ailesine bir faks yolladığını kaydeden Avukat Ballıkaya, “Sürekli olarak tek kişilik hücrede tutulduğunu, infaz kuruma müdürüne ve sorumlu infaz koruma memuruna (Başgardiyan) söylemesine rağmen yanına kimsenin verilmediğini, bir haftadır açlık grevinde olduğunu, baskılar sonucu sesini duyurmak için bileklerini kestiğini, duruma müdahale eden kadın baş memurun 'daha derin kes, intihar et' sözleriyle kendisine bağırdığını bildirmektedir" iddiasında bulundu.

"Hücre arkadaşı öldürdü" telefonu

Nihat Yılmaz'ın tek başına tutulduğun hücreden alınarak başka bir odaya sevk edildiği sırada kendisine işken yapıldığını savunan Avukat Ballıkaya, “27 Temmuz 2014 tarihinde Nihat Yılmaz'ın ailesine, 25 Temmuz 2014 tarihinde yanına getirilen mahkum Ali Kurtan tarafından öldürüldüğü bilgisi verilmiştir. Ancak jandarma tarafından verilen bilgide; cinayetin sabaha karşı işlendiği yönünde ifade olduğu halde, infaz koruma memurları tarafından verilen bilgide ise sabah sayımında Nihat Yılmaz'ın ölü bulunduğu belirtilmiştir" dedi.

"Bakanlık dilekçeye sessiz kaldı"

Avukat Ballıkaya dilekçesini şöyle sürdürdü: “Nihat Yılmaz yaklaşık 4 ay boyunca olayın gerçekleştiği kurumda hükümlü olarak kalmıştır. Ve bu süre içerisinde cezaevi idaresi tarafından kendisine şiddet uygulandığını, işkence edildiğini anlatan dilekçeler ile Adalet Bakanlığı'na, Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurmuştur. Ailesine infaz koruma memurlarının ad, soyad bilgileri ile birlikte kendisine kötü muamele ettiklerini telefon görüşmelerinde anlatmıştır. Telefon kayıtları incelendiğinde bunların hepsi ortaya çıkacaktır. Ailesi bu anlatımlar üzerine adliyeye giderek nöbetçi Cumhuriyet Savcısına durumu anlatmıştır. Ancak ne bakanlık ne savcılık ne de infaz savcılığı bu konuya dair hiçbir girişimde bulunmamış ve nihayetinde bu elim olay gerçekleşmiştir"

Müdür ve gardiyanları şikayet etti

Avukat Ballıkaya, Nihat Yılmaz'ın öldürüldüğü Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Cezaevi Müdürü, ikinci müdürü, infaz koruma memurları ve nöbetçi cumhuriyet savcısı hakkında, “Kasten öldürme", “işkence" ve “Eziyet" suçlarından soruşturma başlatılarak haklarında dava açılmasını istedi.

Basın açıklaması yaptılar

İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Cezaevi Komisyonu, suç duyurusundan sonra Nihat Yılmaz'ın babası Şahabettin Yılmaz, ağabeyi Mehmet Yılmaz ile birlikte bir basın açıklaması yaptı. İHD adına yapılan açıklamayı okuyan Sevim Kalman, "Nihat Yılmaz'ın Tekirdağ F Tipi Cezaevi'ne nakledildikten sonra sürekli işkence ve kaba dayağa maruz kaldığını, ölümünün şaibeli olduğunu savunarak, “Duyarlılık yaratmak için 1 Temmuz tarihinde açlık grevine başladı. Yaşadığı baskılar sonucu bileklerini kesti. Bu ölüm aydınlatılıp sorumluları cezalandırılıncaya kadar takipçisi olacağız" dedi.

Baba Yılmaz: "Acele edin beni öldürecekler dedi"

Oğlunun telefonda, “Acele edin, beni öldürecekler" dediğini öne süren Baba Şahabettin Yılmaz, “Ben işkence gördüm dedi. Acele edin, beni öldürecekler dedi. Sonra da öldürdüler, hakkını arıyoruz" dedi.

"Öldüren de öldü"

Ağabey Mehmet Yılmaz ise, "Telefonda anneme söylüyor, 'beni öldürecekler, beni kurtarın' diye feryat ediyor. Bir şey yapamadık. Babam gidip savcılığa suç duyurusunda bulunuyor. Savcıya kardeşim gidiyor. Savcı kardeşimi alıp konuşacağına, 'Nihat sen haksızsın' deyip geri gönderiyor. Ondan sonra da kardeşimi öldürdüler, Ali Kurtan'ın üstüne attılar. Biz zaten inanmıyorduk. Ali Kurtan'ı da çarşafla veya başka bir şeyle öldürdü deyip intihar süsü verip onu öldürdüler. Biz katilin bulunmasını istiyoruz" ifadesini kullandı.


DHA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.