Cezaevine attılar, "pardon" deyip 1.300 TL verdiler
 Amasya Ağır Ceza Mahkemesi, Çakal’ın müşterilerinin gözü önünde terörist muamelesi gördüğünü ancak manevi tazminat miktarının haksız zenginleşmeye neden olmayacak şekilde takdir edildiğini belirtti. Mahkemenin ayrımcılık yasağını çiğnediğini savunan avukat Gülizar Tuncer ise Balyoz sanıklarına verilen yüksek tazminat miktarlarını örnek vererek, karara itiraz etti. 

Çakal, 1994 yılında DHKP/C üyesi olduğu iddiasıyla İstanbul 4 No’lu DGM’de tutuklu olarak yargılanmaya başladı. Mahkeme, 1997 yılında, Çakal’ı 12 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum etti. Çakal, 21 Ağustos 2003’te infazını tamamlayarak cezaevinden çıktı. Evlendi, çocuk sahibi oldu, büfe açtı. Günlük hayatına devam ediyordu ki,  iddianamedeki suç tarihinden 25 yıl, tahliyesinden 11 yıl sonra işyerine baskın düzenledi. Hiçbir açıklama yapılmadan, bir süre karakolda bekletildikten sonra cezaevine konuldu.  6 gün sonra da “bir yanlışlık oldu” denilerek serbest bırakıldı. Ailesi de 6 gün boyunca Çakal’ı aradı. Çakal, cezaevinde olduğunu, koğuş arkadaşlarının yakınları aracılığıyla kendi ailesine bildirebildi. Yanlışlık ise 2005 yılında yürürlüğe giren yeni TCK nedeniyle yapılan uyarlamadan kaynaklanmıştı. Çakal hakkında, cezası infaz edilmemiş gibi, dosyasına hiç bakılmadan yakalama kararı çıkarılmıştı. 


“Zaten terörist...”

Çakal’ın avukatı Gülizar Tuncer,  müvekkilinin “kişi güvenliği ve özgürlüğü” hakkının ihlal edildiğini belirterek, 25 bin TL’lik maddi ve manevi tazminat davası açtı. Tuncer, “Artık müşterileri Çakal’dan alışveriş yapmaktan çekiniyor. Sosyal ilişkileri ailecek bozuldu” dedi. Çakal da mahkemede şunları söyledi: “Benim zarara uğramama asıl neden olan memurlar tarafından alınış şeklimdir. 5 arabadan yaklaşık 30 polis çıktı. Müşterilere ‘bunlar zaten terörist’ gibi sözler söylediler. Müşteri kaybı yaşıyorum. Maddi zararım devam ediyor.”


“Zenginleşmesin”
Mahkeme heyeti,  Çakal’ın müşterilerinin gözü önünde terörist muamelesi yapılarak tutuklandığına dikkat çekerek, şahsi ve sosyal durumu, aylık kazancı, gözaltına alınış şekli, bu durumun yarattığı olumsuz manevi baskıyı dikkate alarak bin TL manevi tazminat ödenmesine karar verdi. Manevi tazminatın haksız zenginleşmeye yol açmayacak şekilde takdir edildiği belirtildi. Çakal’ın aylık geliri de 1500 TL olarak belirlenerek, çalışamadığı günler için 300 TL de maddi tazminat hesap edildi.


Balyoz örneğiyle itiraz
Karara itiraz eden avukat Tuncer, “Benzer dosyalar incelendiğinde, takdir edilen tazminat miktarı, hakkaniyete uygun değildir. ‘Haksız zenginleşmeye yol açmayacak’ gerekçesi, Ergenekon ve Balyoz davası gibi dosyalarda hiç dikkate alınmadığı gibi, trilyonlarla ifade edilen rakamlara hükmedilmiştir. Kararlara bakıldığında, müvekkilime verilen tazminatta, kimliği, siyasi görüşü, sınıfı, makamı etkili olmuştur” dedi.

Cumhuriyet
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.