İSTANBUL (A.A) -
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmanın öğleden sonraki bölümüne katılan Ersöz, uzun süredir tedavi altında bulunduğu Selimpaşa'daki Silivri Devlet Hastanesi'nden ambulansla getirildi.
Tekerlekli sandalyede ve ağzı maskeli halde sağlık görevlilerinin kontrolünde duruşma salonuna alınan Ersöz, yaptığı konuşmada 3 yılı aşkın süredir tutuklu bulunduğunu belirtti.
''İrtica ile Mücadele Eylem Planı'' davasında yargılanan yakalamalı sanık Tümgeneral Mustafa Bakıcı'nın yurt dışına kaçtığına ilişkin yapılan haberlerde, kendisinin de daha önceden yurt dışına kaçtığının anlatıldığını belirten Ersöz, şunları kaydetti:
''Ben yurt dışına kaçmadım. O dönemde Rusya vizesi aldım. Görev icabı Rusya'ya gittim. Soruşturma devam ettiği sırada dönmedim. Avukatlarım, ortalığın biraz daha sakinleşmesini beklememizin uygun olacağını söylediler. Daha sonra rahatsızlandım. Gelir gelmez de gözaltına alındım. Benimle ilgili de 'kaçtı' dediler. Amaç, 'General kaçar, savaşamaz' imajı yaratmak. Ben kaçmadım. Türk askeri kaçmaz, Türk generali kaçmaz. Bu halde nasıl kaçayım. Yürüyemiyorum.''

-''Vücudum enfeksiyon deposu''-

Ameliyat olmak üzere gittiği hastanede kendisini gözaltına almak isteyen polislerden ameliyattan sonra gözaltına alınmayı talep ettiğini söyleyen Ersöz, ''Eğer kabul etseler bugün bu durumda olmayacaktım. Şimdi vücudum enfeksiyon deposu'' dedi.
Ersöz, 14 sivil hastanede tedavi gördüğünü, adalelerinin alındığını, onlarca cerrahi müdahaleye tabi olduğunu, vücudumda iki ayrı noktada kanserli hücre tespit edildiğini, hastane enfeksiyonu kaptığını anlattı.
Ankara'da otelde düzenlenen bir toplantıya katıldığını belirten Ersöz, ''Ayrıca Liman lokantasında da Ömer Faruk Eminağaoğlu ve Mehmet Şenay isimli Yargıtay Savcısı ile yemek yedik. Ama bu toplantıda Ergün Poyraz yoktu'' diye konuştu.
Tuncay Özkan ile de görüştüğünün iddia edildiğini belirten Ersöz, ''Özkan ile de görüşmedim. İddia edildiği gibi bir darbe planı da yapılmadı. Hatta düşünülmedi de'' dedi.
Kemik tümörünün önemsenmediğini belirten Ersöz, ''Kanser tanısı olan prostat biyopsisi önemsenmedikten sonra, kemik tümörü olan bacağım en fazla kesilir'' şeklinde konuştu.
Geçtiğimiz günlerde durumunun çok ağırlaştığını, göğsünde kasılmalar olduğunu, direkten döndüğünü anlatan Ersöz, yoğun bakım ünitesinde yatması gereken bir hasta olmasına rağmen sevkinin yapılmadığını dile getirdi.

-Aynı zamanda serum verildi-

Geçtiğimiz pazar günü kafa üstü yere çakıldığını dile getiren Ersöz, dilinin nefesini tıkadığını belirterek, ''Ben bunu kaç defa yaşayacağım. Yaşamak istiyorum sayın başkan. Bu ucu açık davanın sonunu görmek istiyorum. Bu böyle gitmeyecek. Bizi bu hale düşürenlerin sonunu da görmek istiyorum. Kaşif Kozinoğlu ve Kuddusi Okkır olmak istemiyorum. Üçüncü ölüm olayı her an içimizden çıkabilir. Bu tablonun yaşanmasında sizin kararlarınız etkili olacaktır. Artık tükendim. Dayanacak gücüm kalmadı. Yaşamak istiyorum. Tahliyemi talep ediyorum'' diyerek sözlerini tamamladı.
Konuşması sırasında kolunda serum olduğu görülen ve serum torbası da savcıların bulunduğu kürsüye takılan Ersöz, sözlerini tamamlamasının ardından sağlık görevlilerince muayene edildikten sonra tekrar hastaneye gönderildi.
Ersöz'ün dava kapsamındaki savunması tedavi gördüğü İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden video konferans yöntemiyle alınmış, duruşmaya da ilk kez geçen mayıs ayında katılmıştı. Sağlık sorunları nedeniyle duruşmalara gelmeyen Ersöz, hastanede tedavi altında tutuluyor.
Duruşma taleplerin alınmasıyla devam ediyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.