Diyarbakır'da bir garip dava

Polat Ailesi'nin avukatı İbrahim Yalçın, Ferhat Polat'ın DEDAŞ'ın ihmali sonucu yaşamını yitirdiğini ileri sürerek, iç hukuk yollarının kapanması halinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) gideceklerini söyledi.

Batman-Diyarbakır il sınırında bulunan, 120 hane ve yaklaşık 750 nüfuslu Akoba Köyü'nde, 7 Ekim 2009 günü ilköğretim okulu öğrencisi Ferhat Polat, çıktığı elektrik direğinde akıma kapılarak yaşamını yitirdi. Küçük çocuğun ölümü ile ilgili Bismil Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davada mahkeme heyeti, anne Sebiha ve baba Abdulgafur Polat'ı, oğullarının ölümünde yüzde 80 oranında kusurlu buldu.

'Teller çalınmasın' diye

Çiftçilik yaparak geçimin sağlayan 7 çocuk babası 34 yaşındaki Ferhat Polat, oğlumunun ölümü ile ilgili sorumlu tuttuğu DEDAŞ hakkında dava açtığını, ancak dava sonucu oğlunun ölümünden kendilerinin sorumlu tutulması karşısında şoke olduklarını söyledi.

İkinci çocuğu olan Ferhat'ın sınıfın çalışkan öğrencilerinden biri olduğunu belirten Polat, "Direkte herhangi bir önlem yoktu. O yüksek gerilim hattında, enerjinin olmadığını bütün köylüler biliyordu. Teller çalınması diye DEDAŞ tarafından böyle bir uygulama yapılmış. Bismil DEDAŞ şefi, o hatta akım verildiğinden haberdar olmadığını, sorumluluğun tamamen Diyarbakır'da olan bir uygulama olduğunu açıkladı. 'Özen' yükümünü yerine getiremediğimiz ve 'elektrik direklerine tırmanmama eğitimini' vermediğimiz gerekçesiyle Bismil Asliye Hukuk Mahkemesi bilirkişi raporu bizi yüzde 80 kusurlu bulmuş. Bismil Asliye Ceza Mahkemesi de DEDAŞ'ı suçsuz bulmuştur. Oysa ortada DEDAŞ'ın ciddi bir ihmali söz konusudur" dedi.

"Anne ve babası suçluysa öğretmenleri de bir o kadar suçludur"

Polat Ailesi'nin avukatlığını yapan Ankara Barosu avukatlarından İbrahim Yalçın, mahkemenin verdiği kararın şokunu yaşadığını söyledi. Türkiye'de iç hukuk yollarının tükenmesi halinde davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıyacaklarını ifade eden Yalçın, "Ortada vicdanı yaralayan ifadeler var. Ferhat, elektrik direğine çıktığında enerjinin olduğunu bilmiyordu. Bismil Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yaptığı keşifte davalı Saka Elektrik firmasının gösterdiği tanık ve aynı zamanda DEDAŞ Diyarbakır yetkilisinin, 'Bölgede hırsızlık olaylarının olması nedeniyle o hatta elektrik verildi' şeklindeki sözleri tek kelime ile vicdanı yaralamaktadır. Ayrıca Ferhat okulda başarılı bir öğrenciydi. Anne-babası suçluysa okuldaki öğretmenleri de bir o kadar suçludur. Enerjinin yüksek gerilimli hatlara verildiği anda köye DEDAŞ tarafından herhangi bir uyarı ve tebligat yapılmamış. Üstelik söz konusu elektrik hattı, köyü de beslemiyor. Yani o direkten köye gelen elektrik yok. Bu köy 30 yıl öncesinde elektrikle buluşmuş. Yıllarca elektrikten ölümlü bir vaka yaşanmamış. Çünkü köylüler, çocuklarını yetiştirirken, elektrik direklerinin tehlikeli olduğunu onlara öğretmişlerdir. Ferhat'a elektrik çarptığında o hat, köyde hiçbir yeri beslemiyordu, yani pasif bir haldeydi. O elektrik hattında enerji olması gerektiren bir durum da yoktu" diye konuştu.

"İç hukuk yolları tükenirse AİHM'e gideriz"

Kararı veren hakimi HSYK'ya şikayet edeceklerini ifade eden avukat Yalçın, "TEDAŞ yetkilileri, birkaç top elektrik telini korumak için Ferhat'ı ölüme götürmüşlerdir. Kısacası tellerin varlığı, insan varlığının önüne geçmiştir. Bu karar vicdanları yaralıyor. Bismil Asliye Ceza Mahkemesi'nin DEDAŞ'ı kusursuz bulması, yargılamanın gerektirdiği araştırmayı yapmamış olmasındandır. Bu kararı veren hakim hakkında HSYK'ya şikayette bulunacağız. Çünkü, Bismil DEDAŞ şefinin 'Bu hatta hırsızlık nedeniyle elektrik verildi' şeklindeki beyanından önceki DEDAŞ'ı kusursuz bulan raporuna dayanıp bu kararı vermiştir. DEDAŞ her yönü ile kusurludur. Burada iç hukuk yolları tükenirse konuyu AİHM'ye taşıyacağız. Bu davanın takipçisi olacağız" dedi.


Cnn Türk
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.