Haberal'ın avukatlarından açıklama

Ergenekon davası kapsamında tutuklu bulunan CHP Zonguldak Milletvekili adayı Mehmet Haberal'ın avukatları, 1978 yılında Trabzon'da uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren Prof. Dr. Necdet Bulut'un ölümünde Haberal'ın kusuru olduğu yönündeki haberlerin gerçek dışı olduğunu bildirdi. Avukatlar, Necdet Bulut'un hiçbir ameliyatına Haberal'ın girmediğini ifade ederken o dönemde Haberal'ın sekreteri olduğu iddia edilen Semiha Ağca'nın, Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nda görevli bir sekreter olduğunu belirterek, "Kaldı ki, Semiha Ağca'nın kardeşinin, kamuoyunda Abdi İpekçi ve Papa suikastinin faili olarak tanınan kişi olmadığı ve olayın sadece bir isim benzerliğinden kaynaklandığı sabittir" açıklamasını yaptı.

Haberal'ın avukatları, Haberal'ın CHP'den milletvekili adayı gösterilmesinin ardından bazı medya organlarında maksatlı bir biçimde tamamıyla iftira niteliğindeki haberlerin yayınlanması karşısında "zorunlu bir basın açıklaması" yaptı. Haberal'ın ilk, orta ve lise eğitimini Zonguldak'ta Gazi İlkokulu ve Mehmet Çelikel Lisesi'nde tamamladığı, dereceyle kazandığı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden 30 Haziran 1967 tarihinde mezun olduktan sonra aynı yıl Temmuz ayında Hacettepe Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'nda asistan olarak görev yapmaya başladığı anımsatıldı. Haberal'ın 1968 yılında "Subaşı Köyü Kalkındırma Derneği"ni kurarak doğduğu köye yol, su ve elektrik gibi temel hizmetlerin ulaştırılmasına katkıda bulunduğu kaydedilen açıklamada Haberal'ın 1975 yılından itibaren, Türkiye'de yanık tedavisinin gelişmesi ve organ nakli yasasının çıkması için büyük çaba sarf ettiği anlatılırken merhum gazeteci Abdi İpekçi'nin Haberal ile 19 Haziran 1978'de yaptığı röportajın Türkiye'de organ nakli için dönüm noktası ve 1979'da halen dünyanın en iyi organ nakli yasalarından biri olarak gösterilen 2238 Sayılı Organ Nakli Kanunu ve 1982 yılında 2594 sayılı İlave Organ Nakli Yasası'nın çıkartıldığı belirtildi.

-"HER ZAMAN DARBEYE KARŞI DURAN HABERAL'A "DARBECİ' YAKIŞTIRMASI BÜYÜK ÇELİŞKİDİR"-

Açıklamada, Haberal'ın 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra bilimsel özerkliği engelleyen antidemokratik uygulamalar ve baskıcı tutuma karşı Hacettepe Üniversitesi'nde "Üniversite Grubu" adında bir platform kurduğu ve ayrıca o dönemde darbeye karşı hazırlanan ünlü "Aydınlar Dilekçesi"ni de ilk imzalayan kişilerden biri olarak Sıkıyönetim Savcılığı'nca soruşturmaya tabi tutulduğu, bu nedenle disiplin cezası aldığı ve kendisine 6 yıl boyunca profesörlük kadrosunun verilmediği hatırlatıldı. Haberal'ın 1987'deki referandumda sürecinde siyasi yasakların kalkması için Rize'de yoğun çalışmalar yürüttüğü belirtilerek "Müvekkilimiz Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın, her zaman "askeri darbeye' karşı duran ve bu sebeple, geçmişte ağır mağduriyete uğramış bir kişi olarak, 2011 Türkiyesi'nde "ileri demokrasi görüntüsü' altında "darbeci' yakıştırmasıyla iki yıla aşkın süredir, hürriyetinden kasten mahrum edilmiş olması büyük bir çelişkidir. Bu büyük çelişkinin takdirini, yüce Türk milletine bırakmaktayız" denildi.

-"HABERAL, NECDET BULUT'UN HİÇBİR AMELİYATINA GİRMEDİ"-

Trabzon'da uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren Necdet Bulut'un vefatının üzerinden 33 yıl geçtikten sonra, eşi Neşe Erdilek Bulut tarafından ortaya atılan iddialara ilişkin olarak da açıklamada şunlar kaydedildi:
"Uğradığı silahlı saldırı neticesinde ağır şekilde yaralanan Necdet Bulut'a ilk müdahale, Trabzon'daki hastanede yapılmış ve burada, görevli hekimler tarafından hastanın sol böbreği alınıp, kurşunla yaralanan bağırsağına dikiş atılmıştır. O tarihte Hacettepe Üniversitesi'nde Doçent olarak görev yapan müvekkilimiz Mehmet Haberal, aynı gün hastanın, Ankara'ya nakledilmesinde görevlendirilmesi üzerine, Anesteziyolog Prof. Dr. Kemal Erdem ile birlikte Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı'nın tahsis etmiş olduğu bir uçakla derhal Trabzon'a giderek, burada daha önceden ameliyat edilmiş olan ağır yaralı Necdet Bulut'u Ankara'ya getirmiştir. Nitekim merhum Necdet Bulut'un, Trabzon'dan, Ankara'ya nakli sırasında Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erdem Aksoy da, Trabzon Havalimanı'na gelerek, yaşanan tüm bu olaylara yakinen şahit olmuştur."
Ankara'ya getirildiğinde böbrekleri çalışmayan ve sepsise girmiş olan Necdet Bulut'un Hacettepe Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü Yoğun Bakım Ünitesi'nde ikinci kez ameliyat edildiği ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen, çoklu organ yetersizliğine bağlı olarak yaşamını yitirdiği ifade edenin açıklamada Haberal'ın, Necdet Bulut'un buradaki ameliyatına hiçbir şekilde katılmadığı bildirildi.

-"SEMİHA AĞCA, MEHMET ALİ AĞCA'NIN KARDEŞİ DEĞİL, İSİM BENZERLİĞİ"-

Haberal'ın, o tarihte Semiha Ağca adında bir sekteri olduğuna yönelik iddianın da tamamen gerçekdışı olduğu vurgulanan açıklamada, Semiha Ağca'nın, Haberal'ın değil, Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nda görevli bir sekreter olduğu belirtilerek "Kaldı ki, Semiha Ağca'nın kardeşinin, kamuoyunda Abdi İpekçi ve Papa suikastinin faili olarak tanınan kişi olmadığı ve olayın sadece bir isim benzerliğinden kaynaklandığı sabittir" denildi.

-"YAŞAR ALİ HABERAL, MADENCİ DİRENİŞİNDE İŞÇİLERE DESTEK VERDİ"-

Açıklamada ayrıca Mehmet Haberal'ın babası merhum Yaşar Ali Haberal'ın Zonguldak'ta birçok fırın sahibi olduğu, uzun yıllar Zonguldak Ticaret Odası Başkanı ve CHP İl Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptığı anımsatılarak "Halen aile fertleri Zonguldak'ta ikamet eden müvekkilimizin, bazı basın-yayın organlarında maksatlı olarak yayınlanan haberlerde Şemsi Denizer ile ilişkilendirilmeye çalışılmasının sebebi, tarafımızca anlaşılamamakla birlikte; bu konuda tek hatırlanan hususun "1991 yılında Zonguldak'taki işçilerin direnişine, merhum Yaşar Ali Haberal'ın tüm işçilerin ekmek ihtiyaçlarını bedelsiz karşılayarak destek vermesi' olduğunu belirtmek isteriz" ifadelerine yer verildi.

-"ECEVİT'İN TEDAVİSİYLE İLGİLİ İDDİALAR BİZZAT KENDİSİ VE RAHŞAN ECEVİT TARAFINDAN DEFALARCA YALANLANDI"-

Eski Başbakanlardan merhum Bülent Ecevit'in, Başkent Üniversitesi'ndeki tedavi süreci ile ilgili ileri sürülen iddiaların da tamamıyla gerçek dışı olduğu ifade edilen açıklamada Ecevit'in Başkent Üniversitesi Hastanesi'nde gördüğü tedavinin ardından göreve dönüp 7 ay daha Başbakanlık yaptığı ve yaklaşık 4 buçuk yıl daha yaşadığı vurgulanarak şöyle denildi:
"Gerek müvekkilimiz Prof. Dr. Mehmet Haberal, gerekse başta CHP yönetiminde aktif görev almış olan babası merhum Yaşar Ali Haberal olmak üzere, uzun yıllardır Zonguldak'ta yaşayan tüm aile fertleri, eski Başbakan merhum Bülent Ecevit'in CHP'den Zonguldak Milletvekili olarak seçilmesine katkıda bulunmuş olmaktan büyük kıvanç duymaktadır. Nitekim, merhum Sayın Bülent Ecevit'in, 2000 yılında müvekkilimiz Prof. Dr. Mehmet Haberal'ı, Cumhurbaşkanlığı'na aday göstermesi de, kendisine duyduğu güvenin somut bir göstergesidir. Kaldı ki, bu iddialar, sağlığında bizzat Sayın Bülent Ecevit ve eşi Rahşan Ecevit tarafından, kamuoyuna yapılan yazılı ve sözlü açıklamalarla defalarca yalanlanmıştır. Ayrıca, merhum Sayın Bülent Ecevit ve eşi Rahşan Ecevit tarafından, Başkent Üniversitesinin rektörü sıfatıyla müvekkilimiz Prof. Dr. Mehmet Haberal'a teşekkür mektubu gönderilmiştir. Nitekim, gazeteci-yazar Can Dündar ve Rıdvan Akar'ın hazırlayıp, sunduğu CNN Türk Televizyonunda daha önce yayınlanan "Karaoğlan Belgeseli'nin kamera arkası görüntüleri ile aynı kişiler tarafından, kaleme alınan "Ecevit ve gizli arşivi' isimli kitapta da, merhum Sayın Bülent Ecevit ile eşi Sayın Rahşan Ecevit'in ilk ağızdan "Başkent Üniversitesi'nde yanlış tedavi yapıldığına' yönelik iddiaları şiddetle reddettikleri açıkça görülmektedir."
Açıklamada, Haberal'ın kişilik haklarına yapılan hukuka aykırı tüm saldırılar sebebiyle her türlü yasal hakların saklı tutulduğu bildilirdi.(ANKA)


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.