Katliamdan kurtulduğuna sevinemedi; Yaşayan bir ceset gibiyim
Olay, 19 Mart 2014 günü saat 08.30 sıralarında Atatürk Caddesi’ndeki 4 katlı TÜİK binasının üçüncü katındaki Bölge Müdürü makamında meydana geldi. Yöneticileriyle sürekli sorun yaşadığı belirtilen ve psikolojik tedavi gören sosyolog Veysi Erim, mesainin başlamasıyla birlikte elindeki tabancayla doğrudan Bölge Müdürü katına çıktı. Erim, Bölge Müdürü Mehmet Tolon (61), Şube Müdürü Osman Ay (49), İdari Mali İşler Sorumlusu Ramazan Haydar (32), Veri Hazırlama Kontrol memuru Abdulnaci Çolak (39), istatistik memuru Ahmet Onur Banker (32) ve anketör Saffet Karaçay’ı (29) öldürdü. Erim, katliam sırasında kendisine engel olmak isteyen bölge müdürünün sekreteri Neslihan Çelik Koca’yı da karnından yaraladıktan sonra aynı silahla intihar etti.

Kaldırıldığı Devlet Hastanesi’ndeki tedavisinin ardından taburcu edilen ve bir süre sonra görevine başlayan evli ve iki çocuk annesi Neslihan Çelik Koca, yaşadıklarını unutmak için doktorların başlattığı yeşil reçete ilaçlara mahkum oldu. Yaşadıkları nedeniyle katliamdan kurtulduğuna bir gün dahi sevinemediğini ifade eden Çelik, hayatının altüst olduğunu söyledi. Katliamı işleyen Veysi Erimin’in uzun süre raporlu olduğunu belirten Çelik, olay anını şöyle anlattı:

"Erim, sürekli izin alıyor ve tayin istiyordu. Müdür beyin tayinini yapmadığını düşünüyordu ve bu nedenle husumeti vardı. Sabah geldi ve müdür beyle görüşmek istedi. Bende telefonla konuştuğunu biraz beklemesini söyledim. İçeriye girmeye çalışınca oda kapısının kolunu tuttum. Saçımdan tutarak beni yere attı ve belindeki tabancayı çıkardı. Tabanca ile önce müdüre, daha sonra yanındaki Ahmet Onur Banker’e ateş etti. Silahı almak için arkadan sarıldım. Silah yere düştü tekrar saçımdan tutup yere attı. Bu kez silahı bana doğrulttu, sıkacağı sırada tekme attım, sendeledi. Kurşun karnıma isabet etti. Veysi Erim kurumda önüne çıkana ateş ediyordu."

Olay anında kırılan burnu için Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Yakutiye Araştırma Hastanesi Plastik Cerrahi Servisi’nde ameliyat olan Neslihan Çelik Koca, kurşunun girdiği karnında oluşan ödemin temizlendiğini belirtti. Doktorlar Koca’nın kaburgasından kemik alıp, burnuna nakletti.

’KORUMA YERİNE SİLAH RUHSATI VERDİLER’

Saldırının üzerinden bir yıldan fazla zaman geçmesine rağmen hemen yanında katledilen bölge müdürü ve mesai arkadaşlarının gözünün önünden gitmediğini, bunları unutmak için doktorların yeşil receteyle verdiği ilaçların bağımlısı haline geldiğini vurgulayan Koca şunları söyledi:

"Yaşadıklarımı unutmak için kullandığım ilaçların bağımlısı oldum. Sadece benim değil eşimin ve iki kızımın da psikolojisi bozuldu. Annelik görevimi yerine getiremiyorum artık. Olay anında ve sonrasında yaşananlar beni çok yıprattı. Adeta yaşayan bir ceset gibiyim. Öldürülen 5 kişiden SGK’lı olan 4 kişiye şehitlik unvanı verildi. Benim gibi 4C, yani sözleşmeli personel olan Saffet Karaçay, aynı olayda aynı yerde ölmesine rağmen şehit saymadılar. Kafkas Üniversitesi’nden aldığım yüzde 25’lik rapor az bulunduğu ve sözleşmeli eleman olduğum için bana da gazilik unvanı verilmedi. 16 yıldır aynı kurumda  çalışıyorum. Aldığım ücret 1550 lira. O da yeni oldu. Hakkımı çok aradım ama tüm kapılar yüzüme kapandı. Mahkemeye gittim. Başımdan geçenleri anlattığımda hakim bile ağladı. Bu kadar vicdansızlık olmaz. Kim tarafından olduğunu bilmiyorum ama sürekli, ’Kurtulduğuna sevinme seni de öldüreceğiz’ diye tehditler alıyorum. Durumu savcılığa, valiliğe ve emniyete bildirdim. Bana koruma yerine silah ruhsatı verdiler. Artık dayanacak gücüm kalmadı."


Turgay İPEK/ERZURUM, (DHA)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.