Komşusunun attığı iftirayı AİHM temizledi

Sınmaz'ın ilginç hikâyesi köyde komşusu olan Cem E.'nin, 2001 yılında İzmir'de karıştığı gasp, hırsızlık ve adam yaralama gibi çeşitli suçlar sebebiyle gözaltına alınmasıyla başlar. Gözaltında kimliğini kaybettiğini söyleyen Cem E., polise Sınmaz'ın adını verir. Konu savcılığa intikal edince de Sınmaz hakkında 11 ayrı dava açılır. Art arda mahkemelere çağrılan Abdullah Sınmaz, bu süre zarfında işinden olur, köyünü terk etmek zorunda kalır. İsnat edilen suçları işlemediğini ispatlamak için mücadelesini sürdüren mağdur vatandaş, mahkemelere Cem E.'nin fotoğrafı dahil onlarca delil sunar. Suçların bir kısmından beraat etse de İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesi delilleri yeterli bulmaz. 9 yıl sonra konuyu AİHM'ye taşıyan Sınmaz, burada aklanır ve Türkiye'yi 4 bin Euro tazminata mahkûm ettirir.

Mahkemeler ise bu suçlar nedeniyle davalara sürekli, olan bitenden habersiz Abdullah Sınmaz'ı çağırdı. Davalar karşısında şaşkınlık yaşayan Sınmaz da hapse girmekten korktuğu için bir süre gözden kayboldu. Bu süre zarfında Sınmaz, çalıştığı işten de atıldı. Bu nedenle köyünü de terk etmek zorunda kalan Sınmaz, daha sonra suçları kendisinin işlemediğini kanıtlamak için hâkim karşısına çıktı. Hukuki mücadele başlatan Sınmaz, mahkemelerde tam 5 yıl boyunca hakkında isnat edilen suçları işlemediğini kanıtlamaya çalıştı. Sınmaz, söz konusu suçlarla ilgili gözaltında polise ifade veren şahsın fotoğrafının kendisine ait olmadığını ve fotoğrafın köylüsü Cem E.'ye ait olduğunu, İzmir Adliyesi'ndeki çeşitli mahkemelere delil olarak sundu. Mahkemelerden bazıları, delilleri yeterli buldu. Suçları Abdullah Sınmaz'ın işlemediği kabul edilerek hakkında beraat verdi. Ancak İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesi diğer mahkemenin kabul ettiği delilleri yeterli bulmayarak Sınmaz'ı yargılamaya devam etti. Aslında Sınmaz ve avukatlarının 17. İzmir Asliye Ceza Mahkemesi'ne sundukları deliller diğer mahkemelere göre daha fazla idi. Buna rağmen iş yoğunluğu nedeniyle 17. Asliye Ceza Mahkemesi Sınmaz'a beraat vermeyip yargılamaya devam etti.

Bunun üzerine Sınmaz'ın avukatı Arsin Demir, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesine atıfta bulunarak 17. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki davanın makul bir süre zarfında hakkaniyete uygun görülmediği gerekçesiyle AİHM'ye başvurdu. Bu başvurudan sonraki ilk celsede ise 17. Asliye Ceza Mahkemesi Sınmaz'a beraat verdi. AİHM de 8 Aralık 2009 tarihinde Sınmaz'ı haklı bularak, Türkiye'yi 4 bin Euro tazminata mahkûm etti. Sınmaz, AİHM'nin bu kararı üzerine, Türkiye'de görülen davalarından ancak 9 yıl sonra beraat edebildi. Asıl suçlu olduğu ileri sürülen Cem E. ise henüz yakalanabilmiş değil. Cem E.'nin İstanbul'da farklı kimlikler altında suç işlemeye devam ettiği iddia edildi. 9 yıl boyuca mağdur edildiğini söyleyen Sınmaz, işlemediği suçlardan dolayı işini kaybettiğini ve ailesinin çok zor günler geçirdiğini ifade ederek şöyle konuşuyor: "Ülkemizde, insanların kimliği tam olarak sorgulanmadan haklarında 11 dava açılıp, hayatı karartılabiliyor. Gerek adli sorumlular, gerekse güvenlik güçlerinin ufak bir ihmali 9 yılıma mal oldu."
 





Zaman
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.