31 Mayıs'ta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Artvin'in Hopa ilçesindeki mitingi sırasında, hidroelektrik santralleri (HES) protesto edildi. Polisin gaz bombalı müdahalesiyle emekli öğretmen Metin Lokumcu öldürüldü.

Polis müdahalesini ve Lokumcu'nun ölümünü protesto etmek için aynı akşam Ankara'da emek ve meslek örgütleri ile siyasi partilerin çağrısıyla sokağa çıkıldı.

Burada da polis müdahalesi farklı olmadı, 79 kişi gözaltına alındı, beş kişi tutuklandı. Devam eden günlerde yapılan ev baskınlarıyla tutuklama sayısı 22'ye çıktı.

Hukuk Hopa'dan Ankara'ya değişti

Tutuklular, Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C) gibi olmayan bir örgüte üyelikle suçlandılar.

Lokumcu'nun hayatını kaybettiği eylem esnasında ve sonrasında Hopa'da gözaltına alınıp ardından tutuklananlar, Terörle Mücadele Kanunu'ndaki (TMK) suçlamalardan beraat etti.

Onlara destek için eylem yapanların ise "terör örgütü adına suç işlemiş" sayılarak TMK'nın 9. ve 10. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istendi.

Şemsiyeli terör örgütü

Delil olarak, kırık şemsiye, piyasada yasal olarak satılan kitaplar, puşi ve Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, İbrahim Kaypakkaya'ya ait fotoğraflar gösterildi. İddianamede, kitapların içeriklerine geniş yer ayrılması dikkat çekti.

22 kişi 6 aydır Sincan F Tipi Cezaevi'nde hakim karşısına çıkmayı bekliyor. Ankara Emniyet Müdürlüğü'nden 65 polisin "müşteki" sıfatıyla yer aldığı, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davanın ilk duruşması 9 Aralık Cuma günü. 22'si tutuklu yargılanan 28 sanığın çoğu öğrenci, en küçüğü 19 yaşında.

Sanıkların aileleri, hem çocuklarının ilk duruşmasında herkesi destek olmaya çağırmak hem de üniversite öğrencileri hakkında çılan davayı ironik şekilde eleştiren bir davetiye bastırdı.

Düğün davetiyesine benzeyen davetiyede şunlar yazıyor:

"Hopa davasından 6 aydır tutuklu bulunan oğlumuzun ve kızımızın mahkemesine gelerek sahip çıkmanız bizi onurlandıracaktır.

Annesi ve babası..."

18 Haziran'da tutuklanarak Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'ne gönderilen ve davanın tek kadın tutuklu sanığı olan 19 yaşındaki Demet Yılan'ın babası Süleyman Yılan, bianet'e yaptığı açıklamada, ""Benim çocuğum özgür ve demokratik bir ortamda olması gereken haklarını istiyor. Bazı veliler gibi çocuğumun sadece kariyer sahibi olmasını hedeflemiyorum, hedefi kariyer olsa cezaevine girmezdi" demişti.

Ailelerin hazırladığı davetiye, 28 sanığa destek olmak isteyen herkesi Cuma günü Ankara Adliyesi'nde sabah 09:00'daki duruşmaya çağırıyor.




Cnn Türk
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.