Mermi plastik, hayat ucuz


Mersin Cumhuriyet Savcılığı, eyleme katılan 7 yaşındaki oğlu Hasan Borak’ı polise vermeye direnen Nezir Borak’ı FN 303 model plastik mermili silahla ‘yakın mesafeden, başından’ vuran ve ‘yüzde 93 ağır ve sürekli özürlü’ bırakan polise sadece ‘nitelikli adam yaralamak’tan dava açtı.

Mersin’de 16 Ağustos 2010 tarihinde meydana gelen olayda 40 yaşındaki Nezir Borak, taş attığı gerekçesiyle polislerce kovalanan 7 yaşındaki oğlunu korumak isterken bir polis tarafından alnından vuruldu. Korumaya çalıştığı oğlu ile 18 yaşındaki kızı Dilan’ın gözleri önünde çok yakın mesafeden plastik mermiyle vurulan Nezir Borak, koma halinde hastaneye kaldırıldı. ‘Seken bir plastik mermi çarpmış olabilir’ şeklindeki ilk resmi açıklamalara karşın görgü tanıklarının ifadeleri, Borak ailesinin suç duyurusu ve kızı Dilan Borak’ın, Mersin Adliyesi’nde kendisiyle yüzleştirilen 8 polisten, silahı ateşleyenin de aralarında bulunduğu 3’ünü teşhis etmesi üzerine Mersin Savcılığı soruşturma başlattı. Valilik de idari soruşturma için İçişleri’nden müfettiş istedi.

Olay sonrası Mersin Üniversitesi’nce hazırlanan raporda, ‘Ateşli silah yaralanması nedeniyle geçirdiği beyin travması sonrası gelişen frontal lob sendromu’ tanısı konuldu. Nezir Borak’ın, ‘sürekli ağır özürlü’ olarak değerlendirildiği 11 Ekim 2010 tarihli Mersin Üniversitesi Özürlü Sağlık Kurulu Raporu’nda da ‘Özür durumuna göre tüm vücut fonksiyonları kaybı oranı yüzde 93’ olarak belirtildi. Aynı raporda Borak’ın, ‘kas iskelet sisteminde meydana gelen özür’ oranı yüzde 77; ‘zihinsel ve ruhsal davranış bozukluğu’ oranı ise yüzde 70 olarak belirtildi ve psikiyatrik takibin gerektiği ifade edildi.

Mersin Savcısı Murat Şadan Baş tarafından hazırlanan iddianamede, ifadelerin ve delillerin ışığında Nezir Borak’ın yakın mesafeden FN 303 model plastik mermi atan savunma tüfeğiyle vurulduğu kaydedildi. Savcı Baş, Borak’ı vurduğu kaydedilen tim amiri Abdullah O.’nun 4.5 ile 13.5 yıl arasında hapis gerektiren ‘nitelikli adam yaralamak’ suçundan cezalandırılmasını istedi. Silahın kullanılmasıyla yetkilendirilmiş olan ancak olay sırasında silahı tim amiri Abdullah O.’ya veren diğer sanık Ahmet F. K.’nın da ‘nitelikli adam yaralamaya yardım’dan cezalandırılması talep edildi.

Borak ailesinin Avukatı Bedri Kuran, tutuksuz yargılanan sanık polis Abdullah O. (Borak’ı vuran) ve tüfeği taşıyan ve sertifikası olan polis Ahmet F.K. hakkında, ‘adam öldürmeye tam teşebbüs’ suçundan dava açılması gerektiğini savundu. Avukat, görgü tanıklarının ifadeleri ve olayın oluş şeklinin polisin görev sınırlarını aştığını gösterdiğini belirterek, “Polis Abdullah O.’nun nefret duygusuyla yanındaki diğer polisin elindeki tüfeği alarak Nezir Borak’ı çok yakın mesafeden vurduğu anlaşılmaktadır” dedi.

FN 303’le baş ve boyuna ateş yasak
Nezir Borak’ı vuran FN 303 model savunma tüfeğinin niteliklerine ilişkin Emniyet’ten savcılığa gönderilen bilgide, insanın ‘baş ve boyun bölgesine ateş edilmemesi’ gerektiğine dikkat çekiliyor. Emniyet’in 2008’de aldığı bu tüfeklerin, ‘sadece kursa katılmış sertifikalı personelce’ kullanılabileceği vurgulanıyor. Ancak Mersin’deki olayda plastik mermi atan bu silah, sertifika sahibi olmayan birinci sanık polis amiri Abdullah O. tarafından kullanıldı.


Radikal
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.