Tunceli\'liyim, adım Mahir; hâkim-savcı olmak benim neyime!

Fişlendiği için üç ‘Adli Yargı Hâkim ve Savcı Adaylığı Sınavı’nın mülakatlarında elenen Mahir Demir girdiği sözlü sınavların iptal edilmesi için açtığı davaları kazandı. Adalet Bakanlığı, mahkeme kararlarını uygulamak için Demir’i sözlü sınava aldı. Ancak Bakanlık üç sözlü sınavı aynı gün ve 10’ar dakika arayla yaptı. Kendisine ‘Bilgisayarda kaç virüs var’ İlk sesli Türk Filmi ne zaman çekildi’ gibi sorular sorulduğunu belirten Demir, Tuncelili ve adı Mahir olduğu için sınavda elendiğini savundu.

Tunceli doğumlu Mahir Demir, 2005 yılında Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Demir, 2007’de Adli Yargı Hâkim ve Savcı Adaylığı Sınavı’na girdi. Yazılı sınavı kazanan Demir sözlü sınavda elendi. Demir, 27 Haziran 2008 tarihindeki sınav için tekrar başvuru yaptı. Bu sınavın da sözlü aşamasını geçemeyen Demir, 20 Aralık 2008 tarihindeki sınava da başvurdu. Demir, bu sınavın yazılı aşamasını geçti ancak yine mülakatta elendi. Demir üçüncü kez elenince ‘acaba hakkımda bir fişlenme mi var’ diye şüphelenerek Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde İçişleri Bakanlığı’na başvurdu.

Bakanlık, Emniyet Genel Müdürü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek imzası taşıyan gizli ibareli yazıda “Şahıs ile ilgili öğrencilik döneminde örgütsel eylemlere iştirak ettiği yönünde duyumlar alınmış, ancak alınan duyumlar teyit edilmemiş ve başka bir arşiv kaydına rastlanmamıştır” denildi.

Mahkemeye taşıdı
Yılmayıp 25 Nisan 2009 tarihindeki sınava da başvuran Demir, yazılı sınavda 74.800 puan almasına rağmen, sözlü sınavda 66. 143 puan alıp yine elendi. Bunun üzerine Demir, 25 Nisan 2009, 20 Aralık 2009, ve 27 Haziran 2008 tarihinde yapılan sözlü sınavların iptal edilmesi için davalar açtı.

İdare Mahkemeleri, Demir’in iptal başvurularını yerinde buldu ve Bakanlığı’nın tekrar sözlü sınav yapmasına karar verdi. Adalet Bakanlığı Demir’i mahkeme kararlarını uygulamak için, 19 Şubat 2010’da sözlü sınavlar için çağırdı. Ancak bakanlık, üç sözlü sınavı da aynı gün yaptı. Böylece Demir, 10’ar dakika arayla üç sözlü sınava girdi. Demir’e sözlü sınavlarda iki alan iki genel kültür sorusu soruldu. Beş bakanlık bürokratı bir Yargıtay bir Danıştay üyesinin bulunduğu sınav heyetinin kendisine, son derece ilginç sorular yönettiğini belirten Demir, “Mesela bana ‘bilgisayarda kaç virüs var’, ‘İlk Türk Sopranosu kim’, ‘İlk sesli Türk Filmi ne zaman çekildi’ gibi sorular soruldu” dedi.
Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü Hâkim Adaylığı Şube Müdürü Yasemin Çuhadaroğlu, Demir’e üç sözlü sınavda da başarısız olduğunu bildirdi. Demir, şimdi de bakanlığın ‘aynı gün ve 10’ar dakika’ arayla ile girdiği sınavların iptal edilmesi için dava açmaya hazırlanıyor.

Mahir Demir, artık hâkim ve savcı olma umudunu yitirdiğini anlatarak “Yazılı sınavlara bile başvuramayacağım. Çünkü sınava başvurabilme için 30 yaşını geçmemek gerekiyor. Ben bu şartı taşımıyorum artık. Çevremde sürekli ‘Tuncelilisin adın Mahir, seni hâkim ve savcı yapmazlar’ diyorlardı. İnanmak istemedim. Fakat gelinen noktada çevremdeki insanların haklı çıktı. Ancak benim dört senem boşa gitmiş durumda. Çok zor şartlarda okuyoruz. İdeallerimiz için herkesten daha fazla mücadele ediyoruz. Ancak, akıl almaz gerekçelerle önümüzü kesmeye çalışıyorlar. Kırgınım şimdi avukat olmak için staj başvurusu yapacağım” diye konuştu.

Radikal


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Gürsel DOĞAN 7 yıl önce

Mahir Demir , Tuncelili ve alevi olduğu için ve ülkesine milletine bağlı pırıl pırıl bir genç, tarihin küf tutmuş karanlığından süre gelen bir ön yargı sonucu hakları elinden alındı.Bu ülkemizin anlındaki bir lekedir.Alevi ve ÖZELLİKLE TUNCELİ insanına karşı bu zulüm bu haksızlık bir an önce son bulmalı bütün devlet dairelerinde özellikle Tuncelili çalışanlara baskı zulum ve haksızlık önyargı artarak maalesef devam etmektedir. Umarım kardeşlik içerisinde ayrımcılığın olmadığı güzel ülkemiz Türkiyede yaşarız.