‘YARGI ASLINDA KENDİSİNİ YARGILIYOR’
Eskişehir'de, 1'inci Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen bir davada, hakim ile girdiği tartışma sonrası haklarında "kamu kurumu faaliyetini cebir veya tehdit kullanarak engelleme" suçundan dava açılan Eskişehir Baro Başkanı Rıza Öztekin ve avukat Tuğba Aksoy'un yargılandığı davada 3. duruşma yarın görülecek.  

(MEHMET ALİ AY / HUKUKİ HABER)

Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına tutuksuz sanıklar Başkan Öztekin ile Avukat Aksoy, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, 30 ilin baro başkanı ile 10 ilin baro temsilcileri ve çok sayıda avukat katılmıştı. Duruşma esnasında Öztekin’e destek amaçlı gelen TBB Başkanı Metin Feyzioğlu ile çevre illerin baro başkanları sanık sandalyesine oturarak hâkime tepki göstermişti. 

Hukukihaber.net'e, yarın ki duruşmayla ilgili açıklamalarda bulunan Eskişehir Barosu Başkanı Av. Rıza Öztekin, "Çok üzüldüğümüz bir yargılama. Aslında orada yargılanan ben değilim, savunma mesleğidir. Yargı aslında kendisini yargılıyor" dedi.

Öztekin, olayın gelişmesini ve dava sürecini şöyle anlattı;
2012 yılında Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinde bir meslektaşımız beyanda bulunurken ayağa kalkmamış. Ayağa kalkma zorunluluğu yok zaten. Hakime hanım, kadın meslektaşımızı fırçalamış. Bu meslektaşımızla o gün adliyenin koridorunda karşılaştık. Ağlayarak yanıma geldi. Yaşanan olayı anlattı. Bende bir baro başkanı olarak yasaların bana vermiş olduğu yetkiler çerçevesinde hakime hanımın duruşmalarını yaptığı salona girdim bekledim. Tam iki duruşma arasında kalktım nezaketli bir şekilde; "sayın yargıç usul yasamızda yemin dışında avukatlar ayağa kaldırılamaz. Bu konuda usul hatası yapıyorsunuz" diye sadece uyardım. Bunun üzerine beyefendi mahkeme basar gibi buraya giremezsiniz deyince ufak bir tartışma yaşandı. Ardından bir meslektaş araya girdi.

"HAKİME HANIMLA OLAYDAN SONRA EL SIKIŞARAK AYRILMIŞTIK, HSYK BASKI YAPMIŞ"

Olaydan 10 dakika sonra biz hâkime hanımla el sıkıştık ve oradan ayrıldık. Aramızda sorun yoktu. Biz konunun kapandığını düşündük. Hâkime hanım bu duruşmada da söyledi. “Ben şikayetçi olmayacaktım, dönemin HSYK’sı bana baskı yapınca şikayetçi oldum” dedi. Sonra bizim hakkımızda soruşturma açılıyor, fezlekeler düzenleniyor. TCK 113’ten yararlanıyoruz. ‘Kamu kurumunun faaliyetini cebir ve tehdit’ten yargılanıyorum. Hiçbir şekilde tehdit ve cebir olmadı. Bunu hakime hanımda söylüyor. Peki ama bu iş nasıl oluyor? Şöyle oluyor; "Rıza Öztekin çok konuşuyor, biz bunun burnunu bir sürtelim" şeklinde işte...

"ORADA YARGILANAN BEN DEĞİLİM, SAVUNMA MESLEĞİDİR"

Çok üzüldüğümüz bir yargılama. Aslında orada yargılanan ben değilim, savunma mesleğidir. Yargı aslında kendisini yargılıyor. Ülke hukuksuzluk batağının içine girmiş, biz hala neyi tartışıyoruz. Her gün bir baro başkanı yargılanıyor. Bunlarla bize ancak hukuksuzluk madalyası verirler. Hukuka ne kadar kötülük yapıyorlarsa, basına da aynı kötülükleri yapıyorlar. Çünkü bu ikisi çok önemlidir. Benim hedefim, hukukla yaşamak ve onurlu kalmak. Kimse de bu yoldan beni döndüremez. Bu yargılamalar bize ancak, birer madalya olabilir. Ben hep şunu söyledim; bu ülkede suçlu olmayabilirsiniz, kesinlikle suç işlememiş olabilirisiniz ama bu yargılanmayacağınız anlamına gelmez.  

(Hukukihaber.net)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.