banner487

Adalet Bakanı Gül, Konya'da:
banner488

KONYA (AA) - Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, "3 Kasım 2019'daki seçimle beraber Türkiye, artık cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile yönetilecek. Bundan sonra sistem kişilerin karizmatikliğinden dolayı istikrar değil, sistemin kendi özelliğinden dolayı kurumsal bir istikrar kalıcı hale gelmiş olacak." dedi.

Gül, bir otelde düzenlenen Konya Sivil Toplum Kuruluşları Platformu Buluşması'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'de demokrasinin engellendiği dönemlerin yaşandığını söyledi.

Türkiye'de milli iradenin tahkim edilmesi sürecinde birçok acıların ve tecrübelerin görüldüğünü belirten Bakan Gül, demokrasi mücadelesinde kazananın millet iradesi olduğunu dile getirdi.

Gül, Türkiye'de demokrasi tarihinde iki hattın çatışma halinde olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Bunlardan birisi sandıktan hangisi çıkarsa çıksın milletin değil vesayetçilerin, belli odakların ülkeyi yönetmesi gerektiğini, seçkinlerin yönetmesi anlayışını, diğeri de sandıktan çıkan iradenin bu ülkeyi yönetmesi anlayışını güden çizgidir. Sandıktan çıkan milli iradeyi savunanlarla 'bu millet sandıktan çıksa da bu ülkeyi seçkinler, belli bir elit zümre, bürokratik oligarşi vesayet üretecek' diye düşünen zihniyet. Bu iki çizgi her zaman mücadele etmiştir."

Sandıktan çıkamayanların umudunun darbe yaparak seçilmişlere ve milli iradeye çelme taktığını anlatan Abdulhamit Gül, AK Parti'nin temel paradigmasının ise "milli iradeye dayanmayan hiçbir güç, millet adına güç kullanamaz" anlayışı olduğunu aktardı.

Gül, vatandaşın seçtiğini milletin denetleyeceğinin altını çizerek, milletin iradesinin hakim olması anlayışıyla siyaset yaptıklarını bildirdi.

- "16 Nisan referandumu çok önemli bir reformdur"

Türkiye'de AK Parti iktidarıyla siyasi ve ekonomik istikrarın sağlandığına dikkati çeken Bakan Gül, şöyle devam etti:

"Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğiyle ortaya konan bir istikrar vardır. Bunun kurumsal olarak kalıcı olabilmesi hükümet sistemi yapısında bir değişikliği gerektiriyordu. Milletimiz, 16 Nisan'da tam da bunu yapmaya çalıştı. Türkiye'de ne zaman yönetilemez koalisyon ve hükümet krizleriyle baş başa kaldığında, bir karanlık elin hükümet ettiğini hepimiz yaşadık, gördük. 16 Nisan referandumunda sandıkta millet, 'Seçim günü ve akşamı hükümeti ben kuracağım. İstediğim bu ülkeyi yönetecek. Kriz içerisinde nemalanarak ülkeyi sizlere yönettirmeyeceğim.' dedi. Egemenlik kayıtsız şartsız millete ait olacak. 16 Nisan referandumu çok önemli bir reformdur, bir adımdır. 3 Kasım 2019'daki seçimle beraber Türkiye, artık cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile yönetilecek. Bundan sonra kişilerin karizmatikliğinden dolayı istikrar değil, sistemin kendi özelliğinden dolayı kurumsal bir istikrar kalıcı hale gelmiş olacak. Millet kimi seçiyorsa o yönetecek. Milletin dediği olacak. Millete rağmen birileri milleti yönetmeyecek."

- İş uyuşmazlıkları mahkemeye gitmeden çözülüyor

Gül, iş uyuşmazlıklarıyla ilgili 1 Ocak'tan itibaren kanunun yürürlüğe girdiğini anımsatarak, "İşçi ile işveren arasında bir uyuşmazlık olduğunda mahkemeye gitmeden önce tarafların masaya oturması zorunluluğu getirildi. Böylece yaklaşık 6-7 bin dava dosyası, mahkemelerde görülecek davalar, tarafların anlaşmasıyla sonuçlandı. İşçi ile işveren oturdu, helalleşti. Mahkemeye gitmeden helalleşerek bitirdiler. Mahkemeye gitse 2-3 yıl, belki daha fazla sürecekti." diye konuştu.

Programa, Konya Valisi Yakup Canbolat, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Sorgun, AK Parti Konya milletvekilleri, sivil toplum kuruluşlarının başkanları ve üyeleri katıldı.

(AA)
Yasal Bilgilendirme

hukukihaber.net’te yayınlanan bu haber, Anadolu Ajansı (AA)'nın abonelerine gönderdiği haberlerden otomatik olarak yayınlanmıştır. hukukihaber.net editörleri otomatik akış içinde bu habere editoryal müdahalede bulunmamıştır. Haber içeriğindeki her türlü mali, hukuki, cezai ve idari sorumluluk ilgili ajansa aittir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.