07.06.2015 tarihinde sandığa yansıyan halkın iradesi bir hükümet çıkaramadan ve TBMM olağan faaliyetlerine başlayamadan erken seçime gidileceği anlaşılmaktadır. Doğru mudur, değil midir, kim nerede hata yapmıştır, maliyeti ve yansıması ne olur? Herkes kendisi açısından bu sorulara cevap verebilir. Ancak bir mutlak doğru vardı ki, o da temsil demokrasisinde halkın iradesine tekrar başvurulması zorunluluğunun doğduğudur.

Gönül isterdi ki; yeni Meclis bir hükümet çıkarsın ve ayrılıkçı terör örgütünün yol açtığı güvenlik sorunu başta olmak üzere diğer sorunların çözümü noktasında halkın iradesi ile seçilen Meclis çalışabilsin. Erken seçime %10’luk Ülke seçim barajı ile mi gidilir, yoksa baraj değişir mi? Bir an için bu oran değişse bile Anayasa m.67/son fıkra uyarınca, yeni kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle bir yıl içinde yapılacak seçimlerde bu değişiklik uygulanamayacağından, bu erken seçimde de %10’luk Ülke seçim barajı ile uygulanacaktır.

Anayasa m.104/b’ye göre Cumhurbaşkanı; Başbakanı atamak ve Başbakanın teklifi üzerine bakanları atamak ve görevlerine son vermek konularında yetkilendirmiştir. Anayasa m.109/2’ye göre, “Başbakan, Cumhurbaşkanınca, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri arasından atanır”. Anayasa m.109/3’e göre, “Bakanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya milletvekili seçilme yeterliğine sahip olanlar arasından Başbakanca seçilir ve Cumhurbaşkanınca atanır; gerektiğinde Başbakanın önerisi üzerine Cumhurbaşkanınca görevlerine son verilir”.

Görüleceği üzere, her durumda Başbakanı ve bakanları atama yetkisi Cumhurbaşkanına aittir. Bu noktada, daimi Bakanları Kurulu ile geçici Bakanlar Kurulu arasında bir fark öngörülmemiştir.

Anayasa m.116/1’e göre, Cumhurbaşkanı tarafından TBMM üyelerinden birisi Başbakan olarak atandıktan sonra kırkbeş gün içinde yeni Bakanlar Kurulunun kurulması ve Meclisten güvenoyu alması gerekir. Aksi halde Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanına danışmak suretiyle seçimlerin yenilenmesine karar verebilir. Ancak bu husus bir zorunluluk değildir, yani Anayasa m.116/1’de kırkbeş gün içinde Hükümet kurulmazsa seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi zorunluluğu öngörülmemiştir. Cumhurbaşkanı, hükümetin kurulma süresini ve sürecini uzatabilir. Ancak Cumhurbaşkanı bu uzatmada bir fayda görmez veya sonuç alınamayacağını tespit ederse, inisiyatifini kullanarak seçimlerin yenilenmesine karar verebilir. Bu kararından dolayı Cumhurbaşkanına sorumluluk yüklenemez. Cumhurbaşkanının sorumluluğu Anayasa m.105’te düzenlenmiş olup, Cumhurbaşkanı sadece vatana ihanetle suçlanabilir. Bunun için de Cumhurbaşkanının; Devletin güvenliğine, Anayasa ile kurulu düzene ve bu düzenin işleyişine, milli savunmaya veya Devlet sırlarına karşı suç işlediğini veya casusluk yaptığını gösteren, suçlamaya yeterli şüphe içeren somut delillere ulaşılması gerekir.
“Seçim Hükümeti” adı ile bilinen “Geçici Bakanlar Kurulu”, Anayasa m.114/2 ve devamı fıkralarına göre kurulur.

Anayasa m. 114/2 ve devamı fıkralarına göre, “116 ncı madde gereğince seçimlerin yenilenmesine karar verildiğinde Bakanlar Kurulu çekilir ve Cumhurbaşkanı geçici Bakanlar Kurulunu kurmak üzere bir Başbakan atar.
Geçici Bakanlar Kuruluna, Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanları Türkiye Büyük Millet Meclisindeki veya Meclis dışındaki bağımsızlardan olmak üzere, siyasi parti gruplarından, oranlarına göre üye alınır.
Siyasi parti gruplarından alınacak üye sayısını Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı tespit ederek Başbakana bildirir. Teklif edilen bakanlığı kabul etmeyen veya sonradan çekilen partililer yerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi içinden veya dışarıdan bağımsızlar atanır.
Geçici Bakanlar Kurulu, yenilenme kararının Resmi Gazete de ilanından itibaren beş gün içinde kurulur.
Geçici Bakanlar Kurulu için güvenoyuna başvurulmaz.
Geçici Bakanlar Kurulu seçim süresince ve yeni Meclis toplanıncaya kadar vazife görür”.

Cumhurbaşkanı, Geçici Bakanlar Kuruluna Başbakanlık edecek kişiyi Anayasa m.109/2’ye göre TBMM üyeleri arasından atar. Bu kişinin kim olacağını yalnızca Cumhurbaşkanı karar verir. Cumhurbaşkanı, mevcut Başbakanı Geçici Bakanlar Kurulunun Başbakanı atayabileceği gibi, bir başka Meclis üyesini de Başbakan olarak görevlendirebilir.

Mevcut Hükümette bakan olan, fakat milletvekili seçilememiş ve bir siyasi parti ile en azından parti üyeliği anlamında bağı devam eden kişinin, Geçici Bakanlar Kurulunda yer alabilmesi mümkün değildir.

Başbakan; Geçici Bakanlar Kurulunun Adalet, İçişleri ve Ulaştırma Bakanları Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde veya Meclis dışında bulunan bağımsızlar arasından belirler. Bu bakanların, Mecliste bulunan bağımsız milletvekilleri arasında seçilmesi şart değildir. Başbakan dilerse, 07.06.2015 tarihinde yapılan Genel Seçim öncesinde mevcut Hükümette görev alan Adalet, İçişleri ve Ulaştırma Bakanlarını, siyasi bağımsızlıkları olmak kaydı ile Geçici Bakanlar Kuruluna da alabilir. Ancak mevcut bu üç bakanın siyasi bağının olduğu ve İktidar Partisi ile olan bağının bağımsızlığını ortadan kaldırdığı ileri sürülürse, sırf bu kişiler bakanlık yaptıkları için değil, fakat bağlılıkları olması halinde Geçici Bakanları Kuruluna alınmazlar.

Geçici Bakanlar Kurulunun kalan bakanlarını Başbakan, Mecliste bulunan siyasi parti gruplarının oranlarına göre belirleyeceği üyeleri arasından tespit eder. Siyasi parti grupları kendi adaylarını sınırlı, yani kendilerine düşen bakanlık sayısı kadar belirlediğinde, kimin ne bakanı olacağına Başbakanın karar vermesi kaydı ile o adayların bakan olarak Geçici Bakanlar Kurulunda yer alması gerekir. Siyasi parti gruplarından alınacak üye sayısını, TBMM Başkanı tespit edip Başbakana bildirir.

Teklif edilen bakanlığı kabul etmeyen veya sonradan çekilen partililer yerine Başbakan, çekilen partilinin bağlı olduğu siyasi partiden bakan belirlemek zorunda olmayarak, TBMM içinden veya dışında bulunan bağımsızlardan bakan ataması yapar. Bu nedenle; seçim hükümetine girmeyen bir siyasi partinin veya milletvekilinin yerini, bir başka parti veya çekilen kişinin bağlı olduğu siyasi partinin bir başka mensubu alamaz. Başbakan, aynen Adalet, İçişleri ve Ulaştırma Bakanlarını belirlediği şekilde boş kalan bakanlıklara bağımsızlardan atama yetkisine sahip olacaktır. Çünkü amaç, bir an önce Geçici Bakanlar Kurulunun kurulup erken seçime gidilmesi ve yeni Meclisin toplanmasıdır. Bu nedenledir ki Geçici Bakanlar Kurulu, yenilenme kararının Resmi Gazete’de ilanından itibaren beş gün içinde kurulur ve bu konuda Mecliste güvenoyuna dahi başvurulmaz.

Başbakan, Geçici Bakanlar Kurulu üyelerini belirledikten sonra kabine listesini Cumhurbaşkanına sunar. Cumhurbaşkanı, herhangi bir siyasi partiyi hedef alarak bu siyasi partiden bakan istemediğini ve listeden çıkarılmasını Başbakana söyleyemez. Ancak Cumhurbaşkanı, listede bulunan herhangi bir bakan adayını uygun görmediğini ve listeden çıkarılıp yerine bir başkasının belirlenmesini Başbakandan isteyebilir. Bu durumda Başbakan, ya belirlenen bakanda ısrar eder veya Cumhurbaşkanın isteğinin gereğini yerine getirmek üzere hareket eder. Bu durumda sorun, Anayasa m.114/4 uyarınca çözülür ki, bu hükmü yukarıda açıkladık. Bu sorun çözülmez ve Başbakan belirlediği bakanda ısrarcı olursa “siyasi kriz” çıkar. Bu halde Cumhurbaşkanı, ya yeni Başbakan atar veya Başbakanın ısrarına karşı koymayıp Anayasa m.109/3 uyarınca bakan atamasını gerçekleştirir.

Bakanları belirleme yetkisi Başbakana aittir (Anayasa m.109/3). Anayasa m.112’ye göre; Bakanlar Kurulunun başkanı Başbakandır ve her bakan Başbakana karşı sorumludur. Başbakan, bakanlığın görevlerini Anayasa ve kanunlara uygunluğu gözetmek ve düzeltmekle yükümlüdür. Bu sebeplerle; Cumhurbaşkanının itirazına rağmen, itiraz edilen bakanda ısrarcı olan Başbakanın bu isteği Cumhurbaşkanı tarafından kabul edilmeli ve “siyasi kriz” çıkması önlenmelidir.

Bir düşünceye göre, Geçici Bakanlar Kurulunun ayrı özelliği olduğu, Cumhurbaşkanının kabine listesini ve bakanları onaylayıp atamasına gerek olmadığı, Anayasa m.114 uyarınca atamanın Başbakanca yapılıp, Geçici Bakanlar Kurulunun da seçim yenileme kararının Resmi Gazete’de ilanından beş gün içinde kurulması öngörüldüğünden, ayrıca bir de Cumhurbaşkanının kabine listesini ve bakanları onaylayıp atamasına gerek olmadığı ileri sürülebilir.

Bu düşünceye katılmadığımızı, Geçici Bakanlar Kurulunun üyelerinin belirlenmesinde de Anayasa m.104/b ve m.109’dan ayrılmayı gerekli kılan özel bir düzenlemenin olmadığını ifade etmek isteriz.     


(Bu köşe yazısı, sayın Prof. Dr. Ersan ŞEN tarafından www.hukukihaber.net sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısının bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.