5 Konuda İnceleme Talimatı
“CUMHURBAŞKANI’NI DA DİNLEDİLER”

Cumhurbaşkanı Gül’ün seçtiği konuların 17 Aralık Rüşvet ve Yolsuzluk Operasyonu ile birlikte Türkiye’nin gündemine oturan başlıklar olması dikkat çekiyor. Listenin başında ise ‘dinlemeler’ yer alıyor.

17 Aralık sonrası sosyal medyaya düşen ve milyonlarca kişinin paylaştığı ses kayıtları arasında işadamlarının birbirleriyle ve bazı bakanlarla, bakanların çocuklarıyla; medya mensuplarının bürokrat ve danışmanlarla; Başbakan Erdoğan’ın aile üyeleriyle yaptığı telefon konuşmaları bulunuyor. Yine ‘Selam Örgütü’ üyeliği iddiasıyla 7 binden fazla kişinin dinlendiği haberleri de kamuoyunda ‘derin’ bir endişeye neden olurken; Başbakan Erdoğan, “İki gazetede tarihimizin en büyük dinleme skandalı deşifre edildi. Bakanlarımızı, danışmanlarımızı, herkesin ailesini, parti genel merkezlerini, gazeteleri, yazarları, yıllarca dinlemişler, üç yıl asgari. Birbiriyle hiçbir alakası olmayan, sözde terör örgütü altına koyup özel hayatları takip etmişler. Bunların çoğu hukuksuz, yeri yok. Böyle bir dinleme. Skandal, hukuksuz olarak başlamış, devam etmiş, hukuk usulü çiğnenmiş” diyerek tepkisini dile getirmişti.

>> Bozdağ: DDK'nın harekete geçmesi önemli

Erdoğan, Cumhurbaşkanı’nın bile, devletin kriptolu telefonlarının dinlendiğini de vurgulamıştı.

1-HUKUKA UYGUN, ÖZGÜRLÜKLERİ KORUYAN DİNLEME
İşte tüm bu nedenlerle DDK, iletişimin dinlenmesi ve tespitine yönelik kurumsal ve mevzuat kapasitesinin değerlendirilmesi ile söz konusu uygulamaların hukuka uygunluğunun sağlanması amacıyla alınması gereken tedbirlerin belirlenmesine yönelik araştırma, inceleme ve denetim yapacak.

KRİPTOLU CİHAZLAR DA DENETİM KAPSAMINDA
DDK, kamu yönetiminin etkin ve hukuka uygun çalışması ile kişisel hak ve özgürlüklerin korunmasını sağlayacak bir çerçeve içerisinde dinleme yapılabilmesi için hem mevzuatı gözden geçirecek hem de kurumsal kapasiteyi denetleyecek. Bu çerçevede Başbakan’ın ‘devletin kriptolu telefonlarını bile dinlemişler’ tespitinden yola çıkarak kamu yönetiminde kriptolu iletişim cihazları kullanımına yönelik uygulama ve standartlar denetlenirken; uluslararası iyi uygulamalar da incelenecek. Eksiklikler tespit edilecek.

2- DEVLETTEKİ ZAAFİYETLER TESPİT EDİLECEK
17 Aralık Rüşvet ve Yolsuzluk Operasyonu sonrasında bakan çocuklarının evlerinde bulunduğu iddia edilen paralar, Halk Bankası Genel Müdürü’nün evindeki ayakkabı kutularından çıkan milyon dolarlar, işadamı Rıza Sarraf, Ali Ağaoğlu başta olmak üzere işadamlarından alınan pahalı hediye ve bağış iddiaları da Köşk’ün iki numaralı gündem konusunu oluşturuyor.

Bu çerçevede DDK, kamuda yolsuzlukla mücadelenin yozlaşmasına yönelik yaklaşımın önlenmesi ve hukuka uygun davranışların pekiştirilmesi için yolsuzlukla mücadele mevzuatını gözden geçirilecek. Zaafiyetleri tespit edecek.

3- İMAR DEĞİŞİKLİKLERİ İNCELENECEK
17 Aralık sonrasında ortaya çıkan ses kayıtlarındaki iddiaların bir numaralı gündemini müteahhitler ile İstanbul başta olmak üzere kentlerdeki rantı yüksek araziler, rantları artırmak için yapılacak imar değişiklikleri, AVM’ler, ticaret merkezleri üzerine yapılan konuşmalar oluşturuyordu.

İşte DDK’nin üçüncü konusunu ‘Kent rantlarının analizi ile imar uygulamalarının değerlendirilmesine yönelik araştırma ve inceleme’ oluşturuyor.

İmar ve kentleşme ile ortaya çıkan rantın adil paylaşımının sağlanması ve imar düzeninin yozlaşmaktan korunması suretiyle kentsel gelişmenin sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla inceleme yapacak.

İMAR DEĞİŞİRKEN TOPLUMSAL KATILIM…
Bu çerçevede imar uygulamaları değişiklikleri ile rantların yeniden dağıtımına ilişkin yeni yaklaşım ve yöntemler üzerinde durulacak. Kent planlama ve imar değişikliklerinde toplumsal katılım ve denetim konularında inceleme yapılacak.

4- KAMUDA FİŞLEME SORUŞTURMASI
Cumhurbaşkanlığının gündemindeki bir diğer konu ise kamuya hakim, savcı, kaymakam, müfettiş, denetçi, uzman gibi kariyer meslek alımında ve terfilerde yapıldığı iddia edilen ‘ayrımcılık’ ve ‘fişlemeler’ oldu. 17 Aralık sonrası çıkan haberlerden biri de bazı kamu kuruluşlarına yapılan alım ve terfilerde, ‘kırmızı, mavi, yeşil’ fişlemeler yapıldığı; adayların ve bürokratların “Alevi, Kürt, Cemaatçi, Gezici” diye fişlendikleri iddia edilmişti.

İşte DDK’nin inceleme konularından biri de ‘kariyer meslek’ uygulamaları olacak. Kamu yönetiminin ihtiyaçlarının etkin ve verimli bir biçimde karşılanması ile her çeşit ayrımcılığın önlenmesi ve fırsat eşitliğinin tesisini sağlayacak bir çerçevede, kariyer mesleklere (hâkim ve savcı, kaymakam, müfettiş, denetçi ve uzman gibi özel yarışma sınavı ile girilen meslekler) giriş ve adaylık süreçlerinin; mesleğe giriş koşulları, yazılı ve sözlü sınav sistemleri, güvenlik soruşturmaları, hizmet içi eğitimler, yeterlilik sınavları, sınavlara ilişkin hak arama yöntem ve biçimleri, fırsat eşitliğini bozan ve ayrımcılığa neden olan düzenleme ve uygulamalar gibi hususları kapsayacak bir biçimde inceleneceği duyuruldu.

5- DEVLET SIRRI GÖZDEN GEÇİRİLECEK
DÜNYA ÖRNEKLERİ İNCELENECEK

DDK’nin gündemine aldığı son konu ise ‘devlet sırları’ ve ‘gizlilik dereceleri’ olacak. Bu maddenin en önemli gerekçelerinden birini kamuoyunda büyük endişe yaratan ve son anda 30 Mart Seçimleri sonrasına bırakılan 15 Maddelik MİT Kanun Teklifi oluşturuyor. Teklif ile ihtiyaçlar doğrultusunda MİT’e çok geniş yetkiler verirken, kişi hak ve hürriyetleri ile özgürlükleri kısıtlamakla eleştiriliyor. 

Teklif ile devlet hizmetlerinde sadakatsizlikten, devlet sırlarından yararlanmaya kadar bir dizi konuda her türlü bilgi ve belge MİT’e verilecek. MİT, bankalardan şirketlere; meslek odalarından sivil toplum kuruluşlarına, vakıflara kadar her türlü bilgi ve belgeyi ‘ticari sır’ ‘vergi mahremiyeti’ gibi gerekçeler kabul etmeksizin isteyebilecek.

Cumhurbaşkanlığı, devlet sırrı uygulamaları ile kurumların ihtiyaçları doğrultusunda kamu yönetiminde gizlilik derecesine yönelik uygulamaları gözden geçirecek. Dünya örneklerini inceleyecek.

Toplumsal denetim ve katılımın artırılması ve demokratik bir yönetimin sağlanması ile devlete ait yararların gözetilmesi ve uyumlaştırılması çerçevesinde, kamu alanındaki sır uygulamalarının; Türkiye’deki mevcut durumun analizi, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu, devlet sırrının tanımı ve kapsamına ilişkin yeni yaklaşımlar, devlet sırrı uygulamaları ve korunmasına ilişkin yöntemler, bu bağlamdaki kurumsal yapı ve mevzuat ihtiyaçları, kamu yönetiminde gizlilik derecesine yönelik uygulamalar, uluslararası iyi uygulamalar gibi hususları kapsayacak bir biçimde inceleyecek.

Hürriyet

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.