Adalet Bakanlığı'ndan CHP raporuna açıklama
CHP'nin tutuklu gazeteciler raporuna Adalet Bakanlığı'ndan açıklama geldi. Kamuoyunu doğru bilgilendirmek amacı ile bu açıklamaya gerek duyulduğu ileri sürülen açıklamada, CHP'nin raporunun, "kendi içinde tutarsız" olduğu ileri sürüldü. Bakanlığın açıklamasında, "CHP'nin raporunda yer alan tutuklu ve hükümlü oldukları iddia edilen 71 kişinin ceza ve tevkif evleri verileri kapsamında analiz edildiğinde; 42'sinin halen tutuklu, 19'nun çeşitli suçlardan hükümlü ve 10'nun ise tahliye edildiği anlaşılmıştır" ifadesine yer verildi.

CHP'nin raporunun dosya içerikleri yerine, yargılanan kişilerin beyanlarına dayanılarak hazırlandığı söylenen açıklamada, "Objektif olduğunu söylemek mümkün değildir" denildi.

Adalet Bakanlığı, "Raporda ismi geçenlerin ilişkilendirildikleri suçlar, iddianameler ve yargılamaya ilişkin hükümlere bakıldığında hiçbirinin gazetecilik faaliyetinden dolayı suçlanmadığının görüleceğini" ileri sürdü ve tek tek tutuklu gazetecilerle ilgili verileri paylaştı. Buna göre, 51 kişinin terör örgütüne üye olmak iddiasıyla tutuklu olduğu tekrarlandı. Kalanların da tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma, anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışma, silah bulundurma, devlet güvenliğine ilişkin belgeleri tahrip etmek iddiasıyla tutuklu oldukları yinelendi.

Adalet Bakanlığı'nın açıklamasında, MLKP, DHKP-C, TKP-ML TİKKO operasyonları kapsamında gözaltına alınıp, bu örgütlere üye oldukları iddiasıyla yargılanan bazı gazetecilerin isimleri sayılarak,  yargılananların "gazeteci değil", "terörist" oldukları ileri sürüldü.

Bakanlık açıklamasında, yargılamaların "bağımsız mahkemeler tarafından yürütüldüğü" söylendi ve temyiz yollarının açık olduğu tekrarlandı. Açıklamada ayrıca, "Yargılama süreçlerini karalamanın doğru olmadığı açıktır" denildi.

Sonra da "CHP ve raporu hazırlayan milletvekilleri söz konusu eylemleri yapan kişilerin ne tür bir gazetecilik faaliyeti nedeniyle hüküm aldıkları sorusunu cevaplamaları gerekir" denildi.

"Dosya içeriğine göre terörist gazeteciler"

Dünyada en fazla tutuklu gazetecinin Türkiye'de bulunduğuna yönelik açıklamaları reddeden yetkililer, daha önce de açıklamalarında gazetecileri "terörist" olmakla suçlamış, bunun kanıtı olarak  da hazırlanan iddianamelerdeki, yani dosyaların içeriğindeki suçlamaları ileri sürmüştü. Ancak en fazla sayıda gazetecinin tutuklu bulunduğu KCK davasının iddianamesine, yargılanan gazetecilerin "örgüt üyesi" olduklarının delili olarak yazdıkları haberler konulmuştu. 2 yıl cezaevinde kaldıktan sonra geçtiğimiz aylarda tahliye edilen gazeteci Zeynep Kuray'ın bir kamu kuruluşunda gerçekleşen taciz olayına ilişkin yaptığı haber, "devleti karalayarak örgüte hizmet etmek" denilerek iddianamede yer almıştı. Kamuoyunun yakından tanıdığı gazeteciler Ahmet Şık, Nedim Şener, Soner Yalçın, Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan da Ergenekon terör örgütüne üye oldukları iddiasıyla 2 yıl kadar tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilmişlerdi ve aynı suçlamayla yargılanmalarına devam ediliyor. Öte yandan, gazeteci Baha Okar da Devrimci Karargah adlı davada, İstanbul'da bulunduğunu kanıtlayabildiği halde, bir gizli tanığın verdiği ifadeye dayanılarak hayatında hiç bulunmadığı PKK kamplarına gidip eğitim aldığı ileri sürülerek, örgüt üyeliğinden cezalandırıldı.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.