Adalet Bakanlığı'ndan yeni atanan hakim ve savcılar 'militan' sözüne yanıt
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, 1983'ten 2007'ye kadar hakim adaylarının alımının, Adli ve İdari Yargıda Hakim ve Savcı Adaylığı Yazılı Sınav Mülakat ve Atama Yönetmeliği hükümlerine göre yapıldığı ve yönetmelikte, yazılı yarışma sınav sonucunda 70 ve üzeri puan alan aday adaylarının tamamının mülakata alınacağı, mülakat kurulunun müsteşar veya görevlendireceği müsteşar yardımcısının başkanlığında, teftiş kurulu başkanı, ceza işleri, hukuk işleri ve personel genel müdürlerinden oluştuğunun hükme bağlandığı anımsatıldı. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa 1 Aralık 2007 tarihli 5720 sayılı Kanunla eklenen 9/A maddesiyle yazılı sınav ve mülakata bir kısım sınırlamalar getirildiğine işaret edilen açıklamada, "Yazılı sınavda 100 tam puan üzerinden en az 70 puan almak kaydıyla en yüksek puan alandan başlamak üzere, sınav ilanında belirtilen kadro sayısının iki katı fazlası mülakata çağrılır" hükmü yer alır. Düzenlemeyle ayrıca, Mülakat Kurulunun, Adalet Bakanlığı Müsteşarı veya görevlendireceği müsteşar yardımcısı başkanlığında, Teftiş Kurulu Başkanı, Ceza İşleri, Hukuk İşleri ve Personel Genel Müdürleri ile Türkiye Adalet Akademisi Yönetim Kurulunun her sınav için kendi üyeleri arasından belirleyeceği iki üye olmak üzere toplam yedi üyeden oluşması öngörülmüştür" denildi. Kanuna eklenen düzenlemeyle sınava katılanların yazılı yarışma sınavı notunun yüzde yetmişi ile mülakat notunun yüzde otuzunun toplamı tespit edildikten sonra en yüksek puan alandan başlamak üzere nihai başarı listesinin hazırlanacağının öngörüldüğü kaydedilen açıklamada, 2802 sayılı Kanunda iki yıllık meslek öncesi eğitim sonunda Türkiye Adalet Akademisince yapılan yazılı sınavda başarılı olan ve mani hali bulunmayan adayların mesleğe kabullerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca (HSYK) karar verileceğinin hükme bağlandığı anımsatıldı. Hakim ve savcı adaylığına alımla ilgili bir diğer düzenlemenin de avukatlık mesleğinden hakim ve savcı adaylığına geçişle ilgili olduğu ifade edilen açıklamada, avukatlık mesleğinden hakim ve savcı adaylığına geçişin, 1995'e kadar yazılı sınav yapılmaksızın HSYK'ca doğrudan mesleğe kabul usulü ile yapıldığı kaydedildi.

Anayasa Mahkemesi'nin 14 Aralık 1995 tarihli iptal kararıyla avukatlık mesleğinden hakimlik mesleğine geçiş hükümlerinde kanun boşluğu meydana geldiğinden, avukatlıktan hakimliğe geçiş olanağı kalmadığına dikkat çekilen açıklamada, 2802 sayılı Kanuna 1 Aralık 2007'de eklenen maddeyle mesleklerinde fiilen en az beş yıl çalışmış ve kendi aralarında yapılacak yazılı yarışma sınavı ve mülakatta başarılı olan avukatların da hakim ve savcı adaylığına atanmalarına olanak sağlandığı ifade edildi.

Adli ve idari yargı teşkilatında, 13 bin 272 hakim ve savcının görev yaptığı belirtilen açıklamada Avrupa Adaletin Etkililiği Komisyonu (CEPEJ) tarafından 2008 verilerine dayalı hazırlanan 2010 tarihli CEPEJ Raporu verilerine göre, Türkiye'nin 100 bin kişi başına düşen ortalama hakim ve savcı sayısı itibariyle Avrupa'nın çok gerisinde yer aldığı, buna karşılık, gerek yargının artan iş yükü gerekse bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçiş sürecinin devam etmesi nedeniyle hakim ve savcı ihtiyacının her geçen gün arttığı belirtildi. Açıklamada, "Artan hakim ve savcı ihtiyaçlarının karşılanması da dahil adalet sisteminin tüm kurum ve kurallarıyla işlerliğinin sağlanması Bakanlığımızın temel hedeflerinden birisidir.

Bu amaçla hazırlanan ve 2010-2014 yıllarını kapsayan Adalet Bakanlığı Stratejik Planında da 2014 yılı sonuna kadar yargı mensubu ve çalışanı sayısının uluslararası standartlar gözetilerek arttırılması hedef olarak belirlenmiştir. Stratejik Planda belirlenen hedefler çerçevesinde, 2010-2013 (4 Mayıs 2013 tarihi itibariyle) yılları arasında 2 bin 352 adli ve idari yargı hakim adayının alımı gerçekleştirilmiştir. Adalet Bakanlığı bağımsız, tarafsız, adil, hızlı, etkili ve verimli bir adli teşkilatın kurulması amacıyla yürüttüğü faaliyetler kapsamında yargı mensubu ve personel sayısının arttırılması çalışmalarına da devam etmektedir. Adalet Bakanlığı'nın görevi dahilinde olduğu tartışmasız bir konuda mülakat sınavının etkisini azaltan pek çok kanuni düzenleme yapılmışken, esas ve usulleri kanunla düzenlenen sınavları 'şaibeli' ilan etmenin, bu sınavlarda başarılı olarak hakim adaylığına alınan ve HSYK'ca mesleğe kabulleri yapılarak hakimlik ve savcılığa atanan yargı teşkilatının değerli mensuplarını 'militan' itham etmenin son derece haksız ve sorumsuz bir davranış olduğu, akıl ve izana da sığmadığı açıktır."



İHA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.