AK Partili Şeker'den Baro Başkanına tepki
Abdullah Biçer'in Haberi

Ak Parti Mersin İl Başkan Yardımcısı Hidayet Şeker, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı 'emperyalizme uşaklık etmekle' suçlayan Mersin Barosu Başkanı Alpay Antmen için 'Haddi bil' dedi.

Şeker, partisinin il binasında mayıs ayı Akdeniz İlçe Danışma Meclisi'nde yaptığı konuşmada, Mersin Barosu Başkanı Alpay Antmen'in yazılı açıklama yaparak Reyhanlı terör saldırısından dolayı Ak Parti iktidarını eleştirdiğini kaydetti.

Antmen'in terör saldırısını bahane ederek iktidarlarını emperyalistlerin taşeronu, uşağı, bir de ne anlam ifade ettiğini bilmedikleri 'cihadist çetelerin ittifakçısı' olarak suçladığını aktaran Şeker, "Suriye politikamızı pervasızca bir sol uç örgüt lideri gibi eleştirmektedir. Bir Baro Başkanına yakışmayacak üslup ile saygısızca ifadeler kullanmıştır. Ben buradan sesleniyorum. Uzaktan sol uç örgütlerin ağzıyla militanist bir ruhla konuşacağına siyasi arenaya in, temsil ettiğin Baro Başkanlığından istifa et, gel meydana, siyasetini alenileştir, varsa kozun orda paylaş." diye konuştu.

Suriye halkı ile iktidarlarının hiçbir sorunu olmadığı gibi Suriye halkının özgürleşmesinin Suriyeliler'den daha çok kendilerini memnun edeceğini vurgulayan Şeker şöyle devam etti: "Halkına zulüm yapmaması konusunda Başbakanımız Beşşar Esed'i çok uyardı, çok fırsat verdi, her konuda destek olacağının sözünü verdi. Beşşar Esed baskıcı, tek partili sisteminden vazgeçmek istemediyse burada AK Parti iktidarının suçu ne? Mustafa Kemal Atatürk'ün ‘Yurtta Sulh, Cihanda Sulh' ilkesine aykırı hareket ettiğimizi düşünen zavallı Baro Başkanı esasında AK Parti iktidarının Atatürk'ün bu ilkesinin gereği olarak olarak Suriye halkı ile yakından ilgilendiğini anlayamamaktadır.

"Baro başkanının 'Emperyalistlere uşaklık etme' ithamının talihsiz bir açıklama olduğunu anlatan Şeker şunları kaydetti: "Bu coğrafyada yaşayan her insan, Anadolu kültürü ile yoğrulmuş her vatandaşımız asla hiçbir Allah kuluna ve kurumuna uşaklık etmez. Sen bu işlerde ya yenisin ya da milletimizin genel karakteristik özelliğinden haberin yok, uşaklık kim biz kim, haddini bil. Binlerce yıllık devlet kültürümüzde ne bir ülkeye baş eğdik ne de boyunduruğu olduk. Biraz tarih oku."

Ak Parti Mersin İl Başkan vekili Hidayet Şeker, çözüm sürecinin başarıyla sürdürüldüğünü belirterek, toplumun büyük bölümünün de sürece destek verdiğini söyledi.

Ak Parti Akdeniz İlçe Danışma Meclisi toplantısında konuşan Şeker, ülke gündemini değerlendirdi. Dünyada yaşanan ekonomik krize rağmen, Türkiye'nin krizden etkilenmeyip IMF'ye olan burcunu bitirdiğini ve artık borç verir hale geldiğini ifade eden Şeker, "Dünyada yaşanan küresel ekonomik kriz nedeniyle birçok ülke kendi ekonomik sorunları ile meşgul olurken, ülkemiz bu krizlerden Genel Başkanımızın liderliğinde ve tecrübeli ekibi sayesinde çok az etkilenmiştir. Bugün borcunu sıfırlayarak adeta yıllardır ülkemizi bir kene gibi sömüren IMF'ye borç verir duruma getirmiştir. Ülkemiz geldiği nokta itibari ile tüm dünya ülkelerinin yakın takibine girmiştir. Ülkemizin bu borç batağından, IMF'nin pençesinden nasıl kurtulduğunu merak etmektedirler. Geçmiş dönem iktidarları içerisinde milletine hizmet ettiğini söyleyen ekipler bir gecede ülkemizi milyarlarca dolar zarara uğratmış, bizleri IMF'nin pençesine düşürmüştür. Ülke yönettiğini zanneden bu ekip, krizlerden nemalanmış, ülke sıkıntılar içerisindeyken dahi kendi ceplerini doldurup, yandaşlarına rant sağlamaktan da geri kalmamıştır" dedi.
 
30 yıldır bu ülkede binlerce insanın teröre kurban gittiğini, yüz milyarlarca dolar ve ekonomik kaynağın heba edildiğini dile getiren Şeker, "Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, taşın altına elini koyarak siyasi bir risk alıp terör belasının bitirilmesi için çözüm sürecini başlatmıştır. Bu ülkede huzur ve barışı istemeyenler bir tarafa, isteyenler ise diğer tarafa geçerek bu süreç içerisinde yerlerini almıştır. Ana muhalefet partisi CHP ve yavru muhalefet partisi MHP, bu ülkede kanın durmasını istememekte, 'sürekli kan dökülsün, şehitler olsun, bunun üzerinden siyaset yapalım' düşüncesindeler. Oysa çözüm süreci bir bayram havası getirmiştir. Öncesinde çatışmaların yaşandığı bölgeler bugün piknik alanı haline gelmiştir. Boş olan mezralar, yaylalar tekrar şenlenmiş, köye dönüş hareketliliği başlamıştır. Bu ülkede artık kimse ne olursa olsun, hangi etnik gruba dahil olursa olsun kavga, kin, göz yaşı ve huzursuzluk istememektedir. Çözüm süreci Türkü, Kürdü, Arabı, Alevisi ve Sunnisi ile tüm toplumun ortak desteğini almış, artık ülkemizde huzurun, barışın, kardeşliğin hakim olması, kan ve gözyaşının bitmesini destekleri ile göstermişlerdir" diye konuştu.
 
Konuşmasında Suriye'de yaşanan olaylara da değinen Şeker, bu ülkedeki olaylara duyarsız kalmanın mümkün olamayacağını vurguladı.

Suriye halkının, yıllardır baskıcı bir rejimle yönetildiğini ve devletin, halkına zulüm ettiğini belirten Şeker, şöyle devam etti; "Yıllar önce katliamlarıyla tanıdığımız Hama'da binlerce mazlumun ölümüne sebep olan Hafız Esad yönetimi, bugün yerine geçen oğlu Beşşar Esad tarafından zulüm ve katliamlara devam etmekte, ülke içerisinde ayrım yaparak kendi taraftarları haricindeki halka çoluk, çocuk demeden bomba yağdırmaktadır.

Savunma hakkı verilmeden tutuklanan binlerce mazlum ceza evlerinde, zindanlarda onlarca yıl keyfi olarak bekletilmektedir. Ülke olarak komşumuzda yaşanan bu acı duruma duyarsız kalmamız elbette ki mümkün değildir. Tarihin bağlarından gelen ortak yönlerimiz olan kardeş Suriye halkının özgürleşmesi, en az Suriye halkı kadar bizleri de ilgilendirmektedir. Akraba milletler olarak komşudaki bu zulme duyarsız kalmak, sınırımıza sığınan insanlara kapımızı açmayıp onlara yardım etmememiz bizlere yakışmaz. Biz millet olarak her zaman ezilenin yanında, haklının yanında olmuşuzdur. Bedeli ne olursa olsun asla zulme baş eğmemişizdir."



Kaynak: Haber7
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.