Ana dilde savunma, usul tartışmasıyla başladı
TBMM Adalet Komisyonu, kamuoyunda "anadilde savunma hakkı" olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nı görüşmek üzere, Ak Parti Ankara Milletvekili Ahmet İyimaya'nın başkanlığında, daha geniş olan KİT Komisyonu Salonu'nda toplandı.

Komisyonda konuşan Adalet Bakanı Sadullah Ergin, teklifin sürecini anlattı. Yargılama dilini anlamayan veya konuşamayanların yargılanmasının adil yargılama hakkıyla ilgili olduğuna dikkat çeken Ergin, Türkçe bilmeyen mağdur veya sanıklar için tercüman atanmasının öngörüldüğünü ifade etti. Mevcut düzenlemede meramını anlatma kriteri arandığını dile getiren Ergin, sanığın sözlü savunmasını kendisinin daha iyi ifade ettiğini belirttiği başka dille savunma yapabilmeyi düzenlediğini söyledi. Yargılama dilinin değişmediğini anlatan Ergin, başka ülkelerde de bu tür düzenlemelerin olduğunu ifade etti. Yargılamanın sürümceye bırakılma girişimleri halinde ise sanığın bu haktan faydalanamayacağını vurgulayan Ergin, kendisinin de tercüman seçebileceğini kaydetti. Bu durumda giderlerin devlet tarafından karşılanmayacağını belirten Ergin, 202. maddenin uygulanmasında hakim ve savcıların daha önce adliyede bulabildikleri kişiler aracılığıyla bu hizmeti sunmaya çalıştıklarını belirtti.

Tercüman giderlerinin yargılama giderlerinden sayılacağını dile getiren Ergin, il adli komisyon tarafından belirlenen kişiler arasından tercüman seçileceğini kaydetti. Komisyon Başkanı Ahmet İyimaya, usul tartışmasını başlattığını açıkladı. Komisyonda özellikle ana dilde savunma hakkının Anayasa'ya aykırı olup olmadığı tartışılıyor.
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, cezavindeki aile ziyaretinin, hükümlülerin eş ve çocuklarıyla cezaevi görevlisinin yakın nezareti olmadan vakit geçirmelerine izin veren özel bir ziyaret şekli olduğunu bildirdi.

Muhalefet milletvekilleri, kameraman ve foto muhabirlerinin görüntü almasının ardından dışarı çıkartılmasına tepki gösterdi.

MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan, tasarının Türk milletinin geleceğini ilgilendirdiğini belirterek, "Türk milletinin şahit olması açısından, görüntülü basının içeride olması gerekiyor" dedi.

CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, Türkiye'nin geleceği ve üniter yapısı ile ilgili karar alınacağını ve bu nedenle de vatandaşların burada olup bitenleri görmesi gerektiğini ifade ederek, "Tasarı, ülkenin üniter yapısını ortadan kaldırabilecek ve bölünmesine yol açabilecek bir tasarı" dedi.

"Pozitif mesajdan çok, içeriğe yönelik bir müzakere yapalım"

İyimaya, Parlamento hukukunun yazılı olmayan hukuk olduğunu belirtti.

Geçmiş yıllarda yapılan Anayasa Komisyonu çalışmalarında, "komisyon çalışmalarının aleni olduğu, ancak görüntülü yapılan müzakerelerde verimin değil, mesajın öne çıktığı" kaygısı nedeniyle, içtihat geliştirildiğini ifade eden İyimaya, "Zaten tasarı Genel Kurul'da görüşülecek, basın aykırılıklarını yazacak. Parlamento hukukunun bu anlamda yazılı olmayan bir teamülü vardır. Bu teamül şahsen komisyon başkanı olarak beni de bağlar. Bugün verimli bir müzakere yapalım istiyorum" dedi.

CHP Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek'in, geçmişte görüntülü basının takip ettiği toplantılar yapıldığını söylemesi üzerine İyimaya, "Teamüllerin de konjonktürden hareketle aykırı uygulamalara uğraması sözkonusu. O gün, gerilimin şiddete dönüştüğü, polisin komisyona geldiği bir ortamdı. Bugün, pozitif mesajdan çok, içeriğine yönelik bir müzakereyi hedeflediğim için basına açık, görüntüye kapalı müzakerenin daha faydalı olacağını düşünüyorum" diye konuştu.

Muhalefet, tasarının Anayasa'ya aykırı olduğunu savundu.

MHP İstanbul Milletvekili Murat Başesgioğlu, tasarının Anayasa'ya aykırı olduğunu savunarak, "Tasarı, ne savunma hakkı ne de adil yargılanma hakkı kapsamında mütalaa edilemez" dedi.

"Talepler, siyasi içerikli taleplerdir" diyen Başesgioğlu, tasarıdaki düzenlemenin Anayasa Değişikliği içerdiğini, bu yüzden de bu komisyonun tasarıyı görüşme yetkisi olmadığını iddia etti.

Bakan Sadullah Ergin

Tartışmaların ardından Bakan Ergin, anadilde savunma ve hükümlülerin cezaevinde eşleriyle görüşmesine imkan tanıyan tasarıyı komisyona sundu.

Yargılama dilini anlayamayanların tercümanlardan yararlanma hakkının adil yargılanma hakkı olduğunu dile getiren Ergin, tasarıyla, sanığın sözlü savunmasını kendisini daha iyi ifade edebileceğini belirttiği bir dilde yapmasına imkan sağlandığını söyledi. Ergin, bunun yargılama dilini değiştirmediğini, savunma hakkını güçlendirdiğini ifade etti.

Ergin, bu hakkın kötüye kullanılması durumunda sanığın bu imkandan yararlanamayacağını kaydetti.

Sanığın, bulunduğu yerdeki il adli adalet komisyonunca belirlenen listeden kendisine tercüman seçebileceğini, listeler oluncaya kadar ise sanığın kendisinin tercüman getirebileceğini ifade eden Ergin, sanığın bu şekilde listeden seçtiği tercümanın masraflarını devletin karşılamayacağını bildirdi.

Bakan Ergin, savcıların veya hakimlerin, tercüman gerekli olduğunda, başka bir dilde meramını anlatacak bir sanık veya mağdurla karşılaştığında listede yer alan kişilerden tercüman seçeceğini ve bunun masraflarının yargılama giderinden sayılacağını söyledi.

"Ceza politikaları zaman zaman yan etkileri de gözlenebilen kuvvetli birer ilaç olarak da nitelendirilebilir" diyen Ergin, sadece ceza politikasının suç işleme döngüsünü kırmaya yetmeyeceğini kaydetti.

"Türk toplumunun temelini aile oluşturuyor"

Sadullah Ergin, Türk toplumunun temelini ailenin oluşturduğunu belirtti.

Devletin, ailenin huzur ve refahıyla ilgili tedbirleri almak zorunda olduğunu belirten Ergin, çocuk hükümlülerin belirli sürelerle aileleriyle görüşmesi gerektiğini söyledi.

Bakan Ergin, "Aile ziyareti bu tasarıda düzenlenmektedir. Aile ziyareti, hükümlülerin eş ve çocuklarıyla veya yakınlarıyla, cezaevi görevlisinin yakın nezareti olmadan vakit geçirmelerine izin veren özel bir ziyaret şekli olarak tanımlanmaktadır. Bu uygulama ile mahkumların yalnızlık duygusunun azaltılması, ailenin bütünlüğünün sağlanması ve cinsel yoksunluğun meydana getirdiği ruhsal rahatsızlıkların önlenmesi amaçlanmaktadır. Böylece mahkumun tahliye sonrasında topluma yeniden kazandırılması amaçlanmaktadır" diye konuştu.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin 2006 tarihli oturumunda, bu tür özel ziyaretlerin, tüm hükümlülere otomatik olarak bir hak olmayacağı, hüküm tarafından kazanılan bir ödül gibi görülmesi gerektiğine işaret edildiğini ifade eden Ergin, tasarıyla, kapalı cezaevinde bulunan resmi evli hükümlülerin eşleriyle görüşebileceğini bildirdi. Ergin, ABD'nin bazı eyaletlerinde, Kanada, Brezilya, İspanya, Fransa, Almanya, Finlandiya, Danimarka, Hollanda, Estonya, Rusya, İsrail, Suudi Arabistan, Meksika, Arjantin, Filipinler, Hindistan, Pakistan ve Azerbaycan'da aile görüşmelerinin yapıldığını söyledi.

-"Görüşmeler en geç 3 ayda bir yapılacak"-

Ergin, bu görüşmelerin en geç 3 ayda bir yapılacağını, cezaevi imkanları ölçüsünde 3 saatten 24 saate kadar görüşme imkanı verilebileceğini dile getirerek, kapalı cezaevinde bulunan 38 bin 153 mahkumun evli olduğunu, bunlardan 36 bin 749'unun erkek olduğunu söyledi.

Açık cezavinde bulunanlara bu hakkın verilmeyeceğini işaret eden Ergin, çocuk hükümlülerin de anne ve babalarıyla personelin yakın nezareti olmaksızın görüşebileceğini bildirdi. Ergin, çocuk hükümlülerin, kendi istekleriyle başka bir cezaevine nakillerinde ücret ödemeyeceğini ifade etti.

Sadullah Ergin, denetimli serbestlik uygulamasının, hapis cezası yerine uygulanan bir seçenek olduğunu söyledi.

Tasarı ile, açık cezaevinde koşullu salıverilmelerine bir yıldan az süre kalan iyi halli hükümlülere, koşullu salıverilmeleri tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik kapsamında infazına karar verilmesi imkanı tanındığını kaydeden Ergin, yakınlarının cenazesine katılacak olan tutuklu veya hükümlülerin, mazeret izinlerinde nerede kalacaklarına açıklık getirildiğini bildirdi. Ergin, tutuklu veya hükümlülerin öncelikle evinde, ikinci dereceye kadar akrabalarında, güvenli görülen başka bir yerde veya kapalı cezaevinde kalabileceğini belirti.

Ergin, ağır bir hastalık veya sakatlık nedeniyle cezaevinde hayatını tek başına idame ettiremeyecek mahkuma, infazının ertelenebilmesi imkanı getirildiğini bildirdi.

Komisyon'da tasarının görüşmeleri sürüyor.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.