ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ İÇİN PARTİLERLE UZLAŞMA SAĞLANMALI

Türker, partisinin Kocaeli İl Kongresi’ne katıldı. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Türker, 12 Eylül 1980 darbesinin ardından kurulan partilerin teker teker kapandığını DSP’nin ise Türkiye’deki en eski ve deneyimli parti olduğunu söyledi. Türker, DSP’nin muhalefete değil, iktidara alternatif bir parti olduğunu ifade ederek, “DSP’nin hedefi özgür ve tam bağımsız Türkiye’dir. DSP’nin önünü kesmek isteyenler var. Çünkü DSP ülkede var olan bozuk ve haksız düzeni değiştirecek tek partidir” dedi.

-TÜRKİYE’DE AYRI AYRI GÜNDEMLER VAR-

Türker, Türkiye’de halkın, medyanın ve Hükümet’in ayrı gündemleri olduğunu iddia ederek, “Medyanın gündemi, Ankara’daki egemenlere göre değişir. Bazen iktidardan yana olurlar, bazen de belli muhalefet partilerini öne çıkarırlar. Bir de Ankara’da Türkiye’yi yönetenlerin ve muhalefet edenlerin restleşerek birlikte oluşturdukları gündem var. Siz anayasa değişikliğini eşinizle çocuğunuzla konuşuyor musunuz? Anayasa değişikliğinin evde kaynayan tencereyle ilgisi var mı? Sizin önünüze Türkiye’nin en önemli gündem maddesi diye, anayasa değişikliğini koydular. Koydular da ne oldu? Kimse tartışmıyor ki. Muhalefet partileri işi o kadar boşlamış ki, muhalefeti yargı yapıyor. İktidar da yargıyı hedef seçmiş oklarını oraya fırlatıyor” dedi.

-\"HALKIN NABZINI TUTUYORUZ\"-

Son dönemdeki kamuoyu araştırmalarında DSP’ye ‘kasıtlı olarak’ yer verilmediğini söyleyen Türker, araştırmalarına artık bakmadıklarını kaydetti. Türker, 13 ilçeyi aşkın belediyenin kendilerinde olduğunu sözlerine ekleyerek, “40’a yakın belde belediyesi bizim, 6 milletvekilimiz Parlamento’da. Türkiye’nin her yerinde örgütlerimiz var. Başbakan diyor ya ‘Sivas’tan öteye gidemezsiniz’ diye, Sivas’tan öteye en fazla örgütü olan parti DSP. Buna rağmen kamuoyu araştırmalarında adımız geçmiyor. Gerçek kamuoyu araştırmasını biz Türkiye’nin her yerini geze geze yapıyoruz. Bundan güzel kamuoyu araştırması olur mu? Biz halkın nabzını tutuyoruz” dedi.

-“HER DÖRT KİŞİDEN BİRİ İŞSİZ”-

Türker, partisinin yaptırdığı işsizlik araştırmasının sonuçlarını da anlatarak, Türkiye’de resmi kayıtlara göre yüzde 13 olarak gösterilen işsizlik oranının yüzde 18 olduğunu sözlerine ekledi. İş aramaktan vazgeçenlerle birlikte bu rakamın yüzde 26’ya ulaştığını belirten Türker, her dört kişiden birinin işsiz, işsizler arasından da dört kişiden birinin üniversite mezunu olduğunun altını çizdi. Türker, DSP iktidarında üniversite sınavının kaldırılacağını sözlerine ekleyerek, “DSP iktidarında üniversite öğrencilerinin daha mezun olmadan işleri belirlenecektir. Bunu ülkenin yeraltı ve yerüstü kaynaklarını yabancılara peşkeş çekmeyen, ülkenin çıkarlarını koruyan bir parti yapacaktır” dedi.

-“BU ÜLKEYİ SÖMÜRÜ PAZARI YAPTIRMAYACAĞIZ”-

DSP’nin esnaf ve çiftçi için de araştırma yaptırdığını anlatan Türker, \"Bu araştırmaların sonuçlarını birlikte tartışacağız” dedi. Bunun yapılamaması durumunda Türkiye’nin iktidarın yarattığı \'sanal gündeme\' bırakılacağını söyleyen Türker, “Bu ülkeyi emperyalistlere sömürü pazarı yaptırmayacağız. Birilerinin ülkenin çıkarlarına kendini siper etmesi gerekir. Çünkü ülkeyi yönetenler, ülkenin çıkarlarını unuttular” dedi.

-“DSP SEÇİME TEK BAŞINA GİRECEK”-

Türker, DSP’nin seçimlere tek başına gireceğini vurguladığı konuşmasında, şöyle devam etti:
“DSP’nin çatısı altında dimdik, el ele yürümeye var mısınız? Bu inançla kimse önümüzde duramaz! DSP diğer partiler gibi lider partisi olmayacak. DSP örgüt ve kadro partisi olacaktır. Bu sağlandığında zaten kimse bizi başka partinin peşinde koşturamaz” dedi.

-SEÇİM BARAJI YÜZDE 5’E DÜŞÜRÜLMELİ

Anayasa değişikliği çalışmalarıyla ilgili olarak da değerlendirmelerde bulunan ve demokratikleşmenin sağlanması için öncelikle Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunları’nda değişiklik yapılması, seçim barajının yüzde 5’e düşürülmesi gerektiğini söyleyen Türker, DSP’nin hazırladığı Anayasa değişiklik paketini ve Siyasi Partiler Kanunu ile Seçim Yasaları’nda değişiklik içeren tekliflerini siyasi partilere götürdüğünü hatırlattı. Türker, AKP’nin, “Baraj kalkarsa, istikrar kaybolur” bahanesiyle barajın düşürülmesine destek vermediğini ifade etti.
Türker, 1995’te, 1999’da da barajın olduğunu ama yine de koalisyonun çıktığını hatırlatarak, “1965 yılında baraj yoktu, milli bakiye usulü vardı Adalet Partisi tek başına iktidar oldu. Baraj hikayesi işin palavrası. DSP’nin bundan sonraki sloganı ‘Herkes oyunu kendi partisine versin’ olacak. Artık ‘Oyum kayboldu’ söylemi kalksın. Rahmetli Ecevit isteseydi 88 seçimlerinde milletvekili seçilemez miydi? Ama o barajın altında kalmayı göze aldı ve 1999’da partisini Türkiye’nin birinci partisi yaptı. O nedenle baraj bize vız gelir tırıs gider” dedi.

-“BİZ PARTİLERİN KAPATILMASINDAN YANAYIZ”-

Anayasa değişikliği için siyasi partiler arasında uzlaşma sağlanması gerektiğini ifade eden Türker, şunları kaydetti:
“DSP hazırladığı Anayasa değişiklik taslağını tüm partilere götürdü. AKP’nin hazırladığı değişiklik paketinde, DSP’nin hazırladığı çalışmadan yararlanıldı. Önerilerimizin yarısı AKP’nin hazırladığı pakette yer alıyor. Biz partilerin kapatılmasının zorlaştırılmasından yanayız. 1980’de askerlere ‘Siz CHP’yi kapatamazsınız’ deyip kafa tutan Ecevit değil miydi?
Anayasa değişikliği için uzlaşma sağlanmalı. Anayasa kabadayılıkla yapılmaz. Yapılırsa bu anayasa, ‘kabadayı anayasası’ olur. Dayatma anayasa olmaz. Anayasa azınlıkta olan insanların güvencesidir. Hukuk kuvvetinin bittiği yerde, kuvvetlinin hukuku devreye girer. Biz iktidar partisiyle birlikte egemenleri alkışlayacağız öyle mi? Hadi canım sende! Ben ve arkadaşlarım Türkiye’de hakça bir düzenin kurulmasını sağlayacak bir anayasada söz sahibi olmak istiyoruz. Yavuz hırsıza geçit vermeyeceğiz, ev sahibinin sesi olacağız.” (ANKA)


  ANAYASA ÇALIŞMALARI İLE İLGİLİ FARKLI GÖRÜŞLER İÇİN TIKLAYINIZ.   



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.