Anayasa değişikliği TBMM\'ye geliyor

Reform İzleme Grubu\'nun (RİG) 19. toplantısı sona erdi.

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış\'ın ev sahipliğinde, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Adalet Bakanı Sadullah Ergin ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay\'ın katılımıyla sabah saatlerinde yeni Başbakanlık binasında başlayan toplantıya, öğle arasının ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında devam edildi.

Yeni Başbakanlıkta düzenlenen toplantının açılışında kısa bir konuşma yapan Bakan Bağış, RİG toplantılarının başlangıçta yılda iki kez yapılırken 2009 yılının başından itibaren iki ayda bir ve gerekli görüldüğü durumlarda Ankara dışında toplanmaya başladığını kaydetti.

Toplantının ardından Başbakan Erdoğan ve bütün bakanların katılımıyla ortak basın toplantısı düzenlendi.

Erdoğan, toplantı aracılığıyla AB\'ye katılım noktasındaki gelişmelerin ele alındığını, eksikliklerin gözden geçirildiğini ve ilerleyen döneme yönelik takvimin, yapılacakların değerlendirildiğini söyledi.

Bugün Bağış\'ın yanı sıra Adalet Bakanı Sadullah Ergin, İçişleri Bakanı Beşir Atalay ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, ilgili TBMM komisyon başkanları ve bürokratların katılımıyla verimli bir toplantı yapıldığını ifade eden Başbakan Erdoğan, TBMM\'nin Türkiye\'nin AB\'ye katılım sürecindeki büyük desteği ve önemine binaen, davetli meclis komisyon başkanları ile mevcut desteğin geliştirilmesi amacıyla TBMM\'de izlenebilecek özel çalışma usulleri üzerinde fikir alışverişinde bulunduklarını kaydetti.

Başbakan Erdoğan, toplantıda, başta Türkiye\'nin AB İletişim Stratejisi ve İspanya dönem başkanlığı sırasında ağırlık verilecek konular olmak üzere, katılım sürecinde ilerleyen döneme ilişkin yol haritasının değerlendirildiğini belirtti.

Erdoğan, 23 numaralı \"Yargı ve Temel Haklar Faslı\"nın fiili müzakerelere açılabilmesi için 2008 yılı başından itibaren hazırlıklarına başlanılan ve kapsamlı bir istişare süreci sonrasında kabul edilip 2009 yılı eylül ayında AB Komisyonu\'na gönderilen \"Yargı Reformu Stratejisi ve Eylem Planı\"nın uygulanma sürecinin grup tarafından yakından takip edildiğini de dile getirdi.

Başbakan Erdoğan, \"Son günlerde kamuoyunda yoğun şekilde tartışılan bir husus yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi, yargının tarafsızlığının geliştirilmesi ve bu bağlamda Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu\'nun objektiflik, tarafsızlık ve şeffaflık temelinde uluslararası belgeler ışığında geniş tabanlı temsil esasına göre yeniden yapılandırılması konusudur. Bu konu söz konusu strateji ve eylem planının kısa vadeli öncelikleri arasında yer almaktadır. Yargı Reformu Stratejisi ve Eylem Planı, güncel tartışmalardan bağımsız ve zamanlama bakımından da bu tartışmalardan çok önce hazırlanmıştır\" dedi.

\"Bu çerçevede öngörülen tedbirlerin bir an önce hayata geçirilmesi için gereken kararlılığın gösterilmesi hususu bu toplantıda bir kez daha vurgulanmıştır\" diyen Erdoğan, \"Ülkemizde demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanlarında önemli atılımların gerçekleştirilmeye devam edebilmesi amacıyla başta Anayasamız olmak üzere, ilgili mevzuatımızda gereken değişikliklerin geçmişteki gibi süratle hayata geçirilebilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu hususu teminen bir anayasa değişikliği paketi en kısa zamanda, farklı alanlarda yasa değişikliklerini içeren bir reform paketi de Mart ayı sonuna kadar TBMM\'ye sunulacaktır\" diye konuştu.

HSYK tartışması

Erdoğan, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış\'ın ev sahipliğinde Yeni Başbakanlık\'ta yapılan \"19. AB Reform İzleme Grubu Toplantısı\"na ilişkin açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

\"Yargı reformunda en önemli noktalardan Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK). Adalet Bakanı da yüksek yargı organlarına ziyaretlerde bulundu. Buralardan gelen açıklamalara göre, HSYK konusunda geri adım atmayacaklarını söylediler. Bu, düşünce sizin için engel mi, engelse nasıl aşmayı düşünüyorsunuz?\" sorusuna Başbakan Erdoğan, şu yanıtı verdi:

\"Türkiye\'de yasama organı HSYK değildir. Yasaları, yasama organı yapar. Anayasayı, yasama organı yapar. Dikkat edilirse konuşmamda bir şey söyledim; yani AB\'nin bu noktadaki 27 ülkesinde uygulama neyse, hatta daha ileri gittim dünyadaki uygulamalar neyse, adeta biz bunun bileşkesini oluşturmanın gayreti içindeyiz. Burada geri adım atmayız, atarız, bu tür, eğer biz bir çatışmanın içine girersek orada sağlıklı bir neticeye ulaşamayız. Burada \'ben\' anlayışı yok, burada \'biz\' anlayışı var. \'Biz\' anlayışı içinde yer alanlarla biz bu tür bir adımı atmak istiyoruz.

Eğer benim bakanım kalkıp, bu kurumların hepsini ziyaret ediyorsa, o nezaket görevini yerine getirmiştir, dolayısıyla aynı şekilde biz karşı nezaketi de kendilerinden bekleriz. O da nedir; düşüncelerini söylerler, düşüncelerini söyledikten sonra, yasama organı bu düşüncelerin çerçevesi içinde çalışmasını yapar. Bu çalışmalar neticesinde de TBMM, olması gerekeni parlamentoda müzakere ederek yasayı çıkarır. Olay budur, bunun işleyişi budur. Yani, \'Bu AK Parti iktidarıdır\' diye bakarsanız veya \'bu parlamentoda AK Partililer sayısal olarak daha kalabalıktır\' diye bakarsanız, bu dünyanın hiçbir ülkesinde hele hele ileri demokrasilerde görülmüş bir uygulama değildir ve böyle bir şey de bugüne kadar yaşanmamıştır.

Bizim tavsiyemiz şudur: Lütfen ön yargıları bırakalım, ön yargılardan uzak bir şekilde 27 tane AB üyesi ülkede uygulama nedir? Bu uygulamayı herkes gözden geçirsin. HSYK\'nın içinde olanlara da tavsiye ediyorum, onlar da gözden geçirsin. Parlamentoda gurubu olan partiler de inanıyorum ki onlar da gözden geçiriyorlar. Dışardaki STK\'lar, onlar da gözden geçirsinler. Ve burada bir konsensüs oluşsun istiyoruz. Ve bunu hatta biz uzlaşmayla gerçekleştirelim diyoruz. Onun için de bakanımıza \'dolaş, müzakere edin\' dedik... Ve ondan sonra da grupları aynı şekilde dolaşalım, onlarla da bu işin müzakeresini yapalım, ondan sonra da parlamentoda bu adımı atalım. Çünkü Türkiye\'nin şiddetle buna ihtiyacı var.\"

\"A\'dan Z\'ye Anayasa değişikilği söz konusu değil\"

\"Anayasa değişiklik paketinin içinde hangi başlıklar bu paketin içinde olacak? Bir de paketi muhalefete götürecek misiniz?\" sorusunu yanıtlarken de Başbakan Erdoğan, çalışmaların yapıldığını bildirdi.

\"Fakat biz yine basın da yer aldığı gibi, böyle baştan aşağı A\'dan Z\'ye bir anayasa değişikliğini konuşmuyoruz, böyle bir şey söz konusu değil\" diyen Erdoğan, \"Biz, burada başta yargı reformu olmak üzere yine ombudsmanlık gibi yine AB sürecinde hep gündemde kalan konular, bunun yanında siyasi partilerle ilgili özellikle seçimlerde sandık güvenliğiyle alakalı, buna benzer konularda arkadaşlarımız çalışmaları şu anda yapıyorlar. Bunlar netleştikçe bunları duyacaksınız\" dedi.

Erdoğan, \"Fakat tabii zaman itibariyle çok fazla bir zamana, elimizde böyle bir fırsat yok. Onun için de süratle bunu bitirip, hemen diğer siyasi partilere, -parlamento içi, parlamento dışı- götürmeyi hedefliyoruz. Sadece parlamento içi değil, daha önce yaptığımız gibi diğer siyasi partilerle de bunu görüşmeyi hedefliyoruz. Onlarla da görüştükten sonra nihai kararı verip adımımız atacağız\" diye konuştu.

\"Bu dünya Sultan Süleyman\'a kalmadı ki...\"

Bir gazetecinin, \"Bugün 28 Şubat... Açıklamanız olacak mı? 1000 yıl sürer açıklamasıyla ilgili de yorumlar var, 10 yıla bile kalmadan bitti şeklinde...\" sözleri üzerine Erdoğan, \"Ben bu değerlendirmelerin hiçbirinin içinde yer almıyorum\" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, \"Çünkü bir insan, bin yıl yaşamayacağına göre, bu kadar uzun bir süreci değerlendirmenin de anlamı yok. Biz, önce bir defa anı değerlendirelim ve bu anı değerlendirirken de geleceğe bir ufuk çizelim. Çünkü dünya neleri gördü. Bu dünya, Sultan Süleyman\'a kalmadı ki bize kalacak, böyle bir şey var mı? Böyle 1000 yılı, 100 yılı konuşacaksın. Yani her an, her şey değişiyor. Her şey sürekli olarak güncelleniyor. Zaten demokrasinin güzelliği burada\" dedi.

Demokratik açılım

\"Demokratik açılım ile ilgili yasalar pakette olacak mı? Mahmur kampından dönüşler önemli, bu süreçte gelinen nokta nedir?\" sorularını da yanıtlarken Erdoğan, \"Hazırlarsanız, bu açıklamaları yaptığımızda bir şey söylemiştik; kısa, orta, uzun vadeli bir yol haritası olacak demiştik. Bunun yanında aynı şekilde yönetmeliklerle yapacağımız değişiklikler, orta vadede de yasalarla, uzun vadede de biliyorsunuz Anayasa değişikliği, o uzun vade kapsamı içinde olacak demiştik. Şu anda genelge ve yönetmeliklerle adımları atmaya başladık. Hatta yasalarla ilgili yaptığımız birçok değişiklikler oldu. Şu anda orta vadeli çalışmalara yönelik Meclis\'e gönderilen yasalar var. Bunlar ağırlıklı olarak insan hakları çatısı altında toplayabileceğimiz konular, bizim için insan hakları olayı çok çok önemli, özgürlükler bizim için çok çok önemli... Bu adımları attık\" ifadelerini kullandı.

Erdoğan, \"Tabii dışarıdan içeriye gelme konusunda da biliyorsunuz, bir istemediğimiz durumla karşılaştık. Biz, Mahmur\'dan veya dağdan gelenlerden olaylara karışmamış v.s, bu açıklanan süreçten istifade etmek isteyenlere ne dedik; \'kapımız açıktır\' dedik. Tabii oradaki olaylar ister istemez, nasıl ki tüm vatandaşlarımızı rahatsız ettiyse, bizi de rahatsız etmiştir. Böyle bir tablo olmamalıydı. Şimdi böyle bir tablonun olmadığı bir süreci biz yine devam ettiriyoruz. Şu anda, burada kapanmış bir kapı yok, açık... Ama bu tür bir olayı asla tasvip etmemiz mümkün değil, buna müsaade etmemiz mümkün değil, aksi taktirde şu anda girdiğimiz yol ne ise milli birlik ve kardeşlik süreci içinde bu aynen devam etmektedir. Ve bunu bu şekilde devam ettireceğiz. Çünkü demokratik açılım süreci noktasında geri adım atmamız söz konusu değil\" diye konuştu.

ABD\'deki Ermeni tasarısı

Başbakan Erdoğan, \"ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi\'nde ele alınacak 1915 olaylarının \"soykırım\" olarak tanınmasını isteyen tasarıyla temaslarını olup olmadığına ilişkin\" soruya \"Bu konuyla ilgili olarak tabii ki temaslarımız sürekli var. Benim son ABD seyahatimde bu konuyu da görüştük. Dışişleri bakanım sürekli görüşüyor. Bu arada Dışilişkiler komisyonumuz, milletvekili arkadaşlarımız, bir grup şu anda ABD\'de bulunuyorlar. Kongre üyeleriyle yaptıkları, yapacakları görüşmeler var. Bu süreç devam ediyor. Tabii bizim duruşumuz bellidir. İsviçre\'den başlayan bir süreç vardır. Bu süreçten sonrası bizim iyi niyetimiz de devam etmektedir. Yani bu iyi niyet karşılıklı olarak devam ederse, netice alacağımıza ben inanıyorum. Ama bu iyi niyeti, eğer 4 Martta orada böyle yanlış bir adım atılacak olursa 24 Nisanda bir yanlış adım atılacak olursa bu süreci, bu baltalar. Bu yanlış bir adım olur. Öyle zannediyorum ki bu hassasiyeti de herhalde kongre üyeleri gözetecektir\" cevabını verdi.

CNN TÜRK






  YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARI İLE İLGİLİ FARKLI GÖRÜŞLER İÇİN TIKLAYINIZ. 



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.