DSP Genel Başkanı Masum Türker, Mersin Gazeteciler Cemiyeti'nde düzenlediği basın toplantısında, Anayasa değişikliğiyle ilgili metinlerin parlamentoda görüşülmesi sırasında her maddenin ayrı ayrı oylanmasına rağmen, Anayasa değişikliği halka sunulurken bütün maddelerin birlikte sunulmasını, ''demokratik anlayıştan uzak ve dayatma'' olarak niteleyerek, bu nedenle değişikliğe karşı olduklarını söyledi.

Anayasa değişiklikleri konusunda asıl tartışılması gerekenin, Anayasa Mahkemesi ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) yapısındaki değişiklik olduğunu ifade eden Türker, şöyle devam etti:
''HSYK değişikliği ile yargı artık siyasetin emrine giriyor. Siyasette özellikle demokratik yaşamın olmazsa olmaz kuralı olan erklerin ayrılığı ilkesi tamamen ihlal ediliyor. Bilindiği gibi parlamento Başbakan'ın emrinde, hükümet Başbakan'ın emrinde, HSYK'da yapılacak değişiklikle bu sefer yargı da Başbakan'ın emrine sunulacak. Bunun en tipik örneğini geçtiğimiz günlerde yaşadık. HSYK'da yapılan bir tartışma sonrasında daha Adalet Bakanı kapıdan yeni çıkmışken, Başbakan meydanlarda HSYK'yı şikayetini dile getiriyordu. Bu da gösteriyor ki, siyasetin yargıyı ele geçirme hevesi, bu madde değişikliğini getirmektedir.

Esas üzerinde durduğumuz konu ise Anayasa Mahkemesi yapısının değiştirilmesidir. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Anayasa Mahkemesinin yapısını sulandırarak kendi güdümüne, partisinin görüşleri altına alarak Anayasa Mahkemesinin bu duruşunu sağladıktan sonra Anayasa'yı tekrar değiştirmek istemektedir.

Demokratik özerklikle ilgili taleplere tepki göstermedi. Bu da gösteriyor ki, Başbakan gelecekte Türkiye'yi federal bir yapıya dönüştürerek başkanlık sistemini getirmek istiyor. Ancak bunu Anayasa yoluyla yapabilmesi için, yapılacak itirazları değerlendirmesi söz konusu olan Anayasa Mahkemesinin değişmesi ve yapısının sulandırılması gerekiyor. İşte bu noktada Erdoğan'ın neden böyle yaptığı açıkça ortadadır.''

Türker, kamuoyundaki ''terör örgütü ile görüşme'' iddialarıyla ilgili, ''Son günlerde terör örgütü ile hükümetin yaptığı görüşmeler tartışma konusudur. Başlangıçta bunu reddeden Başbakan şimdi hem kendisi hem de Adalet Bakanı aracılığıyla terör örgütü ile görüşmelerin yapıldığını, Cumhurbaşkanı'ndan aldıkları destekle bu görüşmelerin devlet kurumları aracılığıyla yapıldığını söylemektedir. Aklımıza şöyle bir soru geliyor. Bu devleti yöneten hükümet ve hükümetin başı Recep Tayyip Erdoğan değil mi'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan'ın ''evet'' oylarının az çıkmasının telaşına kapıldığını iddia eden Türker, şunları söyledi:
''Başbakan her geçen gün her şeyi yapmayı göze alıyor. Bir gün evvel reddettiği konuşmaların olabilirliğini açık seçik gündeme getiriyor. Başbakan 'evet'leri çıkarabilmek için, temcit pilavı gibi eskiden gündeme getirip hiç uygulamadığı önerileri yeniden gündeme getiriyor. Bundan 3 ay evvel esnaf paketi açtılar. Kredi faizlerinin düşürüleceğini, esnaf ve sanatkara bol kredi verileceğini söylediler ama dün Tokat'ta yaptığı açıklamadan anlıyoruz ki, daha faizleri 3 ay geçtiği halde indirmemiş. Bu Anayasa değişikliği nedeniyle 'evet' verin manasında rüşvet teklif ederek, esnaf ve sanatkara önümüzdeki dönemde bu indirimi yapacağını söylüyor.''




AA


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.