“Anayasa toplumun her kesimine hitap eden bir belge olmalı“

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,anayasanın evrensel hukukla bir halkın nasıl iç içe geçtiğini, dokularının nasıl uyuştuğunu ortaya koyan bir belge olduğunu belirterek, ''O nedenle anayasalar bir siyasal partinin veya sadece parlamentoda bulunan siyasal partilerin tek başlarına kotarabilecekleri bir hukuk metni değildir. Anayasa toplumun her kesimine hitap eden bir belge olmak zorundadır'' dedi.

Kılıçdaroğlu, CHP'nin, milletvekilleri ve parti yöneticilerin katılımıyla Abant'ta gerçekleştirilen çalışma toplantısının ikinci gününün açılışında yaptığı konuşmada, yeni yasama yılının başladığına dikkati çekti. Genel seçimler sonrası seçilen milletvekillerinin yaz tatilinde bölgelerinde olduğunu, ayrıca milletvekili çıkaramadıkları illerde de çalışmalar yaptıklarını anlatan Kılıçdaroğlu, ''İlk sosyal toplantımızı şimdi yapıyoruz. Yeni yasama döneminde nasıl bir strateji belirleyeceğiz, bunun çalışmasını yapacağız'' dedi.

Milletvekillerinin çoğunun ilk kez parlamentoya girdiğini anımsatan Kılıçdaroğlu, ''Hem parlamentodaki çalışma şeklimiz, nasıl çalışacağız, grup disiplini nedir, grup disiplininde nelere dikkat edeceğiz, bunları detaylı olarak burada görüşeceğiz tartışacağız, konuşacağız'' ifadelerini kullandı.

"ESNAFIN ŞİKAYETLERİ VAR"
Dün Ankara'da patlamanın meydana geldiği Kumrular Sokak'taki esnafı ziyaret ettiğini anımsatan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: ''Bütün esnaf arkadaşlarımızın bizden bekledikleri var. Gelen zamlardan şikayet ediyorlar. 'Bunu sizin milletvekili arkadaşlarınız yeteri kadar seslendirmiyor' diyorlar. 'Doğalgaz, elektrik zamları bizim belimizi büküyor' diyorlar. Kendilerine söyledik, 'Parlamento yeni açıldı, daha henüz yolun başındayız, belli bir süre içinde daha fazla çalışacağız' onlara söz verdik, sizin adınıza söz verdik.

Bir gerçeğin daha altını özenle çizelim. Gerek medyada gerek belli çevrelerde büyük ölçüde yeni bir anayasa seslendiriliyor. Kumrular Sokak'taki hiçbir vatandaş bana 'Kemal bey, 'şu yeni anayasayı yapın' demedi ya da 'katkı verin' demedi. Ama bir sözümüz vardı millete, biz demiştik ki 'daha özgürlükçü, daha adil, kadın erkek eşitliğinin olduğu, güçler ayrılığı ilkesinin tam oturduğu, medyanın özgür olduğu, insan haklarının genişlediği bir anayasaya ihtiyaç vardır' Halkımız böyle bir anayasayı istiyor, o açıdan eş zamanlı olarak çalışacağız.''

Oluşturulacak Uzlaşma Komisyonu'na kendi alanlarında birikimli, hem akademik hem uluslararası hem ulusal deneyime sahip 3 milletvekillerini göndereceklerini belirten Kılıçdaroğlu, ''Dolayısıyla yeni bir anayasanın yapılması konusunda her türlü katkıyı bu arkadaşlarımız vereceklerdir. İyi niyetle vereceklerdir, daha özgür, daha demokrat bir Türkiye için verecektir'' diye konuştu.

''Eğer cumhuriyet diyorsak, cumhuriyet demokrasi üzerinde yükselmeli. Cumhuriyet diyorsak, insan hakları üzerinde yükselmeli, cumhuriyet diyorsak medya özgürlüğü üzerinde yükselmeli, cumhuriyet diyorsak kişinin özel yaşamına müdahale edilmeyen bir güvenin sağlandığı bir hukuk düzeni üzerinde yükselmeli. Cumhuriyet diyorsak evrensel hukuku kabul edeceğiz'' diyen Kılıçdaroğlu, ''Türkiye bunu hak ediyor ve CHP milletvekilleriyle, hep beraber grup olarak bu inancın, amacın arkasındayız'' dedi.

"KIRMADAN, DÖKMEDEN, HALKA GÜVEN VEREREK"
Vatandaşların milletvekillerinden sorunlarını dile getirmelerini beklediğini belirten Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: ''Gerek soru önergeleriyle gerek yasalar Meclis gündemine geldiğinde yasalar üzerinde görüş belirterek, gerek vereceğimiz araştırma komisyonu önergeleriyle gerek ciddi sorun olursa Bakanlarla ilgili gensoru önergeleriyle kendimizi göstereceğiz. Halka, halkın çıkarlarına dönük muhalefetin nasıl yapıldığı anlatacağız. Kırmadan, dökmeden, halka güven vererek, 'evet bunlar doğruyu söylüyor' inancını yaratarak, bu mücadelemizi parlamento zemininde sürdüreceğiz. Şunu sakın unutmayın, seçimlere giderken biz projeler hazırlamıştık. En büyük tepki, 'efendim bu projelerin hiç bir inandırıcılığı yok, bunlar doğru değil' demişlerdi. Seçimler bitti, bakın bizim projelerimize AKP sahip çıkmaya başladı. Bu ne demektir? Bizim ürettiğimiz projeler ölçülüp tartılan, halka güven vermesi için üzerinde uzun süre emek harcanan projelerdir. Onlar da gördüler ki 'evet bu projeler uygulanabilir.' Şimdi bunlarla ilgili kanun tekliflerimizi vereceğiz, bunların komisyonlarda görüşülmesi için çaba da harcayacağız, mücadelemizi yapacağız. Anayasa çalışmaları gelecektir, orada bir sorunumuz yok, arkadaşlar gidecek çalışmalarını yapacaklar.''

"HERKES BU BENİM ANAYASAM DİYEBİLMELİ"
Anayasayla eş zamanlı, üzerinde düşünülmesi tartışılması gereken başka yasalar da olduğuna dikkati çeken Kılıçdaroğlu, anayasanın sıradan bir yasa olmadığını söyledi.

Anayasanın bir devletin çatısını, organizasyonunu belirlediğini dile getiren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: ''Anayasa bir devletin felsefesini, ideolojisini ortaya koyar. Anayasa, evrensel hukukla bir halkın nasıl iç içe geçtiğini, dokularının nasıl uyuştuğunu ortaya koyan bir belgedir. O nedenle anayasalar bir siyasal partinin veya sadece parlamentoda bulunan siyasal partilerin tek başlarına kotarabilecekleri bir hukuk metni değildir. Anayasa toplumun her kesimine hitap eden bir belge olmak zorundadır. Parlamentoda olan, olmayan siyasal partiler. Parlamentoda işlevi olmayan, ama toplumun arasında güçlü olan sivil toplum kuruluşlarının görüşü almalıdır. İşçinin, çiftinin, memurun, esnafın... bunların örgütlerinin görüşlerini almak zorundadır. Çünkü anayasanın temel özelliği anayasa kitapçığını eline alan herkesin 'evet bu benim anayasamdır' diyebileceği bir belge olmak zorundadır, anayasa. Anayasa budur, o nedenle anayasa çalışmalarını daha dikkatli, daha sistematik, dünyayı gözleyerek, evrensel hukuku, insan haklarını, demokrasiyi gözleyerek, toplumu daha ileriye taşıyan belgeler olduğunu unutmamız gerekiyor. Komisyon çalışacak, bizler de komisyonlara destek vereceğiz.''

Komisyonlarla beraber eş zamanlı başka çalışmaları da yapmak zorunda olduklarını bildiren Kılıçdaroğlu, ''Demokrasi, istiyor muyuz? İstiyoruz. Anayasayı bunun için mi değiştiriyoruz? Güzel, o zaman madem demokrasi istiyorsak siyasal partiler yasasının değişmesi lazım. Siyasal partiler yasası da darbe ürünü bir yasa değil mi? Darbe ürünü yasa, darbeye karşı değil miyiz? Darbe karşıyız. Darbeyi yapanların çıkardığı yasaları demokrasi bağlamında değiştirmeyecek miyiz? Değiştireceğiz, güzel. O zaman ne yapacağız, iktidar partisine diyeceğiz, diğer partilere de diyeceğiz; 'Siz demokrasi istemiyor muydunuz. Biz anayasayı niye değiştiriyoruz, daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük için, gelin siyasi partiler yasasını değiştirelim. Demokrasi, siyasi partilerin içine de gelsin.' Yüzde 10 seçim barajı, dünyada olmayan bir garabetten, artık bu ayıptan Türkiye'yi kurtaralım'' dedi.


ANAYASANIN 90. MADDESİ
Anayasa'nın 90. maddesinde ''uluslararası sözleşmeler iç hukukun üzerindedir'' hükmünün bulunduğunu anımsatan Kılıçdaroğlu, ''Güzel, biz bunu parlamentoda oy birliği ile geçirmişiz arkadaşlar. Bir tek milletvekili bu maddeyi 'hayır uluslararası sözleşmeler iç hukukun üzerinde olmasın' dememiştir. Neden? Türkiye'yi evrensel hukukla beraber kılmak için. O zaman yapmamız gereken nedir? Anayasa'nın 90. maddesinin önündeki bütün engelleri kaldırmak ve iç hukuku buna göre düzeltmek. Anayasanın o maddesi duruyor, şu anda da hiç kimse itiraz etmiyor, hiçbir siyasal parti itiraz etmiyor, hiçbir sivil toplum kuruluşu itiraz etmiyor, parlamento dışındaki hiçbir siyasal parti itiraz etmiyor. O zaman yapacağımız: 'Demokrasi mi istiyorduk, evet. Özgürlük mü istiyorduk, evet. Evrensel hukukla uygun bir iç hukuk mu istiyorduk, evet. O zaman gelin Anayasa'nın 90. maddesinin önündeki bütün engelleri kaldıralım. Bunun için bir yasal engel var mı, var. O zaman iyi niyet testini, samimiyet testini göreceğiz'' diye konuştu.

"CHP NİYE YENİ BİR ANAYASA İSTİYOR?"
İki temel soruna dikkati çekmek istediğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: ''Neden anayasa değişikliğini talep ediyoruz, az önce söyledim. Demokrasi için, özgürlükler için talep ediyoruz. Basın özgürlüğü, üniversitelerin özerkliği için talep ediyoruz. Devletin baskıcı rejiminden, yapısından, bireyin özgürleşmesi için, onun üzerindeki baskıların en aza indirilmesi için anayasa değişikliğini talep ediyoruz. Özel yetkili mahkemelerin kaldırılması için talep ediyoruz, askeri darbe döneminde gelen, tüm hukuk sistemine aykırı olan düzenlemelerin değişmesini istiyoruz. Niçin anayasa değişikliğini CHP talep ediyor, neden yeni bir anayasayı CHP istiyor, bunu çok açık toplumun tüm kesimlerine aktaracağız. Vatandaşa şunu söyleyin, 'CHP niye yeni bir anayasa istiyor?', 'Kardeşim senin telefonların dinlenmesin diye, sen özgürce konuş diye' biz istiyoruz. Bunu söyleyeceğiz, bu açıdan çok önemli. İkincisi de anayasa değişiklikleri toplumun beklentilerini karşılayacak mı? Bu da çok önemli, toplumun beklentilerini karşılamayan bir anayasayı, anayasa sayabilir miyiz? Toplumun tüm kesimlerinin beklentilerini karşılayacak bir anayasa.''

"DAHA BU ZAMLAR FATURAYA YANSIMADI"
Türk ekonomisiyle ilgili değerlendirmelerde de bulunan Kılıçdaroğlu, ekonominin iyi yönetilmediğini savundu.

Kılıçdaroğlu, ''Son 3 aya bakın yüzde 30 develüasyonla karşılaştık. Doğalgaz zammı geldi, elektrik zammı geldi. Dün konuştum, esnaf bunları sordu, 'bunlara niye tepki göstermiyorsunuz?' diye. Daha bu zamlar yurttaşın faturasına yansımadı, yurttaşın cebine yansımadı. Önümüzdeki günlerde faturalar gidecek, yurttaş zammı o zaman fark edecek. Ama bizim bunu bugünden, en azından yapılan yanlış yönetimlerin, yanlış anlayışların ortaya konulmasında bize görev düşüyor, bunları yerine getireceğiz. Bunları daha fazla dillendirmemiz gerekiyor'' dedi.

"TERÖRÜ BİR ÇÖZERİZ"
Terörün de Türkiye'nin en ciddi sorunlarından birisi olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: ''Her terör mağduruna gittiğimiz de bize şunu söylüyor; 'İnşallah bu son olur.' Kumrular Sokak'a gittiğimde de bütün esnaf arkadaşlar aynı şeyi söyledi. Bu bizim dileğimiz, ama terör konusunda hükümetin izlediği politikaların Türkiye'yi ciddi açmazlarla karşı karşıya getirdiğini de artık halka anlatmamız gerekiyor. Terör sorunu, 'seçimi kazanmak için masaya oturma' olarak algılanamaz. 'Seçimde terör olmasın, seçime gidiyoruz, oturalım masaya pazarlık yapalım, seçimden sonra Allah kerim, biz bu işi götürürüz' anlayışı terörü azdırır, arkadaşlar. Bunu da bizim her yurttaşa anlatmamız gerekiyor ve şu algının Türkiye'de yerleşmesini istiyoruz. Türkiye'de terör çözülecekse bunun bir tek adresi var. Bu adres CHP'dir. Terörü biz çözeriz. Neden çözeriz, çünkü biz toplumsal desteği, ortak aklı egemen kılmayı savunan tek siyasal partiyiz. Ve terörle mücadelenin tek başına silahla çözülemeyeceğini söyleyen tek partiyiz. Siyaset kurumu terörün önlenmesi konusunda görevini yerine getirmiyor diyen tek partiyiz. Terörü sonlandırmak için AKP'nin getireceği projelere destek vereceğimizi, bunu da Türkiye'nin çıkarları olduğu zaman, gerekirse partinin çıkarlarının üstüne koyarız diyen tek siyasi partiyiz. Çözümsüzlüğün adresi de Adalet ve Kalkınma Partisi'dir bunu anlatmamız lazım... Ne getirdiler de biz destek vermedik, çözüm mü getirdiler? AKP ne çözüm getirdi de CHP karşı çıktı, bunu halka anlatmamız lazım, eğer terör olgusundan Türkiye'yi kurtarabilirsek, önemli bir virajı dönmüş olacağız, bu da bizim açımızdan çok önemlidir.'' (AA)



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.