'Anayasa ve İmralı hassas konular'
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, hem yeni anayasa yapım süreci hem de İmralı ile gerçekleştirilen görüşmelerin çok hassas konular olduğunu ifade ederek, “Çok dikkat etmek lazım. Biri diğerini engelleyici bir mazeret olmamalı.” dedi.

 Çiçek, PKK'nın Avrupa'ya giden uyuşturucunun, daha önce alıcısı ve satıcısı iken bugün patronu haline geldiğine dikkati çekerek, bu işten rant temin edenlerin altın yumurtlayan tavuğu kesmek istemeyeceklerini de vurguladı.

 TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Parlamento Muhabirleri Derneği’ni ziyaret etti. Çiçek, basının demokratik toplumdaki önemine dikkat çekerek, Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutladı. Tutuklu gazetecilerin hatırlatılması üzerine Çiçek, “Tutuklamanın istisnai olduğunu kabul etmemiz gerekir. Tutukluluk bir tedbirdir. Mahkumiyet değildir. İster gazeteci ister sade vatandaş bakımından, mahkumiyete dönüşmemelidir. Bu temennimiz ve arzumuzdur. Biran evvel davaların sonuçlanması ve kişilerin akıbetinin baştan belli olması çok önemli.” dedi. Çiçek, adli kontrol mekanizmasına dikkat çekti.

  Çiçek, konuşmasının ardından gündeme ilişkin soruları yanıtladı. İmralı ile başlayan görüşmeler ve bu konuyla ilgili Parlamento’ya henüz bilgi verilmemesi konusunda da Çiçek şöyle konuştu: “Terör meselesi insanlık tecrübesidir. Bazı ülkelerde bu sorunu sonlandırmak üzere bizimkine benzer çalışmalar da var. Mesela Kolombiya bunlardan birisidir.” Terör sorununun Türkiye sorunu olduğunu ifade eden Çiçek, “Başkasından bir şey beklemeyelim. Başkaları ile işbirliği yapılabilir, başkalarının desteği istenebilir. Verirler vermez… Şu ana kadar yeteri kadar destek vermediler, bunu hep ifade ettik. Bunu biz çözeceğiz. Bu bizi ne kadar geniş ve kapsamlı tutabilirsek, 'karşılaşacağımız engelleri kolay aşabiliriz' diye düşünüyorum.” diye konuştu.

  Sorunun çözümünün kolay olmadığını aktaran Çiçek, şöyle devam etti: “Sorunun kökleri Osmanlı’ya kadar giden, zaman zaman Cumhuriyet döneminde de nüksetmiş olan, tarihi derinliği olan da bir konu. Özellikle sizler tarafından haber konusu yapılırken çok hassas değerlendirmelerin yapılması gerekir. Ben bu süreç başladığından beri, olup bitenleri, tartışmaları, yazılanları takip etmeye çalışıyorum. Bir bilgi kirliliği yaşandığını net olarak ifade edeyim. İlgilileri tarafından resmen bir açıklama yapılmadığı takdirde yeni bir bilgi vereceğiz diye insanların kafasını karıştıracak, doğrulanmamış, teyit edilmemiş, kişisel kanaat veya kulis haberi cinsinden haberlerin çokça yer alıyor olması, vatandaş açısından bazı tereddütleri de beraberinde getiriyor.”

  “BU İYİMSERLİK VE KÖTÜMSERLİK ARASINDA GİDİP GELECEK BİR KONU DEĞİL”

 Çiçek, bizatihi toplantılarda bulunmuş gibi yapılan aktarımları sakıncalı bulduğunu ifade ederek, “Bir de bu sorun yarın öbür gün çözülecekmiş gibi bir iyimser hava. Bu iyimserlik, kötümserlik arasında gidip gelecek, değerlendirme yapılacak bir konu değil. Olabildiğince gerçekçi olmak lazım. Başka ülkelerin de müzakere süreçlerine baktığımızda bunun ne kadar sıkıntılı, ne kadar zorluklarla dolu bir yol olduğunu, oradan da biliriz, Türkiye bağlamında da biliyoruz. Bu konuda vatandaşı yersiz beklentiler içine sokmamak gerekecek.” şeklinde konuştu.

 “TERÖR, BİR ÇOK KİŞİYE DEĞİŞİK SEBEPLERLE RANT SAĞLAYAN BİR SEKTÖR”

 Terörün önemli bir sektör olduğunu aktaran Çiçek, “Kimse bu altın yumurtlayan tavuğu kendileri için bırakılmasını kolay kolay istemeyecektir. Terör örgütlerinin özellikle de bu örgütün en önemli gelir kaynaklarından bir tanesi uyuşturucu ticaretidir. Bugün Avrupa’ya giden, Avrupa’da pazarlanan uyuşturucunun neredeyse patronu bu örgüt haline gelmiştir. Daha önce alıcısıydı, satıcısıydı; şimdi patronu haline geldi. Evvela işin bu kısmından bakalım. Bu bir çok kişiye değişik sebeplerle imkan ve fırsat sağlayan, kazanç, rant sağlayan bir sektör.” ifadesini kullandı. Terörün uluslararası bağlantılarına dikkat çeken Çiçek, “Bazı ülkelere dost ülke diyoruz. Politikada bu dost lafı biraz diyet bir laf. Fazla kalorisi yok. Ama uluslararası işbirliği de önemli. Onun için Türkiye açısından terör meselesi muhakkak çözülmesi gereken bir konu.” dedi.

 “GÜVENPARK’TA KONUŞULACAK BİR KONU DEĞİL”

 Parlamentoya süreç ile ilgili bilgi verilmesi konusunda ise Çiçek, “Bilgi verilmesi gerektiği zaman bilgi verilir ve verilmelidir. Ama bizim de şöyle bir şeyimiz var. Bilgi edinmek sizin için hem bir görev, hem bir haktır. Bizden bilgi soracaksınız, ilgililerden bilgi soracaksınız. Vatandaşa da vereceksiniz. Ama şunu da gördük ki geriye dönük başka ülkelerin uygulamalarında, hemen her gün her sabah da bu konu Güvenpark’ta konuşulacak bir konu değil. Çünkü her türlü komplikasyonlara, her türlü yönlendirmelere açık bir süreç olduğu için, bilgi ihtiyacı bazen herkese verilir bazen verilmesi gerekenlere verilebilir. Bu hassasiyete de iyi bakmamız gerekiyor.” şeklinde konuştu.

 “TERÖR MESELESİ İLE İLGİLİ BİR ATIF ANAYASA’YA YAPILIR, ÇENGEL ATILMAYA ÇALIŞILIRSA…”

 Başka bir gazetecinin, Mardin Bağımsız Milletvekili Ahmet Türk’ün açıklamalarını hatırlatarak, “Çözüm, Anayasa’da düğümleniyormuş gibi gözüküyor. Temel haklar, hürriyetler, anayasada yapılacak düzenlemeler konusunda. İmralı’nın da 20 maddelik anayasadan, Türkiye Cumhuriyet vatandaşlığı temeline bağlı yeni bir vatandaşlık tanımından söz etti. Vatandaşlık tanımı başta olmak üzere uzlaşmak mümkün mü?” şeklindeki sorusu üzerine Çiçek, “Yaptığımız önemli bir çalışmayı özel bir olayla bağlantılı hale getirirseniz, bağlantıdan rahatsız olanlar olabilir. Bu süreci sıkıntıya sokabiliriz. Hem o süreci hem anayasa yapım sürecini sıkıntıya sokabiliriz.” dedi. Yeni anayasanın gereklilik olduğuna dikkat çeken Çiçek, “Siz bu sürecin her aşamasında filanca olayla, falanca olayla bağlantısını kurarak bir şey yapmaya çalışırsak, o taktirde bu çalışmalara da çok olumlu katkı olmaz. Bence bu görüşler zaten dört siyasi parti tarafından, kim neyi nasıl anlıyorsa, vatandaşlıktan ne anlıyorsa, ne anlaması gerekiyorsa, nasıl düzenlenmesi gerekiyorsa görüşleri partiler masaya getiriyor. Konuşulacak, tartışılacak. Sonuçta ortak bir çözümü birlikte bulacağız, bulmak durumundayız. Onun için bu işin dışında bu işi götürmemiz gerekiyor. İkide bir terör meselesi ile ilgili bir atıf anayasaya yapılır, bir çengel atılmaya çalışılırsa bunlar düzenlensin düzenlenmesin tarzında demiyorum, baştan beri söyledim ki, bu işler hassasiyet gerektiriyor. Terör meselesi ne kadar hassas bir konuysa… Bu süreç ile ilgili de siyasi partilerin görüşleri tam olarak örtüşmüyor ki, bu sürece olumlu bakan olduğu kadar olumsuz bakan da var. Biz bu anayasayı olumlu bakanlar, olumsuz bakanlarla birlikte yapacağız. Bu iş varsa yoksa Anayasa Komisyonu’nda çözülür, olmazsa olmaz noktasına getirirsek, ikisini birden olmaz noktasına getiririz. Biraz daha bu işlerde hassas davranmak gerekir. ” diye konuştu.

 “SÜRECİN BAŞINDAN BU YANA SIKINTILI AÇIKLAMALAR YAPILIYOR”

 Çiçek şöyle devam etti: “Ben bu süreç başladığından beri yapılan açıklamaların önemli bir kısmını sorunlu açıklamalar olarak görüyorum. Sıkıntılı açıklamalar olarak görüyorum. Her şeyi konuşmak gerekiyor mu, bilemiyorum. Başka ülkelerde bu müzakereler sürdürülürken, İspanya, İrlanda’da acaba bu kadar çok konuşma oldu mu, her önüne gelen konuştu mu, her önüne gelen terör uzmanı gibi açıklama yaptı mı? Yaptığım araştırmalarda böyle bir bilgim yok. Onunu için Türkiye, bu konuları olduğundan fazla sağa sola çekerek konuşuyor. Yapılacakları da korkarım ki sıkıntıya sokmasın.” İki hassas çalışma yürütüldüğünü aktaran Çiçek, “Biri yeni Anayasa öbürü terörle ilgili yaşadığımız gelişmeler. İkisi de hassastır. Çok dikkat etmek lazım. Biri diğerini engelleyici bir mazeret olmamalı.” ifadesini kullandı. Herkesin kendi tahminlerini bizzat bu sürecin içindeymiş gibi anlattığını dile getiren Çiçek, “Bu sürecin iyi yönetilmesi lazım. İyi yönetimin başında da ya yarım yanlış bilgi vermeyeceksiniz, verdiğiniz bilgi de doğru bilgi olacak. O doğru bilginin de ne zaman verilmesi gerektiğini iyi hesap etmemiz gerekecek.” dedi.


Akşam

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.