TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Meclis'te İsveç Meclis Başkanı'yla yaptığı görüşmeden sonra gazetecilerle yaptığı görüşmede, bugün medyada yer alan BDP eski Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın, 'Kandil'le devlet adına bir çok görüşme yapıldı. Temasları MİT yürüttü' iddiasına ilişkin açıklama yaptı.

Şahin, ''Türkiye Cumhuriyeti Devleti hiçbir terör örgütüyle görüşmez'' dedi.

"ANAYASA'NIN BAŞLANGIÇ MADDELERİYLE OYNATMAYIZ!"
Mehmet Ali Şahin, sabah saatlerinde de TV 8'de ''Erkan Tan ile Başkentten'' adlı programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Anayasa'nın başlangıç maddeleriyle ilgili bir önerileri olmadığını belirterek, ''Bundan sonra da böyle bir öneriyle TBMM'nin önüne gelecek değiliz. Anayasa'nın değiştirilmesi teklif edilemeyen maddeleri, Cumhuriyetin kurucu gerekleridir, bunlarla oynatmayız'' dedi.

Şahin, kendisinden önce programa katılan MHP Trabzon milletvekili adayı Koray Aydın'ın ''AK Parti'nin Anayasa'nın değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen maddelerine dokunulmayacağı, Türklük kavramının çıkarılmayacağına dair gazetelere ilan vermesi gerektiğine'' ilişkin sözlerinin hatırlatılması üzerine, hukukçu olduğunu hatırlattı.

Anayasa'nın değiştirilmesi teklif edilemeyen maddeleri olduğunu, bunların ''Cumhuriyetin kurucu gerekleri'' olduğunu ifade eden Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bunlarla oynatmayız. Bunun için gazete ilanları vermeye gerek yok. Bu defalarca söylenmiştir. Ancak, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı, bir ırki vatandaşlık değildir. Yani, Türk ırkına bağlı olanların vatandaş olabildiği bir vatandaşlık değildir. 'Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan Türk'tür' diyor. Bu, başka bir etnik kökene de bağlı olabilir. Bir Alman, Fransız da vatandaş olabilir. Kastedilen, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıdır. Devletimize vatandaşlık bağıyla bağlı olma olgusudur. Yoksa 'siz Türk ırkından gelen insan haline geldiniz' demek değildir. Anadili Kürtçe olan, kendisini Kürt olarak değerlendiren bir vatandaşımızın da Türk vatandaşı olması, onun Türk olarak nitelendirilmesi anlamında kullanılmaz. O bakımdan bunları çok açık ve net ortaya koymak gerekir. Bizim Anayasa'nın başlangıç maddeleriyle ilgili bir önerimiz olmamıştır, bundan sonra da böyle bir öneriyle TBMM'nin önüne gelecek değiliz. Bu konu, seçimler öncesi polemik konusu yapılarak bir takım siyasi avantajlar elde edilmek için kullanılıyor. Biz bunları pek ciddiye almıyorum doğrusu.''

''2007'DE ALDIĞIMIZ OY ORANI ÇERÇEVESİNDE...''
Aydın'ın ''AK Parti hazıra kondu, her şeyi biz yaptık'' dediğini belirten Şahin, ''Eğer MHP gerçekten iktidar olduğu dönemde çok başarılı hizmetler yapmışsa, bizim milletimiz hizmet edene sahip çıkar. O dönemde iktidar olan 3 partiyi de baraj altında bıraktı. Hizmet etmiş olsaydılar, vatandaş bunları değerlendirip yeniden iktidar yapardı ama hepsini 'biz sizden memnun kalmadık' diyerek sandığa gömmüştür, barajın altında bırakmıştır. Biz, ülkeyi kötü yönetmiş olsaydık, 2007 seçimlerinde daha önceki önceki seçimde aldığımız oyun üstüne çıkarak oy alabilir miydik?'' dedi.

Şahin, halkın demokratik olgunluk seviyesinin, yöneticilerin önünde olduğunu belirterek, ''Vatandaşımız gördüğü gerçeklere, yaşadığı realitelere dayanarak siyasi partilere oy veriyor. 2002'de bizi seçen bu halk, 2007'de daha fazla oyla bizi tek başına iktidara getirmişse demek ki o icraatımızdan memnun olmuştur. Şimdi 12 Haziran seçimlerine gidiyoruz, AK Parti yeniden tek başına iktidara gelecektir. Halkımızın tek partili iktidarın, siyasi ve ekonomik istikrarla ülkemizi nereden nereye geldiğini çok iyi biliyor. O nedenle bu siyasi istikrarı ve buna bağıl ekonomik istikrarı düşüncesiyle yeniden AK Parti'yi iktidara getirecektir. 2007'de aldığımız oy çerçevesinde bir oyla tek başına iktidara getireceğine inanıyorum'' diye konuştu.

''HANGİ YARGI MENSUPLARI CHP'DEN ADAY OLDU?''
''AK Parti'nin yargıyı ele geçirdiğine'' ilişkin değerlendirmelerin hatırlatılması üzerine Şahin, ''12 Haziran seçimlerine giderken, hangi yargı mensubu istifa ederek bizim partimizden aday oldu, hangi yargı mensupları istifa ederek CHP'den aday oldu?'' diye sordu.

Şahin, bazı yargı mensuplarının görevlerinden istifa edip aday olduğunu hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

''HSYK Başkanvekili Kadir Bey CHP'den aday adayı oldu, YARSAV Başkanı ve eski Erzincan Başsavcısı CHP adayıdır. Yargı kimin arka bahçesiymiş gördünüz mü? Şimdi yargı milletin arka bahçesi haline geldi. Daha önce CHP, maalesef yargının bazı kesimlerini arka bahçesi olarak kullanıyordu. Nitekim bu seçimlerde istifa edip hangi partilerinden aday olmuşlarsa demek ki geçmişte de o partiyle organik bağ içerisindeydiler. Koskoca yargı mensuplarından, en önemli görevlerde bulunacaksınız, istifa ettiğinizde başka bir parti değil de illa CHP derseniz, demek ki yargıyı siz bu zamana kadar hep arka bahçeniz olarak kullanmışsınız. Elinizden bu gidip, milletin arka bahçesi olunca basıyorsunuz yaygarayı. Biz, yargının sadece milletin arka bahçesi olmasını, adaletin tecelli etmesi için çalışan şerefli hakim ve savcılardan oluşmasını arzu ederiz. Biz, bunun dışında başka hiçbir şey beklemeyiz yargıdan.''

''HANGİ BELEDİYEYE SÖYLEDİ?''
Şahin, ''CHP ne söylese kaynak yok diyorsunuz?'' sorusuna karşılık, devletin bazı hizmetlerini hizmet satın alma yoluyla yapabildiğini, halen belediyelerin tamamına yakınının temizlik işini hizmet satın alma yoluyla yerine getirdiğini, CHP'li belediyelerin de yıllardan beri böyle yaptığını anlattı.

''Sayın Kılıçdaroğlu'na sesleniyorum: Hangi belediye başkanınıza hizmet satın aldığınız şirkette taşeron işçi olarak çalışanları belediye kadrosuna alın' diye teklifte bulundunuz?'' diyen Şahin, bunun tek bir örneği olmadığını kaydetti.

Şahin, ''Belediyeler bunu da yapamazlar çünkü yasa gereği yıllık bütçesinin içerisinde personele ayıracağı pay yüzde 30'u aşamaz. Taşeron işçileri aldığınızda belediyelerin tüm gelirini personel için harcarsınız, yetmez, yatırımlar için tek kuruş para ayıramazsınız. Ben bu kadar popülist politika görmedim. Geçmişte buna benzer çok söylemler oldu. Devlet yönetmek ciddiyet ister. Bol keseden atarak, devlet yönetemeye kalkarsanız, 6 ay sonra devlet iflas etmiş olur, memurunuzun maaşını ödeyemezsiniz, yolun çatlağını kapatacak parayı bulamazsınız'' diye konuştu.

''CHP, İntibak Yasası'nı çıkaramaz mı?'' sorusuna Şahin, emeklilerin maaşını ödemek için her yıl bütçeden yaklaşık 30 milyar liranın SGK bütçesine aktarıldığını belirterek, ''Bu kadar parayı Hazineden alarak SGK'ya aktararak emekli maaşını ödemek durumunda olan bir Türkiye, buna yakın parayı da İntibak Yasası için ayırırsa, bu ülkede yatırım için bir tek kuruş para ayrılamaz. Bunu yapmak mümkün olsa, biz çok güçlü bir iktidarız, biz yaparız. Niye emeklimizden daha fazla oy almayalım? Seçimden sonra da iktidar olacağımıza inandığımız için popülist politika uygulamıyoruz'' dedi.


Habertürk

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.