'AYM, temsil ve istikrarı dengelemeli'
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Polonya ile diplomatik ilişkilerin tesisinin 600’üncü yıldönümü kutlamaları sebebiyle Polonya Başbakanı Ewa Kopacz’ın davetlisi olarak bu ülkeye gitti. Davutoğlu ziyaret öncesi yaptığı basın toplantısında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Davutoğlu Anayasa Mahkemesi'ne seçim barajının iptali için yapılan başvuru hakkında şunları söyledi:

"AK Parti barajdan korkan bir parti değildir. Kurulduğumuz 2011'de bu baraj vardı ve başarılı olduk. Parti kapatma davası açıldı. Mazeretin arkasına sığınmadı AK Parti. Bizim hesabımız milletle. Ankara'da hukuki süreçten medet ummayız. AYM Başkanı'nın açıklaması önemlidir. Bunun zamanlaması da önemlidir. Sıfır barajla dar bölgeye geçelim dedik. Şimdi seçim yaklaşınca baraj tartışmalarından medet umuluyor. Ankara'da baraj tartışması yaparak seçim kazanılmaz. Anayasa Mahkemesi'nin bu meseleyi 1995 tarihli Anayasa Mahkemesi'nin ruhuna uygun bir şekilde ve 2008 tarihli Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin aldığı karara uygun bir şekilde neticelendirmesini bekliyoruz. Çünkü hukuk bunu gerektirir. Temsil ile istikrarın bir dengeye oturması lazım. Eğer böyle bir sonuç ortaya çıkarsa temsille istikrarı gözeten bir sonuç ortaya çıkarsa tabii ki hepimiz bu sonucu saygıyla karşılarız. Alınacak karara saygılıyız ama istikrarı bozan bir kararı önce halkımız kabul etmeyecektir."

Başbakan, eğitim şurasında Osmanlıca ve din dersleri hakkında alınan tavsiye kararları ve bunlara yapılan itirazlar hakkında ise şunları söyledi:

"Milli Eğitim Şurası bir platformdur. Orada her şey tartışılır. Sadece din dersi ve Osmanlıca tartışılmadı. Bu Milli Eğitim Şurası kararları tavsiye olarak sunulur. Oradan da TBMM'ye gelir. Osmanlıca denince arkadaşlar yabancı bir dille konuştuğumuzu zannediyor. Osmanlıca Türkçe'nin bir başka alfabesiyle yazılmasıdır. Osmanlıca Türkçedir. Şimdi Almanca gotik alfabeyle yazılmış bir şekilde Alman aydını tarafından okunabiliyorsa Namık Kemal'i niye anlamasın Türk insanı. Nedir bu Osmanlı alerjisi anlamıyorum. Kadim Türkçe desek karşı mı çıkacaklar? Siz Birinci Meclis'in metinlerini okuyabilir misiniz? Bu bir zaaf değil mi? Her yeni yetişen Türk aydınının kayıtları aslından okumasını bir aydın olmanın zaruriyeti olarak görüyorum. Din dersi meselesine gelince zaten var olan uygulamadan başka birşey teklif edilmiyor. Bizim bundan sonra konuşmamıız gereken bütün dinleri ve mezhepleri kuşatıcı bir müfredat oluşturulması."


Kaynak: Al Jazeera
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.