Bakan Ergin: Yargılama dilinin değişme ihtimali yok
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın ifadeye çağrılmasının ardından HSYK Üyelerinin istifaya davet edildiği iddialarını yalanladı. Ergin, "Bu iddia kesinlikle gerçek dışıdır. Ne Adalet Bakanı böyle bir muamelenin muhatabı olur ne de HSYK Adalet Bakanı'nın bu şekildeki bir telkinine muhatap olur. Tamamen afaki gerçek dışıdır" dedi. 

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın ifadeye çağrılmasının ardından HSYK Üyelerinin istifaya davet edildiği iddialarını yalanladı. Ergin, "Bu iddia kesinlikle gerçek dışıdır. Ne Adalet Bakanı böyle bir muamelenin muhatabı olur ne de HSYK Adalet Bakanı'nın bu şekildeki bir telkinine muhatap olur. Tamamen afaki gerçek dışıdır" dedi. 

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Adalet Bakanlığı'nın 2013 yılı bütçesi görüşmelerinde milletvekillerinin eleştirileri ile gazetecilerin milletvekillerinin gündeme getirdiği iddialara yönelik sorularını yanıtladı. Ergin, CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan'ın, gündeme getirdiği MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın ifadeye çağrılması sonrasında Başbakan Erdoğan'ın talimatı ile kendisinin HSYK üyelerinden istifa istediğine yönelik iddiaya "Bu iddia kesinlikle gerçek dışıdır. Ne Adalet Bakanı böyle bir muamelenin muhatabı olur ne de HSYK Adalet Bakanı'nın bu şekildeki bir telkinine muhatap olur. Tamamen afaki gerçek dışıdır" sözleri ile yanıt verdi. Ergin sözlerine şöyle devam etti: "Geçmişte yargıçlık yapmış bir kişinin bu kadar önemli bir iddiayı bu kadar arkası, altı boş bir şekilde dile getirebilmiş olmasından büyük bir üzüntü duyduğumu ifade ediyorum. Bu iddia kesinlikle gerçek dışıdır. Ayağı yere basmayan, hiçbir unsuru ile en ufak bir doğruluk payı oymayan ve iddiayı destekleyecek en küçük bir delil bile göstermeden ortaya atılmıştır. Tamamen afaki gerçek dışı beyandır, reddediyorum." 

-YARGILAMA DİLİ DEĞİŞMEYECEKTİR- 

TBMM'ye sunulan tasarıda, ana dilde savunma hakkıyla ilgili Ceza Muhakemesi Kanunu'nda değişiklik öngörüldüğünü de belirten Ergin, yargılama dilini değiştiren bir düzenlemeye müsaade etmeyeceklerini kaydetti. Yargılama dilinin Türkçe olduğunu ifade eden Ergin, sözlerine şöyle devam etti: 
"Türkçe bilmeyenlerle ilgili tercüman düzenlemesi var. Ama Türkçe bilmekle beraber başka bir dilde kendini daha iyi savunabileceği ifadesi varsa kişinin, o dilde savunma yapmasını içeriyor. Bu ana dil değildir. Tüm diller elbette bir sınırlamamız yok. "Ben kendimi Almanca veya Fransızca veya Kürtçe ifade etmek istiyorum' dedi. Getirilen düzenleme bununla ilgilidir. İddianame yargılama evrakları bunlar Türkçedir. Bakınız metni sizinle paylaşıyorum. "İddianamenin okunması, esas hakkındaki mütalaanın verilmesi üzerine sözlü savunmasını kendisini daha iyi ifade edebileceğini beyan ettiği başka bir dilde yapılabilir', düzenleme budur. Yargılama dili değişmeyecektir, değişme ihtimali yoktur." 

-BOLU CEZAEVİNDEKİ UYGULAMA DEĞİŞTİ- 

"Bolu Cezaevi'nde açlık grevi yapanlara vitamin, tuz ve şeker gibi desteklerin verilmediği" iddialarına ilişkin Ergin, konuyu haber aldıklarında incelediklerini söyledi. Uygulamanın yanlış olduğunun cezaevi yönetimine söylendiğini ve uygulamanın değiştirildiğini anlatan Ergin, şu anda ülke genelindeki cezaevlerinde herhangi bir sorun olmadığını kaydetti. Bu konudaki şikayetleri titizlikle incelediklerinin altını çizen Ergin, "Olur da durumdan vazife çıkaran yöneticiler, müdürler, infaz koruma memurları olur; onun takibini yapmak bizim görevimiz. Yeter ki haberimiz olsun. Böyle bir bilgiye ulaşan olursa bizimle paylaşsın" değerlendirmesinde bulundu. 

-HANGİ AKP'Lİ BELEDİYE BAŞKANI SABAHIN 5'İNDE TUTUKLANDI?- 

CHP'li vekillerin belediyelerle ilgili soruşturmalarda ayrımcılık yapıldığı eleştirilerini de değerlendiren Ergin, soruşturmaların yüzde 40.3'ünün AK Parti, yüzde 29'unun CHP, yüzde 15'inin MHP ve yüzde 6.4'ünün de BDP'li belediyeler hakkında olduğunu ifade etti. Bakan'ın sözlerine CHP İstanbul Milletvekili Mevlüt Aslanoğlu ayağa kalkarak, "Hangi AKP'li belediye başkanı sabahın 5'inde kelepçelenip götürüldü, çocuklarını gözleri önünde evleri arandı" dedi. Bakan Ergin, Aslanoğlu'nun bu sözlerine yanlış uygulama varsa bununla mücadele edeceklerini söylemekle yetindi. 

-HASTA TUTUKLU VE HÜKÜMLÜLERİN DURUMU- 

Cezaevlerinde bulunan hasta, hükümlü ve tutuklularla ilgili olarak, dün gece itibariyle Meclis Başkanlığı'na tasarı gönderdiklerini anlatan Ergin, bu kişilerin cezalarının infazına ara verilmesine ilişkin kriterlerde değişikliğe gittiklerini ifade etti. Ergin, "Başkasının yardımına muhtaçsa bu kişinin cezasının infazına ara verilerek, hastanede ya da evinde tedavisi yapılacak. Sağlık durumu düzelirse infazına devam edilecek" dedi. R tipi cezaevlerinde bu tür hastalar için hastane standardında bölüm oluşturduklarını anlatan Ergin, hizmet alımıyla doktor ve hasta bakıcı istihdam ettiklerini kaydetti. Yargı sistemine güvenin kaybolmaya başladığına yönelik değerlendirmeler yapıldığını anımsatan Ergin, "Türkiye'de yargı sizleri bizleri mutlu eden toplumun adalet beklentisini karşılayan objektifliği ve tarafsızlığı konusunda şüphe duyulmayan bir erk miydi de 2009'dan sonraki gelişmelerle bu güven sarsıldı" dedi. 

-BİR KİŞİNİN DAHİ CEZAEVİNDE OLMAMASI GEREKTİĞİNE İNANIRIM- 

Türkiye'de son 50 yılda yaşanmış olanları kendi vicdanıyla süzgeçten geçirdiğini ve Türkiye'de kendilerinden sonraki nesillere, ayakları üzerinde durabilen bir demokrasiyi bırakmanın şerefini yaşamak istediklerinin altını çizen Ergin, "Bir iktidar yanlış yapabilir, millete verdiği sözden başka icraat ortaya koyabilir. Millet sandıkta gider işini orada bitirir. Fişini çektiği zaman yaptırımı kalmaz, asıl olan budur. Bunu temin edebiliyorsak dayatmadan söz edilemez" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'de 2008 de başlayan soruşturma süreci ve yürütülen davalarla ilgili çok sayıda soru geldiğini söyleyen Ergin, Adalet Bakanlığı görevini yapıyor olması şahsi kanaatlerini paylaşabileceğini ifade etti. Ergin, "Somut yargılamalara ilişkin bir şeyler soruyorlar. Onaylarsam müdahil olacağız, 'öyle değil' dersem bir başka, savcılık tarafından davaya müdahil olmuş olacağım" dedi. Adalet Bakanı Sadullah Ergin, cezaevinde bir gazetecinin bile bulunmasının fazla olduğunu belirterek, "Bir gazetecinin bile gazetecilik faaliyetlerinden dolayı cezaevinde olması bizim için kötü bir sonuçtur. Kabul edilebilir bir sonuç değildir ve bir kişinin dahi cezaevinde olmaması gerektiğine inanırım" diye konuştu. Ergin, basın ve ifade özgürlüğü konusunda ülkenin önünde engel kalmaması için gayret sarf ettiklerini, ancak hala konuyla ilgili eksiklikler ve tamamlanması gereken noktalar bulunduğunu anlattı. Türkiye'nin mevcut konumuyla CPJ raporundaki tespitleri hak etmediğini ifade eden Ergin, raporun hazırlanma sürecini de eleştirerek, raporun tamamen sanık avukatlarının beyanlarına dayandırıldığını söyledi. 

Raporda Türkiye'de 76 gazetecinin, gazetecilik faaliyetleri nedeniyle cezaevinde olduğunun belirtildiğini anımsatan Ergin "Bu 76 kişi arasında, yargılaması devam edenlerle ilgili değer yargısında bulunmuyoruz. Kovuşturma aşamasında çünkü. Ama cezası kesinleşenlere bakıldığında banka bombalamaktan, marina bombalamaya, polisleri öldürmekten, haraç almaya kadar değişik suç yelpazesinde fiillerle karşılaşacaksınız. Elbette bu ülkenin cezaevlerinde bir tek gazeteci varsa bu sayı fazladır. Ben sayının birinde, üçünde, beşinde, sekizinde değilim" dedi. 

-KİMSE ÜLKESİNDE TUTUKLU MİLLETVEKİLİ BULUNMASINI ARZU ETMEZ - 

CHP'li milletvekillerinin tutuklu milletvekilleriyle ilgili yorumları ve soruları üzerine Ergin, kimsenin ülkesinde tutuklu milletvekili bulunmasını arzu etmeyeceğini söyledi. CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, Ergin'e, "Siz arzu etmiyorsunuz, Meclis Başkanı arzu etmiyor, o zaman Başbakan mı size müsaade etmiyor. Ben milletin vekiliyim, bilmek istiyorum" dedi.

-BAŞBAKAN'IN BÖYLE BİR TALİMATI YOKTUR-

Bakan Ergin, "Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın BDP'li milletvekillerinin teröristlerle buluşmasına ilişkin "Yargıya talimat verdiğini' söylediği şeklindeki iddialara da yanıt verdi. BDP milletvekillerinin bölgede silahlı terör örgütü mensuplarıyla görüntülenmesinin ardından bir gün sonra 18 Ağustos'ta Van Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma başlattığını, Başbakan Erdoğan'ın ise konuyla ilgili açıklamasını 5 Eylül'de yaptığını söyledi. 

-UZUN TUTUKLULUK SÜRELERİ- 

Uzun tutuklukla ilgili soruları da yanıtlayan Ergin, Türkiye'de tutuklu oranlarının 2002-2012 yılları arasında ilk defa yüzde 25'in altına düştüğünü ifade etti. Ergin, cezaevlerindeki 128 bin mevcudun 32 bin 386'sının tutuklu bulunduğunu, bunların da yüzde 74.33'ünün son 12 ay içinde tutuklandığını açıkladı. Cezaevinde 2-3 yıl arasında tutuklu bulunanların oranının yüzde 5.8, 4-5 yıl arasında tutuklu olanların oranının binde 97, 5-6 yıl arası tutuklu bulunanların oranının ise binde 31 olduğunu ifade eden Ergin, "Bütün tutukluların, uzun yıllardır cezaevinde olduğu gibi bir algı oluşuyor. Bu büyük bir haksızlık" diye konuştu. Cezaevlerinde 2 binden fazla üniversite öğrencisinin bulunduğu yönündeki iddiaları da değerlendiren Bakan Ergin, örgün eğitimde okuyan yalnızca 87 öğrencinin cezaevinde olduğunu kaydetti. Sadullah Ergin'in açıklamalarının ardından Adalet Bakanlığı, Türkiye Adalet Akademisi, HSYK, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay'ın 2013 bütçeleri ve kesin hesapları kabul edildi.



ANKA
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.