Süleyman Yağız
yaptığı açıklamada, "Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir, Her ne sebeple olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz" ifadesinin yer aldığı Anayasa'nın 25. Maddesi'ni hatırlatarak, Başbakan Erdoğan'ın TÜSİAD'a düşünce ve kanaatini açıklaması için "açıkça" baskı yaptığını ileri sürdü. Başbakan'ın "Bitaraf olan bertaraf olur" diyerek de TÜSİAD'ı tehdit ettiğini belirten Yağız, "Bu da Başbakan'ın ne kadar baskıcı olduğunun yeni bir kanıtını oluşturmaktadır. Baskıcı rejimlerin adı, 'faşizm'dir. Birinin ya da bir kesimin bir başbakan tarafından 'bertaraf' edilmek, yani 'yok edilmek', 'ortadan kaldırılmak' istendiği sistemin adı demokrasi olamaz. Çünkü demokrasilerde her kesime ve görüşe yer vardır. Başbakan'ın sisteminde ise beğenmediklerine yer yoktur" dedi.

 

TÜSİAD'ı savunacağım aklıma gelmezdi

Yağız, eski Başbakanlardan Bülent Ecevit'i iktidardan uzaklaştırma operasyonlarının başında veya içinde TÜSİAD da olduğunu ve bu nedenle Ecevit'in "son genel sekreteri" olarak TÜSİAD'ı savunacağının hiç aklına gelmeyeceğini belirterek, "Zira TÜSİAD'ın 70'li yıllardaki Ecevit karşıtı tam sayfa ilânları ve 2000'li yıllardaki Ecevit'e yönelik çekil çağrıları hâlâ hafızalardadır. Ama şimdi birçok kurum ve kesim gibi TÜSİAD da zor durumdadır. Son başkanını bile zar zor seçmiştir. Dolayısıyla onu savunmak da demokrasi ve özgürlükler adına bize düşmüştür. Bir gün Başbakan'ın başına anti-demokratik bir hâl gelse, daha çok demokrasi ve daha çok özgürlük adına onu da yine biz savunuruz" dedi.


ANKA


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.