Başbakan Erdoğan'ı ağlatan iki idam

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında konuştu.

Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

"Çukurca’daki saldırıda 6 askerimiz şehit oldu, 15 askerimiz yaralandı. 1 terörist ölü ele geçirildi.

Terörle mücadelede akşamdan sabaha çözüm beklemek doğru değil ama geri adım atmayacağız. Kararlılıkla bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Dayanışmayı sürdürmemiz lazım. Olay sadece bir güvenlik meselesi değil, olayın sosyolojik, psikolojik ve ekonomik boyutu var.

Biz millet menfaatine olan yasaları çıkarırken muhalefet hızımızı kesmeye çalıştı. Muhalefet iktidarda olduğu zamanlarda da iş üretmedi, üretene ayak bağı oldular.

Anayasa değişikliği içindeki maddeler CHP, MHP ve BDP yöneticilerinin uykuları kaçırıyor. 'Midas’ın Kulakları' öyküsündeki gibi büyük rahatsızlık duyduklarını ifade ediyorlar.

Muhalefet hayırlı bir işe destek olacağına sırf AK Parti istiyor diye karşı çıkıyor. Tabanlarının sesine kulak verdiklerinde ortaya çıkan dramatik tabloyu kendileri de tüm milletimiz de görüyor.

Muhalefet, Anayasa değişikliğine yönelik tek bir somut gerekçe göstermedi. Anayasa değişikliğini karalamaya çalışıyorlar. Bu değişikliğin milletin işsizliğine yoksulluğuna çaresi yokmuş. Her meselenin çözümünü bu paketten bekliyorlar. İşsizliğin çözümü için bir reçeteniz var mı?

Anayasa değişikliği her şey değil belki ama çok önemli bir şeydir. Sadece AK Parti’ye değil, diğer partilere oy veren seçmenler de bizi anlıyor.

'AK PARTİ'NİN PROJESİ DEĞİL'
Bu anayasa değişikliği bir AK Parti projesi değildir. Bir kişinin, bir partinin projesi değildir. Milletimizin özlem durduğu bir Türkiye, bir millet projesidir.

Vatandaşımın 12 Eylül’de yapacağı tercih, kendi geleceği için bir tercihtir. Ülkenin geleceğini oylayacaktır.

GÖZYAŞLARINA HAKİM OLAMADI
Başbakan Erdoğan, konuşması sırasında idam edilen Necdet Adalı, Mustafa Pehlivanoğlu ve Erdal Eren'i hatırlattı.

Erdoğan 14 Mayıs 1987'de Hüseyin Kurumahmutoğlu'nun, sabah namazını kılarken, başına vurulan dipçik darbesiyle Mamak Cezaevinde genç yaşında dünyaya veda ettiğini de dile getirdi.

    NECDET ADALI KİMDİR?
12 Eylül rejiminin idam ettiği ilk kişi olan Adalı, Kurtuluş Hareketi lise kanadı Dev-Lis'li Devrimci militanıydı.
Adalı 1977 yılında Ankara İsmetpaşa'da bir kahvehanenin taranması olayıyla ilgili olarak tutuklandı ve yargılandı. Ulucanlar Cezaevi'nde tutuklu bulundu.
Adalı'yı yargılayan mahkeme başkanı Albay Hamdi Sevinç'in Adalı'nın suçsuz olduğunu ileri sürmesine karşın, mahkeme heyeti tarafından suçlu bulundu.
Adalı 8 Ekim 1980 tarihinde Ulucanlar Cezaevi'nde asılarak idam edildi. Nevzat Çelik'in yazdığı ve daha sonra Ahmet Kaya tarafından bestelenen "Şafak Türküsü" şiiri Adalı için yazılmıştır. ..     


Nevzat Çelik'in "Şafak Türküsü" şiiri ve Pehlivanoğlu'nun ailesine yazdığı mektubu okuyan Erdoğan, gözyaşlarına hakim olamadı.

MUSTAFA PEHLİVANOĞLU KİMDİR?
Mustafa Pehlivanoğlu, 12 Eylül Darbesi'nden sonra idam edilen ilk ülkücü.
Tarihe 'Balgat katliamı' olarak geçen 10 Ağustos 1978 gecesi yaşanan olaydan sonra polis, bir grup genci gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında, 22 yaşındaki Pehlivanoğlu da vardı.
Yapılan yargılama sonunda idam cezasına çarptırıldı. Aynı davadan yargılandıkları İsa Armağan'la birlikte, Mamak Cezaevi'nden kaçtılar. 18 Ağustos 1980'de Kütahya'da saklandıkları bağ evinde yakalandılar. 7 Ekim'de idamı onaylanan Pehlivanoğlu, 7 Ekim'i 8 Ekim'e bağlayan gece yarısından sonra, Necdet Adalı'dan birkaç saat sonra, Mamak Cezaevi'nde idam edildi.
İdam kararını veren Sıkıyönetim Mahkemesi Hâkimi Ali Fahir Kayacan daha sonra anlattığı anılarında, Pehlivanoğlu'nun asılan solcu Necdet Adalı'ya denge olsun diye idam edildiğini belirtti. ..   
  

Bir süre konuşmasına ara veren Erdoğan, Muhsin Yazıcıoğlu ve Alparslan Türkeş'i de andı.

'VİCDANLARININ SESİNE KULAK VERSELER'
Alparslan Türkeş'in, 1992'de verdiği bir röportajda DYP-SHP koalisyonuna neden güvenoyu verme gerekçelerini açıkladığını anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti;

''Türkeş şu gerekçelerle açıyor: '12 Eylül anayasasını değiştireceklerine söz verdiler. 12 Eylül, ülkücüler olarak bize çok haksızlık etmiş, büyük mağduriyetler getirmiştir. Ah Mamak Cezaevinin dili olsa da bize tabutlukları, C-5'leri anlatsa. Metris'in, Bayrampaşa'nın dili olsa da orada kararan hayatları anlatsa.' Buradan ah Diyarbakır Cezaevi'nin dili olsa da konuşsa... Diyarbakır Cezaevi'nin dili yok ama keşke 12 Eylül'de orada yatan bazı MHP yöneticileri, vicdanlarının sesine kulak verip, dürüştçe konuşsa.


'GÜNAY CENAZEYE GİDEMEDİ'
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kültür ve Turizm Bakanımız Ertuğrul Günay hapisteyken vefat eden babasının cenazesine katılamadı.

Diyarbakır cezaevinin dili olsa da konuşsa... Keşke 12 Eylül’de orada yatan MHP yöneticileri vicdanlarının sesine kulak vererek konuşsa...

'İADE-İ İTİBAR OLACAK'
12 Eylül’de gencecik ölümlerle, zamansız vedalaşmalarla hesaplayacağız... Mustafa’nın 'Allahından bulun' dediği gün 12 Eylül günüdür.

Geçmişle hesaplaşmasak bile bir iade-i itibar yapamaz mıyız? 12 Eylül iadeyi itibar olacaktır.

'BU YOLA BAŞIMIZI KOYDUK'
Ben MHP, CHP ve BDP’ye gönül vermiş vatandaşlarımızdan ‘evet’ bekliyorum.

Beni Yüce Divan’la tehdit ediyorlar. Biz bu yola başımızı koyduk. O kuru sıkı tehditler bizim için hiçbir şey ifade etmiyor.

'BARİ ARSA SAHİBİNİ RAHAT BIRAKIN'
CHP Genel Başkanı, Anayasa Mahkemesi’nin bahçesine kurduğu gecekondudan çıksın. Gecekondu yaptınız, bari arsa sahibini rahat bırakın.

MHP tarihiyle, kendisiyle çelişiyor. CHP kendi raporlarına karşı çıkıyor, kendisini inkar ediyor. BDP '5 kere benim partim kapatıldı' diyor, böyle değişikliği engellemek için elinden geleni yapıyor.

Diyorlar ki, 'Kürtlerin lehine hiçbir madde yok'. Orada hangi etnik kimliğin adı geçiyor? 73 milyonun hepsi için eşit her şey var. Olmayan şey yok.

İlk mitingimizi Cumartesi günü Bingöl ve Elazığ’da yapacağız."



ntvmsnbc
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.