Baykal: Adil yargılama hakkım zedelendi
Nurettin KURT


ESKİ CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, içeriği aynı olan konuşmalarına ilişkin Yargı’dan farklı kararlar çıkınca, Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.. Baykal dilekçesinde, “Adil yargılama hakkının doğrudan zedelendiğini” beyan etti. Baykal’ın avukatı İlsu Çatak’ın Anayasa Mahkemesi’ne verdiği dilekçede, içeriği aynı olan konuşmalar hakkında Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından açılan davalar sonucunda, Yargıtay’ın 3 ayrı davada “lehe” karar verdiği bu kararların kesinleştiği, “aleyhe” karar veren bir yerel mahkemenin kararında direnmesi üzerine ise Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun da “aleyhe” karar verdiğini, böylece ortaya iki emsal karar çıktığını” dile getirdi. Çatak, 9 Ekim’de verdiği dilekçede, müvekkilinin, “Anayasa’nın 26. maddesince düzenlenen ‘düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti’ ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10. maddesinde düzenlenen ‘ifade özgürlüğü’ ve Anayasa’nın 37. maddesinde düzenlenen kanunu hakim güvencesi ve AHİM sözleşmesinin 10. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının doğrudan zedelendiğini” dile getirdi. Çatak dilekçesinde şu görüşlere yer verdi:

KEYFİ KARARLAR

“Niteliği aynı olan üç ayrı davada kişilik haklarına saldırı bulunmadığı kesinleşmiş hüküm halini almışken, Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin aynı açıklamaların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği yönündeki kararı çelişkili, kanunulikten uzak, subjektif ve rastgeledir. Tamamen keyfiyetten kaynaklı olarak karar tesis edilerek müvekkilin adil yargılama hakkının ihlal edildiği açıktır. Zira yapılan uygulamayla aynı mahkemede (Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi) iki; bir başka mahkemede (Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi) bir olmak üzere müvekkilin yaptığı aynı nitelikte açıklamaların, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın kişilik haklarına saldırı teşkil etmediği hususunda üç ayrı kesinleşmiş yargı kararı verilmiş ve huzurdaki başvuruya konu kararda da tam aksi yönünde aynı nitelikte açıklamaların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği konusunda ayrıca kesinleşmiş yargı kararı oluşturulmuştur. Müvekkilim hakkında aynı açıklamaları nedeniyle hem kişilik haklarına saldırı oluşmadığı yönünde kesinleşmiş yargı kararı varken, aynı açıklamaları kişilik haklarına saldırı oluşturduğu yönünde ayrıca kesinleşmiş yargı kararı verilmiş olması müvekkilin adil yargılanma hakkının ihlal edildiği sabittir.”

KARARINDA DİRENDİ

“Bu üslup maganda üslubu, bu üslup Başbakan üslubu değil. İktidar olmussun ama adam olamamışsın” sözlerinden dolayı Deniz Baykal’lın lehinde iki karar veren Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi, üçüncü kararında ise Baykal’ı 10 bin lira tazminata mahkum etti.  Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bu kararı da bozdu ancak mahkeme bu kez bozmaya uymadı. Uyuşmazlık üzerine dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gitti. YHGK, yerel mahkemenin kararını yerinde buldu ve kararı onadı. 

Hürriyet

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ahmet necip 3 yıl önce

yargı kararları arasında farklılık olması tek başına adil yargılanma ihlali değildir.kaldı ki mahkeme kararları arasında farklılık olmasaydı temyize ne gerek vardı. ancak bu davada düşünce özgürlüğünün ihlal edildiği söylenebilir.

Avatar
Cihat SEKİL 3 yıl önce

sayın hukukçular, kafamı karıştıran fakat hiçbir şekilde cevap bulamadığım bir sorum var..!

adliyede çalın bir katip, hakime ait olan uyap şifresini ele geçirip, bu şifre ile birlikte karara çıkan celse kararlarını değiştirip hakimi tehdit ediyorsa cezası ne olur?

daha da önemlisi, bu katip para karşılığı mahkemeden istenilen telefon dinleme kararlarını para karşılığı sattığı söyleniyor ve bir takım da bu hususta ifadeler alınmış. alınan ifadelerde katipin para karşılığı bilgi sattığı emniyet müdürlüğü kaçakçılık ve organize suçlarla şube müdürü onaylamaktadır. cezası ne olur?

hiçbir soruşturma geçirmez ise, konu kapatılırsa sizce ne olur?
yardım istiyorum sizden, sayın hukukçular

yukarıda izah ettiğim hususlar ciddi suçlar, bulunduğum şehrin hakim, cumhuriyet başsavcısından tutun, komisyon başkanına kadar birkaç isimin yer aldığı bu dosya neden işlem görmüyor?