Baykal\'ın \'paket bölünsün\' önerisine şartlı yeşil ışık yaktı


Kişisel olarak karşı değilim. Milletime güveniyorum. Ancak oylamalar gizli. Paket ayrılırsa 367 garantisini kim verecek?\"dedi.

Nükleer Güvenlik Zirvesi\'ne katılmak için Washington\'a giderken uçakta gazetecilerin sorularını cevaplayan Başbakan, anayasa değişikliği konusunda önemli açıklamalar yaptı. \"Cumhurbaşkanı üç maddeyi ayırarak referanduma götürsün.\" teklifine kapıyı araladı ancak Deniz Baykal\'ın bu tavrını \'Cumhurbaşkanı\'nı siyasetin içine çekmek olarak\' niteledi. Adres olarak Meclis Başkanlığı\'nı gösterdi. Reform paketi konusunda milletin tepkilerini de ölçtükleri belirterek \"Halk, madem \'Egemenlik hakkı bende, yüksek yargıyı belirleme gücüm olmalı\' diye düşünüyor.\" ifadesini kullandı. CHP ile yüksek yargı arasındaki \'söylem\' benzerliğine dikkat çekti. Paketle ilgili kürsü hâkim ve savcılarına brifing verecek olan HSYK ile YARSAV\'a ise tepki göstererek, \"Şimdiye kadar neredeydiniz?\" diye sordu.

Başbakan Erdoğan, CHP\'nin, \"Cumhurbaşkanı yargı ile ilgili 3 maddeyi referanduma götürme garantisi versin, pakete destek olalım.\" önerisine yeşil ışık yaktı. Başbakan, \"Yasalara uygunsa görüşmeye hazırız.\" mesajını verdi. Ancak Baykal\'ın tavrını \"Cumhurbaşkanı\'nı siyaset minderine çekmek\" olarak niteledi.

Erdoğan, konuyla ilgili ilk açıklamaları Atatürk Havalimanı\'nda düzenlediği basın toplantısında yaptı. Baykal\'ın yanlış adreste olduğunu savunan Erdoğan, Cumhurbaşkanı yerine Meclis Başkanı\'na müracaat etmesi gerektiğini söyledi. Meclis Başkanı M.Ali Şahin\'in başkanlığında grup başkan vekillerinin ortak bir çalışma yapabileceğini ifade ederek, \"Eğer böyle bir çıkış varsa, biz buna da varız. Biz her türlü olumlu adımda varız.\" yaklaşımını sergiledi. Fakat CHP liderinin böyle bir çalışma yapmak yerine \'şark kurnazlığı\' peşinde olduğunu öne sürdü. \"Baykal nedense Sayın Cumhurbaşkanı\'mızı siyasallaştırmanın gayreti içerisine giriyor, onun tarafsızlık ilkesini gölgelemek istiyor. Biz her türlü olumlu adıma varız ama şark kurnazlığına gelince, biz Sayın Baykal kadar, en az o kadar şark kurnazlığını da biz ona yaparız.\'\' karşılığını verdi. Uçakta aynı konuya temas ederken, \"Ancak oylamalar gizli. Paket ayrılırsa nasıl güveneceğiz? 367 garantisini kim verecek? Biz milletten çekinmiyoruz. Ben arkadaşlarıma, yetkili kurullarıma danışıp karar vereceğim. Ama kişisel olarak karşı değilim. Milletime güveniyorum, milletimin kanaatini biliyorum. Referandumdan çekinmeyiz.\" şeklinde konuştu. Böylece muhalefete yönelik bazı çekincelerini de ortaya koydu. Reform paketi konusunda halkın tepkilerini ölçtüklerini de kaydeden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: Halk, mademki \'Egemenlik hakkı bendendir, yüksek yargıyı belirleme gücüm olmalı\' diye düşünüyor. \'Var mıyım?\' yok. \'Benim seçtiklerim var mı?\' O da yok. Vatandaş, sadece atanmışların seçtiği yüksek yargıya olumlu bakmıyor. Orada da 1982 Anayasası\'na geliyoruz. Danıştay, adı üstünde devletin uygulamalarıyla ilgili bir \'şûra-yı devlet\'. Ancak yürütmenin bütün adımlarını kesiyor. Yürütmenin yerindelik hakkını kullanmasına izin vermiyor. Yüksek yargının oluşmasında şu an kürsü hakimlerinin de bir yetkisi yok. Oysa Batı\'daki örnekler çok farklı. Mesela İtalya\'da tamamının belirlenmesinde kürsüdeki hakim ve savcılar söz sahibi. Almanya\'da tamamını federal ve yerel meclisler atıyor. Biz \'Sayıştay ve Barolar Birliği\'nin adayları arasında elemeyi Meclis yapsın\' diyoruz. İlk derece kürsü hakimlerini de yüksek yargının oluşmasına dahil ediyoruz. Ancak bunlara bile tepki var.\"

YARGIDA KUTUPLAŞMA CHP\'NİN ESERİ

Paketin, \'yargıyı AK Partilileştirme girişimi\' olduğu eleştirilerine de cevap veren Başbakan, bugünkü gerginliğin mimarı olarak CHP\'yi gösterdi: \"Maddeler ortada, muhalefet somut konuşsun. \'Şu şu AK Partileştirme hareketi\' desinler. Ama tek bir örneği yok. Tersine örnekler var. \"Kendi mensubum olmayanı atamayacağım da kimi atayacağım.\" demişlerdir. Yargıyı çaycıya kadar değiştireceğini söyleyen parti varsa bu CHP\'dir. Bugünkü kamplaşma tohumları o zaman atılmıştır. Kökleri o günlerde yatıyor. O günleri TV programlarında anlatacağız.

Yargı, muhalefetle aynı konuşuyor

Başbakan Erdoğan, yüksek yargının reform paketine yönelttiği eleştirileri doğru bulmadığını da dile getirdi. Bu eleştirilerin zamanlamasına dikkat çekerek şöyle konuştu: \"Diyorlar ki Anayasa Mahkemesi\'ne hukukçu olmayan üyeler atanacak. Mevcut başkan da hukukçu değil. İyi de 20-25 yıldır bu sistem işliyor. Oraya atanmış büyükelçiler de var. Onları neden söylemiyorsunuz? Emeklisi, onursalı vesaire şimdiye kadar neredeydiniz?\"

Erdoğan, anayasa değişikliği paketine ilişkin YARSAV\'da hakim ve savcılara brifing verileceği yönündeki haberleri de yorumladı. Bu girişimi \'yargının siyasallaşması\' olarak niteleyen Başbakan, \"HSYK ve YARSAV şimdi reform paketi ile ilgili kürsü hakim ve savcılarına brifing verecekmiş. Şu ana kadar neredeydiler? Benim bakanım hepsini tek tek ziyaret etti. Reform paketi ile ilgili görüşlerini istedi. Hiçbiri görüş vermedi. Çalışmalara destek vermedi. Şimdi paketin yarısı Meclis Komisyonu\'ndan geçti. Süreç ilerliyor. Kafa karıştırmaya çalışıyorlar. Bu samimi değil.

Yargıyı siyasallaştırma çabası var. Bunu ne yazık ki yüksek yargı mensupları yapıyor. Siyasi mesaj veriyorlar. Anamuhalefet ne diyorsa, aynısını söylüyorlar. Aynı dili kullanıyorlar. Hepsinin sözleri ve karşılaştırması elimizde mevcut... Siyaseti bu kadar seviyorlarsa cübbeyi çıkarıp ya bir siyasi partiye katılacaklar ya da siyasi parti kullanacaklar.\"

Erdoğan, yargı mensuplarının, eleştiriler üzerine, \"Sadece inandığımızı söylüyoruz.\" demesine de şöyle karşılık verdi: \"Olur mu öyle şey? Yasalar ne kadarına müsaade ediyorsa o kadarını söyleyeceksin. Biz inandığımızı söyleyemiyoruz. Onlar da söyleyemez. Ben de sınırsız konuşamıyorum. Konuşursam yüksek yargı devreye giriyor. (Gülüyor) Hatta üst yargıya bile gerek kalmıyor bazen.\" Havalimanındaki basın toplantısında da konuyla ilgili olarak, \"Bunların hepsi bir gerilimi yapmanın çalışmalarıdır. Bunlar gerilim üretmenin gayretleridir. İşte siyasallaşma bu.\'\' ifadelerini kullandı.

Van\'daki olayda AK Partili çıkarsa ihraç ederim

Başbakan, ziyaret öncesi Atatürk Havali-manı\'nda yaptığı açıklamada ise Baykal\'a Van\'da yapılan yumurtalı saldırıya değindi. Erdoğan, \"Ne olursa olsun eğer benim partimin herhangi bir mensubu bu olayların içindeyse, partimde barındırmam. Anında ihraç ederim. Hemen disipline sevk ederim. Bu tür bir yaklaşım tarzı partimizin içerisinde barınamaz. Asla buna prim vermeyiz, müsaade etmeyiz.\" diye konuştu. İçişleri Bakanı\'na \'Bu konuyu inceletin.\' dediğini aktararak, \"Bundan daha gerçekçi uygulama olur mu? Herhalde her şeyin hesabını da kalkıp biz Baykal\'a verecek halimiz yok.\'\' dedi.

EKREM DUMANLI / ZAMAN

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.