Berhan Şimşek, CHP İstanbul İl Başkanlığı'na atandı.

CHP Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Hakkı Suha Okay, Gürsel Tekin'in Parti Meclisi(PM) üyeliğine seçilmesiyle boşalan CHP İstanbul İl Başkanlığı'na, CHP Merkez Yönetim Kurulu(MYK) üyesi Berhan Şimşek'in atandığını açıkladı. Okay, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Şimşek'ten boşalan MYK üyeliğine, Gürsel Tekin'i önereceğini açıkladı.
CHP Merkez Yönetim Kurulu(MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Toplantının ardından gazetecilere bilgi veren CHP Sözcüsü Okay, MYK'da hafta sonu gerçekleştirilen Amasya ve Tokat ziyaretlerinin değerlendirildiğini ifade etti. İl merkezlerinin yanı sıra birçok ilçede miting yaptıklarını anlatan Okay, "Şunu gördük ki, hem o ilçelerde hem o il merkezlerinde halkla buluşmalarımızda, mitinglerimizde CHP, 1977 yılında yaşamış olduğu o ilgiyi, o sevgiyi, o buluşmayı bir kez daha tekrarlıyor. Özellikle tüm bu etkinliklerimize kadınlarımızın ve gençlerin çok yoğun ilgisini görüyoruz. Sayın Genel Başkanımıza yönelik çok yoğun bir teveccüh ve sevgi var" diye konuştu. Gerçekleştirilen mitinglerin organize olmadığını ancak buna rağmen çok yoğun bir ilgi olduğunu kaydeden Okay, Kılıçdaroğlu'nun bu hafta sonu da Gaziantep ve Adıyaman'a gideceğini açıkladı.

-"CHP'YE ÜYE PATLAMASI YAŞIYORUZ"-

Okay, MYK toplantısında iç ve dış siyasi gelişmelerin de gündeme geldiğini özellikle işsizliğin çözümü için Hükümet'in açıklayacağı programın da konuşulduğunu, ancak işveren, devlet ve sendikaların değil, doğrudan doğruya işçilerin bedel ödeyeceğini, ücretlerde indirime gidileceğini dile getirdi. Tekin, toplantıda tekstil ve tarım sektöründe bundan sonraki süreçte yeni işsizlik alanının açılacağına dair değerlendirmelerin gözden geçirildiğini bildirdi.
22 Mayıs'taki CHP Kurultayı'nda Kılıçdaroğlu'nun Genel Başkanlığa seçilmesinin ardından CHP'ye "üye kayıt patlaması" yaşandığını ifade eden Okay, "Şu an CHP Genel Merkezi'nde olan üye formlarının tamamı örgütlere dağıtılmıştır. Yeniden 500 bin civarı üye kayıt formu basımı yaptırılıyor. Ve muhtemelen bu ay sonu şu bir aylık süreç içerisinde CHP'ye kayıtlanan ve kayıt için yapılan başvurular kamuoyuna bildirilecek ve kamuoyuyla paylaşılacaktır. Ancak görünen o ki bu süreç içerisinde halen 745 bin üyesi olan CHP'nin bu bir aylık süre içinde muhtemelen yüzde 10 rakamını aşan bir miktarda üye talebiyle karşı karşıya kaldığımızı görüyoruz" diye konuştu.

-ŞİMŞEK İSTANBUL'A, TEKİN MYK'YA-

Okay, CHP İstanbul ve Samsun İl Örgütleri'yle ilgili olarak MYK'nın ilgili değerlendirmeyi yaptığını açıkladı. CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin ve 2 İstanbul İl Yönetim Kurulu üyesinin Parti Meclisi'ne (PM) seçilmeleri dolayısıyla 21 kişilik İl Yönetim Kurulu'nun 18 kişiye düştüğünü, geçtiğimiz Cuma günü 8 üyenin de istifasıyla İl Yönetim Kurulu'nun salt çoğunluğun altında kaldığını ve düştüğünü belirten Okay, şöyle konuştu:
"MYK toplantımızda yapılan değerlendirmede bu süreçte İstanbul İl Başkanlığı için MYK üyemiz Sayın Berhan Şimşek'in görevlendirilmesine karar verilmiştir. Sayın Berhan Şimşek'in iki görevi birlikte sürdüremeyeceği, tüzüğe aykırı olduğu için de MYK üyeliğinde bir boşalma gerçekleşmiştir. Bu süreçte CHP PM yakın bir gelecekte toplanarak bu boşalmayı doldurmak üzere Sayın Genel Başkanımızın da önerisiyle PM üyemiz Sayın Gürsel Tekin'in MYK üyesi olması için Sayın Genel Başkanımız önermede bulunacaktır."
Okay, istifa eden CHP Samsun İl Yönetimi'nin yerine atamanın da en kısa sürede yapılacağını açıkladı.

-"HİÇBİR PARTİNİN İÇ İŞLEYİŞİYLE MEDYA BU KADAR İLGİLENMEZ"-

Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Okay, Berhan Şimşek'in İstanbul İl Başkanlığı'na atanmasının, Şimşek dışındaki MYK üyelerinin oybirliğiyle gerçekleştiğini belirtti.
Okay, bir gazetecinin "Kriz, Gürsel Tekin'in MYK'ya seçilmemesiyle çıkmıştı. 15-20 günlük tartışmaların ardından yine aynı noktaya dönüyoruz. Bu ne demek, bütün bunlar neden yaşandı" sorusu ise şöyle yanıtladı:
"Aslında tabii medya bunları yaşamakla ilgilendi. Çünkü medyanın çok temel işlevi, CHP'nin mitinglerini, halkın coşkusunu, heyecanını değil, kimi zaman nerede fire olacak, parti içi sorunlar nedir diye kimi zaman bunlar manşete taşınıyor. Oysa CHP bugün tek başına iktidara koşuyor. Halkla buluşuyoruz ve inanılmaz bir teveccüh, bir güven görüyoruz. Bu kararlılığın ötesinde CHP'nin iç sorunları galiba medyanın asıl gündemi oluyor. Televizyon programlarında yarım saat oluyor. Hiçbir partinin böylesine iç işleyişiyle ilgili bu kadar çok medya ilgilenmez. Ama nedense CHP olunca medyanın öncelikli işi bu oluyor. CHP bu konuda İstanbul İl Yönetimi'nde ve gelişen süreçte kimi tartışmaların noktalanması için böyle bir karar almıştır."

-"OSMAN CAN "ANAYASA MAHKEMESİ'Nİ LAĞVEDELİM' DESİN-

Okay, "Gürsel Tekin'in PM'de MYK'ya seçilmeme ihtimali var mı?" sorusu üzerine PM listesinin doğrudan Kılıçdaroğlu tarafından hazırlandığını, bu süreçte böyle bir risk görmediğini ifade etti. Okay, Tekin'in MYK üyeliğine önerilmesine karşı bir tavrın bulunmadığını belirtti.
Gazze'ye yardım götüren Mavi Marmara gemisine yapılan saldırıyı soruşturmak üzere İsrail tarafından kurulan komisyona ilişkin bir soru üzerine Okay, "Çok doğal ki onun bağımsız bir komisyon tarafından ele alınması gerekirdi. Yine de bunun bağımsız bir komisyon tarafından ele alınması doğru olanıdır. Ancak anlaşılan o ki bundan sonraki süreçte riskli bir kulvara girilmiş oluyor" dedi.
Anayasa Mahkemesi Raportörü Osman Can'ın "Anayasa Mahkemesi, Anayasa değişikliğini iptal etse de bu karar uygulanmamalı, referanduma paketin tamamı görürülmeli" yönündeki tartışma yaratan açıklamalarını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Okay şunları söyledi:
"Anayasamızın 138. maddesinin son fıkrası çok açık: Hiçbir kişi, kurum ve kuruluş yargı kararlarının uygulanmasını erteleyemez, geciktiremez. Bir hukuk devletindeysek herkes hukukun kurum ve kurallarını içine sindirmek zorunda. Sayın Can'ın mantığından hareket edersek aslında Anayasa Mahkemesi'nin kararı uygulanmasın değil, daha pratik bir yol var, "Anayasa Mahkemesi'ni lağvedelim' desin, bunun için de yasa çıkartmaya gerek kalmasın. Böyle bir hukuksuzluğun savunusu olamaz."

-"TSK İLE SİYASİ PARTİLERİ BÜTÜNLEŞTİRMEK YAKIŞIKSIZ BİR ÜSLUP"-

Okay, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın "TSK artık CHP'nin arka bahçesi değil" sözlerini de değerlendirirken, Arınç'ın sözlerinin TSK mensuplarına çok büyük bir haksızlık olduğunu söyledi. Okay, "TSK, bu ülkenin, Türkiye Cumhuriyeti'nin Türk Silahlı Kuvvetleridir. Hiçbir siyasi partiyle özdeşleştirip TSK'yı yıpratmaya, hele hele sıfat ve konumu eğer Başbakan Yardımcısı ise ona hiçbir şekilde yakıştıramam. TSK bu ülkenin kurumudur. Silahlı Kuvvetlerin mensupları bu ülkenin evlatlarıdır. TSK ile siyasi partileri bütünleştirmeye kalkmak da yakışıksız bir üsluptur" diye konuştu.
Okay, Rahşan Ecevit'in, partisi DSHP'yi kapatma kararını ise "Bundan sonraki süreçte Türkiye'de büyük bir birliktelik adına çok doğaldır ki siyasi partiler kapatılarak CHP içinde yer alabilirler. Ama onun da ötesinde tabanda, sandıkta birleşmek çok önemlidir. Ve şu an CHP'ye bu yönde ciddi talepler gelmektedir. Özellikle yerel yöneticilerden talepler gelmektedir. Ama bunların hepsinin nasıl değerlendirileceği yönünde talepler farklıdır. Kimileri etkinliklerde istiyor, kimi mahallinde istiyor, kimi grupta istiyor, kimi Genel Merkez'de istiyor. Bunların hepsini bir araya getirip tek bir formülasyon değil ama ona göre değerlendirmede bulunacağız. CHP'ye katılımlar devam edecek" sözleriyle değerlendirdi.(ANKA)


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.