Kışla Parkı'nda halka hitap eden Arınç, 12 Eylül'de yapılacak referandumu halka doğru anlatmak için Başbakan başta olmak üzere bakanların ve milletvekillerinin Anadolu'yu karış karış gezdiğini belirtti.

Halkın referandumda ''hayır'' veya ''evet'' oyunu bilerek kullanması gerektiğini dile getiren Arınç, AKP'lilerin bu referandumda bilinçli olarak ''evet'' diyeceğini çünkü AKP'lilerin robot olmadığını, bilmeden, inanmadan hiçbir şeyin arkasından başkaları gibi körü körüne gitmediğini vurguladı.

AKP'nin gücünü halktan aldığını, başka partiler gibi sırtını millete dönmediğini aktaran Arınç, ''Başka yollarla iktidara gelenler, gelişi güzel bir kaç yıllına iktidar ortağı oldular ama kalıcı olamadılar'' dedi.

Arınç, milletin en zor zamanında AKP'yi kurduğunu ifade ederek, ''Milletin 8 yıldan beri AK Parti'den başkasını gözü görmüyor'' diye konuştu.

Geçmişte insanların kamplaştırıldığını, sağcı-solcu, laik-dindar gibi ayrımlar yaparak halk arasında kardeş kavgalarının yaratıldığını anlatan Arınç, siyasi partilerin vaat ettiklerini yapmadıklarını, amaçlarının sadece milletvekili olmak ve birkaç bakanlık kapmak olduğunu söyledi. Bu nedenle milletin siyasi partilerden umudunu kestiğini ifade eden Arınç, ''Tek gayesi halka hizmet olan toplumun sorunlarını çözmek, insanları kılık kıyafetine bakmadan, inancına, bölgesine, etnik kökenine bakmadan hepsine adaletli bir hizmet getirecek siyasi bir anlayışa sahip AK Parti kuruldu'' dedi.

1999 ve 2002 arasında yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmelere de dikkati çeken Arınç, 2002'de Türkiye'nin seçime gitmek zorunda kaldığını ve daha ömrü bir yıllık olan AKP'nin halkın gücüyle iktidara geldiğini anlattı.

İktidara geldiklerinden sonra Cumhurbaşkanlığı seçiminde önlerine engeller çıkarıldığını hatırlatan Arınç, şöyle konuştu:
''İlk olarak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 'AK Parti içinden biri olmaz' dediler. Çünkü ülke karışırmış. Daha sonra dediler ki, 'sizin gösterdiğiniz adayın eşinin örtüsü var'. 'Öyle olmaz', 'böyle bir şey yok' dediler. '11 cumhurbaşkanı seçti, eşleri başörtülü değildi' dediler. Örter veya örtmez dünyanın hiçbir yerinde böyle bir tartışma yok. TBMM Başkanı olduktan sonra eşimle ilgili söylenenleri biliyorsunuz. Türkiye'de halen böyle dogmatik düşünceler kendilerini eski çağda düşünüyorlar.''

 

"28 Nisan'da hükümetin yaptığına bakın"

Cumhurbaşkanlığı seçim sürecini hatırlatan Arınç, ''bunun üzerine 367 sayısı yalanının çıkarıldığını ve CHP'nin Anayasa Mahkemesi'ne gittiğini'' ifade ederek, şunları söyledi:
''Ancak 4 ay sonra cumhurbaşkanımızı seçebildik. Sadece 4 ay geciktirebildiler. Seçimlerle ilgili birinci turu yaptığımız gün akşam saatlerinde bir bildiri yayımlandı. Akıllarınca bizi korkutacaklar. Ancak sabah olunca hükümet bunun cevabını verdi. 'Otur oturduğun yerde, sen benim memurumsun, ben kimi seçeceğimi bilirim' dedi. 27 Nisan karşılığında ne yaptınız derseniz, 28 Nisanda hükümetin yaptığını, 22 Temmuzda da milletin ne yaptığına bakın.''

Geçmiş dönemlerde çıkar için siyaset yapanları çok gördüklerini anlatan Arınç, iktidara geldiklerinde Bakanlar Kurulunda bulunan 38 bakanlığı 24'e indirdiklerini söyledi.

Arınç, ''Çünkü biz kimseye makam, koltuk ve kırmızı plaka verme heveslisi değiliz. Amacımız millete hizmet etmek. Toplumun bütün kesimlerinin haklı taleplerini yerine getirmeyi hedefliyoruz. AK Parti eşittir hizmet odaklı siyasettir. Biz milletin efendisi değil, milletin hizmetkarıyız'' diye konuştu.

Kendilerinden önceki yönetimlerin millete tepeden baktığını, her şeyi kendilerinin bildiğini, o ne isterse ona göre yapıldığını kaydeden Arınç, ''Çünkü millete sürü gözüyle bakıyorlardı. Biz millete efendi gözüyle bakıyoruz'' dedi.

Arınç, Türkiye'nin her tarafına havaalanı, bölünmüş yol, üniversite, okul, hastane yaptıklarını, uzman doktora hasret kalan yerlere dahi doktor gönderdiklerini anlatarak, KÖYDES ile yol ve suyu olmayan köy bırakmadıklarını, BELDES ile de beldeleri güzelleştirdiklerini ifade etti.

Türk parasına değer kazandırdıklarını dile getiren Arınç, paradan 6 sıfırı ellerinin tersiyle atarak devrim yaptıklarını, 1 doların 1 lira olduğunu aktardı.
 

"12 Eylül'de yeniden bir zafer yazacağımıza inanıyorum"

12 Eylül'de anayasa değişikliğiyle ilgili referanduma da değinen Bülent Arınç, anayasaların Allah'ın kelamı olmadığını, kul yapısı olduğunu ve ihtiyaç duyuldukça da değiştirilebileceğini anlattı.

Türkiye gibi bir ülkede ''darbe anayasası'' ile yola devam etmenin yakışmadığını bildiren Arınç, anayasa değişikliği konusunda da başlarına gelmeyenin kalmadığını ancak bunda da yılmadıklarını kaydetti.

Arınç, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Top artık milletin ayağına geldi. Önünüze sandık kuruldu. 'Ey millet, kararı sen ver' diyoruz. Siz de buna 'evet' diyerek, bu işi tamamlayacaksınız. Peki niçin 'evet' diyeceksiniz, çünkü bu anayasa artık değişmeli. Bu bedene dar geliyor, sığmıyor. Aslan gibi pehlivan gibi bir insana 48 beden elbise sığmıyor. 82 model anayasa sığmıyor. İnsanımızın daha özgür ve demokratik ortamda yaşaması gerekiyor. İnsanımıza daha çok güvenmemiz lazım bu nedenle bu anayasanın değişmesi lazım.''

Anayasa değişikliği paketindeki 26 maddede toplumun bütün kesimlerini ilgilendiren maddelerin bulunduğunu belirten Arınç, artık darbe anayasasının bir kenara bırakılarak, Türkiye'nin kendi anayasasını yapması gerektiğini kaydetti.

Anayasa değişikliği ile ilgili muhalefetin sürekli ''hayır'' dediğini söyleyen Arınç, konuşmasını şöyle tamamladı:
''Ana muhalefet partisi 'yüksek yargıya el atacaklar' diyor. Halbuki biz düzelteceğiz. Neden bu kadar korkuyorlar, felaket tellallığı yapıyorlar. Türkiye'de artık demokratik ve hukuka bağlı bir zihniyet var. CHP'liler istiyorlar ki 1950'den önceki gibi olsun. Senin tek parti dönemine olan hasretin geçti. 1950'den bu yana 60 yıl geçti. Çünkü onlar 1950'de yedikleri acıyı, 60 yıldır unutamadılar. Millet onlara 60 yıldır iktidar yolunu açmıyor. Bir yıllık partiyi iktidar yapıyor ve 8 senedir de ondan vazgeçmiyor.
Darbe anayasası ne kadar değişirse o kadar iyi, 'evet' demenin güzelliği varken 'hayır' demenin zorluğuna hiç kimse gitmesin. Demokrasiye, millete güvene, özgürlüğe 'evet'. 12 Eylül'de yeniden bir zafer yazacağımıza inanıyorum. Bu bir seçim değildir, referandumdur. Ama bilirsiniz ki evet ne kadar çok çıkarsa, Türkiye'nin önü o kadar açık olacak. Ama 'hayır' çıkarsa milletin takdiridir. O zaman bu anayasadan ne şikayet etmeye ne de bu Anayasa'dan kurtulmaya kimsenin hakkı olmayacak.''

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç daha sonra Kastamonu Öğretmenevinde sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle bir araya geldi.


AA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.