Bu bir zalimlikti...
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinin (KSÜ) Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezinde düzenlediği, Temel Haklar ve Anayasa Konferansında, iktidarla muhalefet arasında, "elinde düdüğü" ile her zaman hakemlik yapan bir kurumun mensupları olduklarını söyledi.

Anaya Mahkemesi'nin bu zamana kadar ekonomik, sosyal ve siyasal alanda yasama ve yürütme organının yapmak istediği şeyleri engellemekten başka bir şey yapmadığını dile getiren Kılıç, şöyle devam etti:

"Yargı, birilerinin çıkarları için birilerinin hayat tarzlarını güvence altına alabilmek için elitlerin ve vesayetlerin aracı haline gelmişti. Yargı, 'madem ki siz bizim arzu ettiğimiz, bizim söylediğimiz ya da bizim ortaya koyduğumuz bu ideolojinin mensuplarına oy vermiyorsunuz, ben de sizin oy verdiğiniz insanları çalıştırmamak ve engellemek suretiyle sizden intikam alacağım' dedi ve intikam aldı. Bu günler geride kaldı inşallah. Bunları yaşamayacağız. Size artık aydınlık bir Türkiye'nin müjdesini veriyorum. Artık üzüldüklerinize üzülen, sizin sevindiklerinize sevinen insanlar var. Bu insanlar sizin hakkınızı ve hukukunuzu koruyacaktır. Bundan emin olun."

"Türkiye'yi partiler mezarlığına çevirdik"

Kılıç, düşünce özgürlüğü konusunda sicili düzgün olmayan kurumların başında Anayasa Mahkemesi'nin geldiğini belirterek, kurumun 2000'li yıllara kadar 25 parti kapattığını anımsattı.

Türkiye'de "O şunu söyledi, bu bunu söyledi" diye parti kapatıldığını savunan Kılıç, "Türkiye'yi partiler mezarlığına çevirdik" diye konuştu.

2000'li yıllarından sonra bu düşüncenin değiştiğine işaret eden Kılıç, şunları kaydetti:

"2000'li yıllardan sonra Anayasa Mahkemesi'ne parti kapatmaya ilişkin yaklaşık 14 dava açıldı. 2010'da yapılan anayasa değişikliğinden sonra artık bir siyasi partinin kapatılma imkanı hemen hemen yok gibi. Bir kere bir partinin kapatılması için üçte iki çoğunluk gerekiyor. Bugün Anayasa Mahkemesi'nin geldiği noktayı büyük bir sevinçle söylüyorum. Artık düşüncelerinden dolayı, düşüncelerini ifade ettiğinden dolayı bir siyasi partinin kapatılması mümkün değil. Bu ülkede seçmenin yüzde 47 oy verdiği bir siyasi parti, gazete kupürleriyle kapatılmaya kalkıldı. Ne yazık ki konuşamıyoruz, söylemiyoruz. Çok şeyler söylenir bununla ilgili. Kapalı kapılar arkasında olan bitenleri elbet bir gün tarih yazacak. Ama şuna inanın, bu bir zalimlikti, başka bir şey değildi."

"Pozitif anlamda bir laiklik anlayışı"

Kılıç, Türkiye'de "laiklik adı altında olmadık maskaralıkların çıkartıldığını" ileri sürerek, artık yasakçı, yasakta eşitliği sağlayan bir laiklik anlayışının değil, imkanlarda eşitlik, pozitif anlamda bir laiklik anlayışın var olduğunu, artık bu anlayışın bundan sonra ülkede hüküm süreceğini kaydetti.

2010'da yaşanan cumhurbaşkanlığı seçimindeki krize de değinen Kılıç, şöyle konuştu:

"Cumhurbaşkanlığı seçiminde 2 kere 2 eşittir 4 şeklindeki bir kuralı, 'hayır biz iki kere iki eşittir 367' dedik. Böyle bir ülkele yaşadık. Demek ki dürüst yorum yapan, haysiyetli namuslu ve adil hareket edebilen bir yargıcınız varsa anayasanın, yasanın çok da önemi yok. Mahkemelerimizde ifade özgürlüğü kapsamında hakaret davası olarak 180 bin civarında dava sürüyor. Bu herhalde ülkemizde öfkenin kinin ve nefret kültürünün nerelere geldiğini en güzel göstergesidir."




Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.