'Bu hukukun üstünlüğünü sağlayan bir anlayış değil'
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Meclis'te, TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu'nun MHP'li üyeleri Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri ve İstanbul Milletvekili Atila Kaya ile birlikte basın toplantısı düzenledi. MHP'nin komisyonun çalışmalarını önemsediğini ifade eden Vural, komisyon raporunun tamamına katılmadıkları için farklı gerekçe sunduklarını anımsattı.
Atila Kaya, MHP'nin darbelere karşı olduğunu, 12 Eylül darbesinin muhatabı ve mağduru olduğunu söyledi. Komisyon'un, eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın kaleme aldığı açıklamayı ''muhtıra değil, bildiri'' olarak nitelediğini belirten Kaya, ''Muhtıranın bu şekilde geçiştirilmesi dikkat çekicidir'' dedi.

'Namus meselesi'

Yeniçeri de ''Darbeyi incelemek bizim için namus meselesiydi'' diyerek, 12 Eylül döneminde birçok partilinin idam edildiğini anlattı. Darbeyle gücün zalimleştiğini dile getiren Yeniçeri, ''Silahlı ya da silahsız her güç sınırını, haddini, varoluş nedenini aşarsa felakete dönüşür. Suyu dereden çıkarırsanız sel olur, ateşi sobadan çıkarırsanız yangın olur, askeri kışladan çıkarırsanız o artık korunma değil, halka yönelik saldırı olur. Bu bir felakettir'' diye konuştu. MHP olarak komisyona önemli bilgiler sunduklarını ve yöntemler önerdiklerini kaydeden Yeniçeri, bazı taleplerinin kabul görmediğini söyledi.

Darbenin ekonomik ve mali politikası olduğunu kaydeden Yeniçeri, şöyle konuştu: ''Darbe sözcülerinin, görevlendirdiği yargıçların, kudret elitlerinin darbe ya da muhtıra öncesinde ve sonrasında 2 yıllık banka hareketlerinin irdelenmesini istedik. 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat ve 27 Nisan'ın bir ay öncesinde karargah ziyareti yapan siyasetçi, gazeteci, akademisyen, iş adamı ve bürokratların tespitlerinin yapılmasını istedik. Darbe bürokrasisinin birinci ve ikinci derecedeki akrabalarının kritik süreçlerdeki malvarlıklarının tespit edilmesini istedik. Ben profesörüm, bir tane evim var. Onu da daha ödeyemedim. İktisatçıyım, aklım da başımda, paramı çok iyi kullanmasını bilen biriyim. Darbecilerin çocukları veya darbe sistemine dahil olanlar nasıl oluyor da 229 daire, 4 apartman, şu kadar arsa, bankada yüklü para sahibi oluyor? Darbecilerin rütbelerinin sökülmesini istedik, mahkemenin karar vereceğini söylediler.''

Yeniçeri, raporun büyük kısmının son anda önlerine getirildiğini ifade ederek, 10 günlük süre taleplerinin de zaman darlığı gerekçesiyle reddedildiğini anlattı. Komisyon'un 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile yaklaşık 5 saat görüştüğünü, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a da 53 maddelik yazılı soru gönderdiğini anımsatan Yeniçeri, ''Birisi çok konuşuyor, hiçbir şey söylemiyor, birisi de 28 sayfalık metinde sorularımıza cevap vermiyor'' diye konuştu. Yeniçeri, Erdoğan'ın, 27 Nisan bildirisiyle ilgili sorularına cevap vermediğini de ifade ederek, ''En yakın zamandaki muhtırayı yargılamasak, algılamasak 60 sene önce olmuş darbeyi anlamlandırmamızın çok fazla bir yararı olmayacaktır'' dedi.


Dokunulmazlık dosyaları

Vural, Yeniçeri ve Kaya'nın açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bazı BDP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasıyla ilgili tartışmalarda farklı değerlendirmeler yapıldığının anımsatılması üzerine Vural, 24. Dönemde dokunulmazlık dosyası sayısının 868'e ulaştığına dikkati çekti. Dokunulmazlıkların kaldırılması için Anayasa değişikliği gerektiğinin altını çizen Vural, ''Silahın egemenliğini meşrulaştırmak isteyen zihniyetin milletvekili sıfatıyla bağdaşmayacağı gayet açık. O zaman bu darbelerle niye uğraşıyoruz? Bugün PKK'nın egemenliğini savunan, terör örgütünü öven zihniyet nasıl olur da millet egemenliğini kullanır? Biz PKK'nın üyesi gibi faaliyetlerde bulunanların dokunulmazlığının kaldırılmasını istiyoruz'' diye konuştu.

Oktay Vural, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın, siyasetin dokunulmazlıkların kalkmasının sonuçlarını iyi değerlendirmesi gerektiğine ilişkin açıklama yaptığını ifade ederek, ''Aba altından sopa gösteriyor, milli iradeyi tehdit ediyor. Siyasi sonuçların ne olacağına atıfta bulunan Arınç, Meclis'e de millete de adeta şantaj yapmaktadır'' dedi.

Vural, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün dokunulmazlıklarla ilgili verdiği mesajları nasıl değerlendirdiği sorusunu da ''Öyle düşünmemek lazım. Türkiye'de kırmızı ışık ihlalleri devam ediyor diye kırmızı ışıkta geçmeyi serbest mi bırakacağız? Bu anlayış hukukun üstünlüğünü sağlayan bir anlayış değildir. Bu zihniyet teşvik ediyor. Zaten bu zihniyet son 10 yılda Türkiye'yi bölücü terör örgütünün siyasal amaçlarını meşrulaştırmaya kadar götürdü'' diye yanıtladı.

Anadilde savunma hakkının Adalet Komisyonu'nda kabul edildiğinin hatırlatılması üzerine de Vural, ''Rezalet. Biz, 'bu milletin diliyle oynamayın' diyoruz, 'sorunları çözmek için yapıyoruz' diyorlar. Bu, müfsit anlayıştır. Almanya'da, Avusturya'da var mı? Yok. AKP ile BDP'nin belli eksenlerde buluştuğu ortadadır'' dedi.




AA
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.