“Bu karar iradeye darbe“

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkeme-si’nin, CHP’den milletvekili seçilen Ergenekon davası tutukluları Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal’ın tahliye taleplerini reddetmesinin ardından CHP yönetimi kararı değerlendirmek üzere dün olağanüstü toplandı. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, itiraz sonucunu sükunetle bekleyeceklerini belirterek, “Bu yargı kararı halkın iradesine vurulan bir darbedir. Bunun karşısında sessiz kalmayacağız” dedi.

Boykot önerisine ret
Yargının, Balbay ve Haberal kararı CHP’de tepkilere neden oldu. Gelişmeleri değerlendirmek üzere Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan MYK’da bazı üyeler “Gerekirse boykot edelim” önerisinde bulundu. Bu görüş Kılıçdaroğlu ile parti yöneticileri tarafından “Boykot mücadele için doğru zemin olmaz” denilerek benimsenmedi. Toplantıda, iktidarın yürütme organı aracılığıyla yargıyı ele geçirip dizayn etmeye çalıştığı görüşü de dile getirildi. Ayrıca, Balbay ve Haberal’ın tahliye taleplerinin üst mahkemede de reddedilmesi halinde izlenecek politika ele alındı ve “Bu durumda Adalet Bakanı’nın ‘yasa yararına bozma’ istemiyle dosyayı Yargıtay’a götürmesi mümkün. Bu süreç Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar gider” görüşü dile getirildi.

MYK toplantısının ardından basının karşısına çıkan CHP lideri Kılıçdaroğlu, Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal hakkında hiçbir mahkumiyet kararı olmadığına dikkat çekerek, “Arkadaşlarımızın milletvekili olmalarını engelleyecek bir durum yok” dedi.

3 yıldır ne yapıldı?
Parlamento zemininde mücadelelerini sürdüreceklerini kaydeden Kılıçdaroğlu “‘Deliller toplanamadı, o yüzden bırakamadık’ diyorlar. Üç yıldır ne yapıldı. Delilleri toplamak için CHP mi görevliydi”diye sordu ve ekledi: “Eğer parlamentoya gelmelerine engel koyarsanız halkın iradesini yok sayarsınız. Hani halk en büyük güçtü. Bu karar halkın iradesine vurulan bir darbedir. İnanıyoruz ki ‘yargıçlar da var’ diyeceğimiz bir sonuç çıkar. İki üç kişinin iradesini halkın iradesinin üstünde saymak demokrasi değildir. Evrensel hukukun üstünlüğünü yargıçların bilmesi gerekir. Asla sessiz kalmayacağız. Parlamentoda sonuç alıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Birileri kalkıp siyasi otoritenin beklentisi doğrultusunda karar alacak ve CHP sessiz kalacak... Buna izin veremeyiz. İki arkadaşımız parlametoya gelecek ve milletvekili olarak özgürce iradelerini yerine getirecek.”

CHP lideri Kılıçdaroğlu karara itiraz edildiğini de ifade etti.

Hukukçular: ‘Yasa ve vicdana aykırı karar’

Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu (Marmara Üniversitesi):
Hatip Dicle kararına göre bu kararda, Anayasa ve hukuka aykırılık daha açık. Çünkü bu kişiler tutuklular, hükümlü değiller. Milletvekili seçildiler. Artık istisnai olarak kullanılan tutukluluk koşullarını milletvekili seçilmesi hafifletmiyorsa, Anayasa’da yer alan koşulları gözden geçirmek gerekiyor.

Doç. Dr. Ümit Kocasakal
(İstanbul Baro Başkanı):

Bu insanlar şu anda mahkum değil, herkes kadar masum. Tutuklama ceza yargılamasının olmazsa olmaz uygulaması değil. Mahkeme bu kararıyla oy veren halka şunu anlatmak zorunda. Seçilen bu milletvekilleri serbest bırakıldığında nasıl bir kaçma şüphesi ya da delilleri kararma şüphesi gördü? Neresinden bakılırsa bakılsın, izahı olmayan vahim bir karar. Bizi çok zor günler bekliyor. ”

Prof. Ersan Şen
(İstanbul Üniversitesi):

Halkın iradesinin Meclis’e yansıması bakımından karar vermesi gerekir. Ancak burada mahkemenin böyle bir yoruma girmediğini görüyoruz. Çözüm yasal düzenlemeden, Meclis’ten geçiyor. Kamu vicdanının rahatsız eden bu durumdan çıkmanın yolu bulunabilir.”

Prof. Dr. Ali Ülkü Azrak
(İstanbul Üniversitesi):

AHİM tutuklama nedenleri ve bunların yorumlanması konusunda titiz davranıyor. AHİM tutuklamanın sebeplerini daraltıcı içtihatları var. Mahkemenin tahliye talebinin ret gerekçesi, delilerin toplanmamış olması. Ancak Balbay ve Haberal yaklaşık 3 üç yıldır cezaevinde tutuklu bulunuyor. Üç yıldır delillerin toplanmamış olması Balbay ve Haberal’ın suçu değildir. Bu kişileri milletvekili seçen kişilere yüklenemez. Nerede kaldı milli irade.

Prof. Dr. Metin Feyzioğlu
(Ankara Baro Başkanı):

Milletvekili seçilen bir kişiyi tahliye etmiyorsanız ve bu kişinin kaçacağını düşünüyorsanız bunun için çok sağlam delilerinizin olması gerekiyor. Terör suçundan yargılanan ve 2007 yılında milletvekili seçilen Sebahat Tuncel tahliye edilmişti; mahkeme dokunulmazlık kapsamına giren bir suç olmadığına karar vermişti. Ancak Tuncel milletvekili seçildikten sonra bu kişinin kaçamayacağı yönünde kanaat geliştirdi. Tahliye talebinin ret kararı hem hukuka hem vicdana aykırıdır.

Radikal
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.