Burhan Kuzu: 'Başkanlık modelinin kurucu babası benim'

Eski AK Parti Milletvekili ve anaya hukukçusu Burhan Kuzu, Altınbaş Üniversitesi'nde 15 Temmuz'un yıl dönümü nedeniyle düzenlenen "Türkiye Darbeler, Demokrasi ve Cumhurbaşkanlığı Sistemi" paneline katıldı. Kuzu buradaki konuşmasında darbe girişimi ve sonrasında ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine ilişkin konuştu. Kuzu kendisini, "başkanlık modelinin Türkiye'deki kurucu babası" olarak niteledi.

Daha önce ağır aksak giden bir demokrasiye sahip olduğumuzu ve bu konuda zaman zaman yaşanan darbelere rağmen yine de yol alındığını söyleyen Kuzu, başkanlık modeli sayesinde yeni dönemde demokrasinin daha da sağlam adımlarla ilerleyeceğini öne sürerek, yeni oluşturulan kabine sistemi hakkındaki görüşlerini dile getirdi. Kuzu şunları söyledi: "Öncelikle kabine sistemi hepimize hayırlı uğurlu olsun. Malum başkanlık modelinin Türkiye'de kurucu babası benim. Onu da tevazu göstermeden söyleyebilirim. Bu sistem zaman içinde oturacak bir sistem. Bakanlıkların sayısını azalttık, kabineye siyasetten gelen de var, teknik kadro da var, üniversiteden de var. Yani başkanlık modelinin yapısına uygun karma bir kabine şekli ve başarılı olacaklarını düşünüyorum."

'Türkiye dost bildiğimiz ülkelerin elinde olabilirdi'

15 Temmuz darbesinin Türkiye'deki diğer darbelere benzemeyen bir akılla yapılmış olduğunu belirten Burhan Kuzu, şunları söyledi: "Eğer başarılı olunsaydı, Türkiye belki de bizim dost bildiğimiz birtakım ülkelerin elinde olabilirdi. Böyle bir darbeden Türkiye, aziz milleti sayesinde kurtuldu. Dünyada ilk defa bir millet sokağa dökülüp darbenin önüne geçti, tankların üzerine çıktı. Darbenin takip bakımından birkaç yönü var; bir kısmı darbeyi bizzat yapan subay kesim ve emniyetten olanlar. Onlar şu an yargılanıyor, önemli bir bölümüne de ağırlaştırılmış müebbet cezası öngörüldü. 'Hesap sorulacak sizden, FETÖ gelip bizi kurtaracak' gibi rüya tabirleri var ama bunlar gerçeği yansıtmıyor. Darbenin bir de idari olan boyutu var. 106 bin tane dosya inceleniyor, 30-35 bini karara bağlandı. Yüz binlerin hesaba çekildiği çok zor bir dava, mümkün olduğu kadar hızlı yapılmaya çalışılıyor. Bunlara rağmen muhalefet partisinin danışıklı yapılmış gibi söylemleriyle davaya yaklaşımları biraz farklı ve bu hareket bizi çok üzüyor."

'Demokrasi için büyük tehlike'

Panelin moderatörlüğünü üstlenen Altınbaş Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emre Alkin ise Türkiye'de 15 Temmuz'un yan etkilerinin hala devam ettiğini ama bunu bertaraf edeceklerini söyledi. Alkin, dünyada Trump ile başlayan ve savaşa doğru ilerleyen bir konjonktür olduğunu ifade ederek, bunun demokrasi için büyük bir  tehlike olduğuna işaret etti. Alkin, "Eğer Türkiye yada başka ülkelerde demokrasiyle ilgili bir sıkıntı olacaksa bu, Trump'ın başlattığı saldırganlıkla alakalı olacak diye düşünüyorum. Bu durumun  önümüzdeki, 2-3 yıl içerisinde kaybolacağına hatta Amerika halkının başkasına gerek kalmadan Trump'a gerekli dersi vereceğine inanıyorum" diye konuştu.

Panelistlerden Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Eray Güçlüer ise seçim sürecini  değerlendirdi; Türk demokrasisi açısından olumlu gelişmeler yaşandığı görüşünü dile getirdi.

CNN Türk

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Av. Ersen Uyar 1 ay önce

Efendum, Türkiye'de ve Dünya'da başkanlığı ben buldum, yani, ben icat ettim. Türkiye, 70'ler, 80'ler ve 90'larda hep koalisyonlarla yönetilmeye çalışıldı, ama olmadı. arkadaşlarla oturup baktık, naapmak lazım? naapmak lazım? diye şaşkın şaşkın düşünürken, kendi kendime bre burhan dedim; "oylar olsa aşkın, olursun başkan” şaşkın şaşkın, aşkın, başkan derken, deyiş o deyiş, patladı gitti! (seyyar tayyar)