Çek yasasında dolandırıcılara tahliye yok

Karşılıksız çekte hapis cezasını kaldıran düzenleme Meclis Genel Kurulu'nda gündeme alındı.

 
Hapis cezasının kaldırılmasıyla alacaklının mağdur olmaması için tasarıya bir ekleme yapılması kararlaştırıldı. Tasarıya göre Türk Ceza Kanunu hükümlerine atıfta bulunulacak.
Tasarıya bir önergeyle "yasa kapsamında işlenen fiil başkaca bir suç unsuru taşıyorsa genel hükümlere tabidir" ifadesi eklenecek.

AK Parti kurmayları bu durumda, kötü niyetli ile iyi niyetli olanların ayrımına gidilebileceğini;Türk Ceza Kanunu'ndaki dolandırıcılıkla ilgili hükümlerin devreye gireceğini belirtiyorlar.
Bu hükümlere göre kötü niyetli olarak çek yazan kişiye 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilebilecek, yani bu kişiler karşılıksız çekten değil ama dolandırıcılıktan hüküm alabilecek.


İş dünyasından gelen itirazlar üzerine, verilecek bir önerge ile, dolandırıcılığa atıfta bulunan bir hükümle alacaklılar korunacak.

İŞ DÜNYASINDAN İTİRAZ GELMİŞTİ

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, dün yaptığı açıklamada, “Çekte hapis cezasının kaldırılmasını istemiyoruz” demişti. Büyükekşi, "Ödeyemeyenlerin mağduriyetinden söz ediliyor. Asıl mağdur olanlar alacaklı olanlar. Bundan kimse bahsetmiyor. Bunun altını çiziyoruz. Mağdur olanlar alacaklı olanlar, onun dikkate alındığı bir çalışma var. Onu destekliyoruz" ifadesini kullanmıştı.


 

DÜNYADA ÇEKE HAPİS CEZASI UYGULAYAN ÜLKE YOK

Dünya Ekonomik Forumuna katılmak üzere Davos'ta bulunan Başbakan Yardımcısı Babacan Çek Yasa Tasarının TBMM'de komisyondan geçtiğini ve şu anda genel kurul aşamasına geldiğini hatırlattı ve çeki alanlarda 'acaba bu elimizdeki çekin yaptırım gücü zayıfladı mı? Bu hapis cezası ortadan kalkınca acaba bu çekimi tahsil edebilir miyim?' gibi bir endişe oluştuğunu da vurguladı. Dünyada şu anda çeke hapis cezası uygulayan bir ülke bulunmadığına dikkat çeken Babacan, iki kişi arasındaki borç alacak meselesi yüzünden hapis cezası uygulamasının dünyanın hiç bir ülkesinde bulunmadığını, sadece Türkiye'nin yaptığını ifade etti.

Evrensel hukuk kuralları gereği böyle bir uygulamanın olmaması gerektiğine işaret eden Babacan, şöyle konuştu:

“Bunun zamanlaması önemliydi. 2009 yılında krizin en derin dünyayı etkilediği dönemde, bir düzenleme yaptık ve hapiste olanları dahi serbest bıraktık ki bir ödeme gayretine girsinler, tekrar işlerini toparlama için fırsat olsun diye. O yasal düzenlemeyi yaparken de bu hapis cezası zaman içerisinde kalkacak, dünyanın gittiği yön bu. Bunu uygulayan Türkiye'den başka hiç bir ülke kalmadı. Vergisini ödemeyene, vergi kaçırana hapis cezası çok yaygın, ama iki kişi arasında sözleşmenin hükmüne uymamak ya da borç-alacak meselesi yüzünden borcunu ödemeyeni hapse atmak gibi bir uygulama dünyada kalmadı artık. Bunun er ya da geç düzelmesi gerektiğini söylüyoruz. Bunun ekonomik etkileri konusunda bizim bir endişemiz yok. Bunu EKK'da tartıştık. Bazı bakan arkadaşlarımızın başlangıçta tereddütü vardı, ama ilgili her kesimi dinlediğinizde bu tereddütleriniz zaten ortadan kalkıyor.”



“Yeni İcra İflas ve Çek Kanunu mafyalaşma getirecek“


Pozitif sicil uygulamasının da Bankalar Birliği tarafından tutulup, takip edilip, ilan edileceğini hatırlatan Babacan, “Bizim bir endişemiz yok. Bu TBMM Genel Kurulunda tartışılır artılarıyla eksileriyle. Önemli olan Türkiye için doğru kararı vermektir. Takdir yine Meclisin olacaktır” dedi.

Adalet Bakanlığı tarafından açıklanan dosya sayılarına bakıldığında, sadece Yargıtay aşamasında 200 bin dosya, Yargıtay aşamasına gelmemiş de 200 bin dosya bulunduğunu belirten Babacan, bu düzenleme çıkmazsa yaklaşık 60 bin kişinin kısa bir süre içerisinde hapse atılabileceğini kaydetti. Şu anda cezaevlerinde 140 bine yakın hükümlü ve tutuklu bulunduğuna işaret eden Babacan, “Sadece Yargıtay'daki dosyalardan bir 60 bin daha üzerine eklenecek. O gün geldiğinde bunun oluşturacağı sosyal tablo o gün değerlendirilir” diye konuştu. (Hürriyet / CNN TÜRK) 


KARŞILIKSIZ ÇEK KANUNU İLE İLGİLİ ÇALIŞTAY SONUÇ BİLDİRGESİ 
 


"HER İKİ TARAFIN DA HAKLARINI KORUYACAĞIZ"
AK Parti Grup Başkan Vekili ve Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, çek kanununda her iki tarafın da haklarını koruyacaklarını söyledi.

TV 8'de Erkan Tan'a konuk olan Canikli, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Çek konusunda mağdur kelimesini kullanmanın yanlış olmadığını belirten Canikli, "Şimdi düşünün çeki veriyor, düzenliyor şu ya da bu şekilde ödeyemiyor.

Kötü niyetli olarak görmemek lazım bu insanları. Hatta büyük çoğunluğu elinde olmayan nedenler ile ödeyemiyor. Dolayısı ile bu insanların aileleri, çocukları var. O insanlar mağdurdur.

Dolandırıcılık çerçevesinde yapanlar hariç onların da sayısının fazla olduğunu düşünmüyorum. Parasını alamayan da mağdurdur tabii ki. Şu anda bir kanun var; 600 bin dosya var.

İnsanlar hapis ile karşı karşıya. Bu sosyal bir problemdir. Kanunları bunları tek tek aşacağız. Alacaklarını tahsil edemeyen insanlarında en iyi şekilde problemlerinin çözülmesi gerekiyor. Bunu da çözeceğiz." dedi.

"BİZ FAKİR FUKARAYI 16 KAT DAHA FAZLA SEVİYORUZ!"
2002 bütçesinde fakir fukaraya aktarılan kaynağın 1,16 milyon lira olduğunu dile getiren Canikli, "2011 yılında 15.4 milyar lira. 13 katı yani kime, fakir fukaraya.

Ben bütçe konuşmalarında söyledim. Biz fakir fukarayı sizden 16 kat daha fazla seviyoruz diye. Lafla olmaz bu iş. Ben fakir fukaranın dostuyum demekle olmaz.

Hükümetler bütçeleri ile konuşur. Biz fakir fukarayı sizde faizcileri seviyorsunuz. Neden, çünkü yüzde 47'sini faize aktardınız. Bizde faizcileri sevmiyoruz neden üçte bire düşürmüşüz faize aktarılan oran itibari ile." diye konuştu.

Anamuhalefet partisine de yüklenen AK Parti Grup Başkan Vekili, faşizm kelimesinin CHP'nin tek parti olduğu dönemle anıldığını öne sürdü. Nurettin Canikli, şöyle devam etti:

"CHP'nin geçerli olan, faşizmin aracı olarak gördükleri tüzüğü kim yaptı? Bu faşizmin metni olarak değerlendirdikleri kendi tüzüğünü CHP yaptı. Önceki yönetim yaptı. Bu kadar çelişki olmaz. Türkiye'de faşizm kelimesi CHP'nin tek parti olduğu dönem ile anılır. O dönemde faşizmin bütün renklerini görmek mümkün."

CHP'nin milletle problemi olduğunu savunan Canikli, "Söz konusu partinin tavrı halka karşı. CHP'nin millet ile problemi vardır her zaman. Oy almaları önemli değil, icraatları önemlidir. İcraatlara bakınca hep halka rağmen halkı karşısına alan bir anlayış var.

O nedenle iktidar olamıyor. Millete tepeden bakan anlayışı hiç değiştirmediğini, halen devam ettiğini görüyoruz. Kendini halkın efendisi olarak göstermeye devam edersen hep böyle kalırsın." dedi.

"ORDU-GİRESUN İHALESİ YAPILDI, MÜTEAHHİT ÇALIŞIYOR, 2014'TE UÇUYORUZ!"
Ordu-Giresun arasına yapılacak havaalanı ile ilgili de açıklamalarda bulunan Canikli, şunları kaydetti:

"1987'den beri Ordu ve Giresun'un hayalidir, hedefidir havaalanı. Zamanında sözler verildi, bir takım teşebbüsler oldu. 1987'den beri kimse gerçekleştiremedi. Bu AK Parti'nin farkı tabii ki. Bazılarının masal gibi anlattıklarını biz gerçekleştiriyoruz, dağları deliyoruz. OR-Gİ ihalesi yapıldı, çalışmaya başladı mütehahhit. 2014'te inşallah uçuyoruz."(AA)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Av.Adil Özcan 5 yıl önce

Son 12 yılda Çek Kanunu defalarca değişti. Her değişiklik keşidecilerin lehine yapıldı. Bir teklifim var. Cek Kanununu ikide bir değiştirinceye kadar, Çek Kanununa "çekin ödenmesi" başlığı altında şunu ekleyelim: Çek bedelinin %70'inden banka da sorumludur. O zaman ülkede "karşılıksız çek" kavramı olacak mı?