CHP’den Başbakan’a tazminat davası

CHP'nin avukatı Mutluhan Karagözoğlu tarafından açılan davanın dilekçesinde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, 3 Haziran 2011 tarihinde, Konya'da düzenlenen AK Parti mitinginde, 'CHP'ye ağır bir şekilde saldırı niteliği taşıyan hakaretlerde bulunduğu' ileri sürüldü.

Dilekçede, Erdoğan'ın, konuşmasında, 'CHP, Hakkari'de miting yapıyor. Bu mitingi BDP ile gizli sözleşmeler yaparak gerçekleştiriyor. 5 maddelik bir sözleşme yapıyorlar aralarında, 5 madde. Hadi çık açıkla, niye açıklayamıyorsun, neden? Bakınız, çok enteresan, CHP'nin Hakkari'de aldığı oy 157, karşısında 2 bin kişi filan var. Nereden geldi bu insanlar, nereden buldular bunları? BDP'yle anlaştılar, her birinin eline birer tane CHP bayrağı verdiler, yoksa BDP'li hayatında eline CHP bayrağı almaz. Aldı, ama bir tane Türk bayrağı tutuşturamadılar ellerine. Onda anlaştılar ama, onda anlaşamadılar' şeklinde ifadeler kullandığı aktarıldı.

Başbakan Erdoğan'ın, konuşmasında, 'CHP'nin imam hatip ve başörtüsü düşmanı olduğunu, Allah'ın ayetlerine sinir bozucu dediğini, CHP'nin genel başkanının dolayısıyla CHP'nin uluslararası bir çete projesi olduğunu' söylediği de anımsatılan dilekçede, şunlar kaydedildi:

'Hiçbir somut dayanak, kanıt ortaya koymaksızın, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurucusu ve ilk Genel Başkanı olduğu, onurlu ve tertemiz bir geçmişe sahip CHP'nin şeref ve haysiyeti; Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin Başbakanı olan ve her fırsatta kendisine karşı yapılmış eleştirilere dava yolu ile cevap vererek, siyasi zemindeki tartışmaları mahkemelere taşımaya çalışan ve eleştiriye tahammülsüz tutumunu, yapılan eleştirilere cevaben; genel seçimlere yaklaşan her bir gün daha ağır itham ve hakaretlerde bulunarak gösteren davalı AKP Genel Başkanının tamamen dayanaksız, asılsız hakaret ve iftiralarıyla ağır saldırıya uğramıştır.

Müvekkil siyasi partinin kuruluşundan günümüze kadar herkes tarafından tartışılmaz olarak bilinen, vazgeçmediği ve vazgeçemeyeceği siyasi söylemi, ülke ve milletin etnik ve dini kökenlerine bakılmaksızın , Misak-ı Milli sınırları içerisinde bölünmez bir bütün olduğudur.

Davalı; müvekkil siyasi partiyi, ülkeyi etnik ve siyasi kökenlere dayalı olarak ayrıştırma iddiasında olan yasal ve yasa dışı kişi ve kuruşlar ile gizli işbirliğine gidip, oy ve siyasi istikbal uğruna Cumhuriyetin temel ilkelerinden vazgeçtiğini iddia etmiştir. Bunlar Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunda rol alan müvekkil siyasi parti için katlanılmaz ithamlardır.'

Dilekçede, Başbakan Erdoğan'dan, yasal faiziyle birlikte 50 bin lira manevi tazminat talep edildi.

Davanın görülmesine, Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde önümüzdeki günlerde başlanacak.

AA
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.