CHP'den Engin Alan teklifi
 CHP, tutuklu iken milletvekili seçilen bir kimsenin, milletvekili seçildiğini gösteren belgenin, ilgili mahkemeye ibrazı üzerine tutukluluk haline derhal son verilmesi için kanun teklifi verdi. Teklife göre; yargılamanın, sanığın milletvekili iken mahkumiyetiyle sonuçlanması halinde verilen cezanın infazı, dönem sonunda milletvekilliği sıfatının sona ermesine bırakılacak. Teklif, Terörle Mücadele Kanunun 10’uncu maddesinin yürürlükten kaldırılmasını öngörüyor. Teklife göre; kovuşturması yapılan ve kesin hükümle neticelenen veya kovuşturması yapılan ve halen temyiz incelemesinde bulunan, kovuşturması önceki CMK 250. madde gereğince yapılıp temyiz aşamasında ilgili fıkra gereğince işlemlere tabi tutulan kararlar ile kovuşturması yapılmakta olan davalar, kararlar ya da kovuşturma safhasında olan davalar başından itibaren yeniden görülecek.
CHP, tutuklu iken milletvekili seçilen bir kimsenin, milletvekili seçildiğini gösteren belgenin, ilgili mahkemeye ibrazı üzerine tutukluluk haline derhal son verilmesi için kanun teklifi verdi. Teklife göre; yargılamanın, sanığın milletvekili iken mahkumiyetiyle sonuçlanması halinde verilen cezanın infazı, dönem sonunda milletvekilliği sıfatının sona ermesine bırakılacak.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ve Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, TBMM Başkanlığına Ceza Muhakemesi Kanunu’nda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifini sundu.

TUTUKLULUK SÜRESİ; EN ÇOK İKİ YIL OLACAK

Teklifin getirdiği düzenlemeler şöyle:

Ağır Ceza Mahkemelerinin görevine giren işlerde tutukluluk süresi; en çok iki yıl olacak, ancak bu süre, zorunlu hallerde gerekçeleri gösterilerek en çok 1 yıl daha uzatılabilecek.

Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerle ilgili tutukluluk sürelerine ilişkin sınırlar, istinaf ve temyiz incelemesi aşamasında uygulanmayacak. Tutuklu işlere ilişkin istinaf ve temyiz incelemeleri, toplamda en çok bir yıl içinde karara bağlanacak. Haklarındaki istinaf ve temyiz incelemeleri, toplam bir yıl içinde karara bağlanmayan tutuklu sanıklar, derhal salıverilecek.

CEZANIN İNFAZI, DÖNEM SONUNDA MİLLETVEKİLLİĞİ SIFATININ SONA ERMESİNE BIRAKILACAK

Tutuklu iken milletvekili seçilen bir kimsenin, milletvekili seçildiğini gösteren belgenin, ilgili mahkemeye ibrazı üzerine tutukluluk haline derhal son verilecek. Seçimden önce soruşturmasına başlanılmak olmak kaydıyla Anayasa’nın 14.maddesindeki durumlarda soruşturma ve kovuşturma, tutuksuz olarak aynen sürdürülecek. Yargılamanın, sanığın milletvekili iken mahkûmiyetiyle sonuçlanması halinde verilen cezanın infazı, dönem sonunda milletvekilliği sıfatının sona ermesine bırakılacak.

"ADLÎ KONTROL TEDBİRİ”

Tutuklama nedenlerinin varlığı halinde, kendisine karşı veya kendisi tarafından yeni bir suç işlenebileceği hususunda somut şüphe sebeplerinin varlığı halinde, şüpheli veya sanığın tutuklanması yerine adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilecek.

Kanunda belirlenen azami tutukluluk sürelerinin dolmasına rağmen kovuşturmanın, henüz sona ermemesi ve tutuklama sebeplerinin varlığını devam ettirmesi halinde, sanığın adli kontrol altına alınmasına karar verilecek.

Adlî kontrol tedbiri olarak, şüpheli veya sanık hakkında; yurt dışına çıkışının yasaklanmasına, konutunu terk etmemesine, belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemesine karar verilebilecek.

Şüpheli veya sanığın, adli kontrol tedbirlerinin uygulanması sürecinde; vareste tutulmamasına rağmen, duruşmalara özürsüz olarak gelmemekte ısrar etmesi, alt sınırı 5 yıl ve yukarısı olan kasten yeni bir suç işlemesi halinde ya da alt sınırı ne olursa olsun kasten işlediği yeni bir suçtan mahkum olması halinde tutuklanmasına karar verilecek.

Ailenin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında evli olsun ya da olmasın eşe- boşanmış eşe, çocuklara karşı ve eşinin ve ailesinin diğer fertlerine karşı işlenen suçlar ya da özel kanunlardan kaynaklı düzenlemeler, bu hükmün kapsamı dışında olacak.

TMK 10. MADDESİ YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI ÖNGÖRÜLÜYOR

Teklif, Terörle Mücadele Kanunun 10’uncu maddesinin yürürlükten kaldırılmasını ve geçici madde eklenmesini öngörüyor.

Eklenen geçici maddeye göre; TMK 10’uncu maddesi uyarınca kurulmuş Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri ve Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri Savcılıklarının yetki ve görevleri, bu kanun yürürlüğe girdiği tarihte sona erecek.

Bu kanunla yetki ve görevleri sona eren TMK 10.maddesi ile Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemelerinin yargıç ve savcıları, kadroları ile birlikte Ağır Ceza Mahkemeleri kadrolarına devredilecek. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte görevde bulunan Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi başkanı, asıl ve yedek üyeleri ile; Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri Cumhuriyet savcıları da, adli yargı ilk derece ağır ceza mahkemeleri statüsünde görevlerine devam edecek ve başka bir göreve atanmalarına Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca karar verilebilecek.

TMK 10.maddesi ile Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri görevli hâkim ve savcılar dışında kalan personel, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra, adli yargı ilk derece ağır ceza mahkemeleri ve bu mahkemelerin bulunduğu il Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde, bu mahkemelerin görev alanına giren suçları soruşturmak ve kovuşturmakla görevlendirilen Cumhuriyet Savcılığı birimlerinde başka bir işleme gerek kalmaksızın ve bulundukları kadro ve özlük hakları da saklı kalmak şartıyla görevlerine devam edecek. Bu personel hakkında, anılan ağır ceza mahkemesi başkanı veya ilgili Cumhuriyet savcısının yazılı muvafakati olmadıkça adlî yargı adalet komisyonunca başka bir yere veya göreve atama veya görevlendirme işlemi yapılamayacak.

Kaldırılan TMK 10.maddesi ile Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemelerinin araç ve gereçleri, bu mahkemelerin bulundukları adli yargı merkezlerindeki adliyelere devredilecek.

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte özel görev ve yetkileri sona eren TMK 10.maddesi ile Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri ve Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri Cumhuriyet savcılıklarındaki mevcut soruşturma ve dava dosyalarının yargılama ve soruşturmasına, ayrıca bir karar verilmesine gerek kalmaksızın, durumlarına, mahiyetlerine ve kanun hükümlerine göre, bulundukları aşamadan itibaren bu mahkemelerin bulunduğu adli kaza merkezlerindeki adliyelerde görev yapan Ağır Ceza Mahkemelerine ve Cumhuriyet Başsavcılıklarına derhal intikal ettirilecek.

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle, daha önce TMK 10.maddesi ile Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemelerince karara bağlanan dava dosyaları, hangi aşamada olursa olsun başkaca bir işlem yapılmasına ve karar verilmesine gerek olmaksızın bulundukları aşamada adli yargı ilk derece ağır ceza mahkemelerinin statüsüne ve hükümlerine bağlı olarak incelenmeye devam olunacak. İncelemesi sona eren dava dosyaları, ilk kararı veren yetkili ve görevli ağır ceza mahkemelerine gönderilecek.
Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce,TMK 10.maddesi ile Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri ve Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri Cumhuriyet Savcılıkları nezdinde bulunan arşiv, kalem, emanet ve diğer birimleri ayrıca başka bir işleme gerek olmaksızın adli yargı ilk derece ağır ceza mahkemesine ve Cumhuriyet Başsavcılığına devredilecek.

“DAVALAR BAŞINDAN İTİBAREN YENİDEN GÖRÜLECEK”

Kovuşturması yapılan ve kesin hükümle neticelenen veya kovuşturması yapılan ve halen temyiz incelemesinde bulunan, kovuşturması önceki CMK 250. madde gereğince yapılıp temyiz aşamasında ilgili fıkra gereğince işlemlere tabi tutulan kararlar ile kovuşturması yapılmakta olan davalar, görev ve yetki yönünden hukuka aykırı bir düzenleme içerisinde bulunduğundan, verilen hükümler, kararlar ya da kovuşturma safhasında olan davalar başından itibaren yeniden görülecek.

HÂKİM VE SAVCILARIN SORUMLULUĞU VE TAZMİNAT DAVALARI

Bazı nedenlerin varlığı halinde hâkim ve savcılara karşı doğrudan tazminat davası açılabilecek. (ANKA)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.