Teklifin gerekçesinde, itfaiye
hizmetlerinin
de askeri ve emniyet
hizmetleri
gibi değerlendirilerek, aynı değerde sosyal haklara sahip olmaları gerektiğini belirten Aksünger, "Günümüz insanı, endüstrinin hemen her dalında, atölyelerde, laboratuvarlarda, sokakta, hatta evlerde çeşitli organik ve inorganik bileşiklerle sürekli ilişki içerisinde. İtfaiye personeli, gelişen
teknolojinin
imkanlarından istifade ettikleri gibi olumsuzluklardan da zarar görmektedir. Türkiye'de bu görevler, yasalar (İçişleri Bakanlığı 3152 Sayılı Kuruluş Kanunu) ile itfaiye Teşkilatlarına verilmiştir. Bu teşkilatlarda görevlendirilen personel 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabidir.
İtfaiye personeli bu sınıflardan Genel İdari
Hizmetler
Sınıfı içinde mütalaa edilmektedir. Bu sınıfın iş kapsamları yasada da belirtildiği üzere büro
hizmetleri
ile dosya dağıtımı, mübaşir gibi basit iş kollarını kapsamasına rağmen uygulamada itfaiyecileri de içine almıştır. Bu uygulama "İtfaiye Teşkillerinin Kuruluş, Görev, Eğitim ve Denetim Esaslarına Dair Yönetmelik" hükümleri ile itfaiye teşkilatlarına verilen görevlerle tezat oluşturmaktadır." dedi.
"Anayasa'nın 55. Maddesi'nde
ücret
emeğin karşılığıdır. Devlet, çalışanlarının yaptıkları işe
uygun
adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanılması için gerekli tedbirleri alır" hükmünü hatırlatan Aksünger, itfaiye personeline de bu hüküm doğrultusunda emniyet güçleri, Silahlı Kuvvetler'deki çeşitli riskli işlerde çalışan personele verildiği gibi iş riski ve iş güçlüğü tazminatı verilmesi gerektiğini kaydetti.
Cihan
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir, teşekkür ederiz.
Bu habere yorum yapan ilk siz olun!