CHP'li vekillere soruşturma
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı CHP milletvekilleri Muharrem İnce, Ali Gündüz, Nur Serter ve Mahmut Tanal'ın da aralarında bulunduğu bazı CHP milletvekilleri hakkında "yargı görevini yapanı etkilemeye teşebbüs", "suç işlemeye tahrik" ve "halkı kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşe kışkırtmak" iddiasıyla soruşturma başlattı.

Türkiye'nin çeşitli illerinden dün otobüslerle Silivri'ye giden binlerce kişi, barikatı aşınca jandarma ile polis,  biber gazı ve tazyikli suyla kalabalığa müdahale etmişti.

Silivri Cumhuriyet Savcılığı'da cezaevi önünde yaşanan olaylara ilişkin soruşturma başlattı. Başsavcılık soruşturmayı "Görevli memura etkin direnme", "Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemek ve yönetmek", "Halkı kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşe kışkırtmak", "Suç işlemeye tahrik", "Yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs","Mahkeme heyetine hakaret", "Mahkeme heyetine tehdit","Kamu malına zarar vermek" suçlarından başlattı. Soruşturma başlatılanlar arasında İşçi Partisi yöneticileri, Türkiye Gençlik Birliği (TGB) yöneticileri ve Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) yöneticilerinin de olduğu öğrenildi.

CHP'li vekiller hakkında da soruşturma başlatıldı

Savcılık, CHP Milletvekilleri Muharrem İnce, Ali Özgündüz, Nur Serter ve Mahmut Tanal'ın da aralarında bulunduğu bazı vekiller hakkında da 'Yargı görevini yapanı etkilemeye teşebbüs", "Suç işlemeye tahrik" ve "Halkı kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşe kışkırtmak" iddiasıyla soruşturma başlattı. Savcılık, görüntü kayıtlarını inceleyerek, şüphelileri tespit edecek.

Diğer soruşturmada devam ediyor

Öte yandan 13 Aralık 2012 tarihinde cezaevi önünde meydana gelen olaylarla ilgili soruşturma ise devam ediyor.

İnce: "Korkacak halimiz yok"

TBMM Genel Kurulu'nda soruşturma hakkında konuşan CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, dün 45 milletvekiliyle Silivri'ye gittiğini anımsattı. "Silivri'de mahkemecilik oynanıyor, onlar siyasi mahkemeler" diyen İnce, "Nasıl yargıçlar Türk milleti adına yargılama yapıyorsa milletvekilleri de milleti temsil ediyor. Bu düşüncelerle oraya gittik" şeklinde konuştu.

Mahkeme heyetiyle yaptıkları görüşmede "İleride sizin çocuklarınız sokağa çıkamayacak. Bu bir tehdit değildir, geleceğe ilişkin öngörüdür. İleride verdiğiniz bu karardan utanacaklar" dediğini aktaran İnce, şunları söyledi: "Başbakan'a Cem Karaca'nın bir şarkısını anlatayım; 'Namus belasına gardaş yattığımız zindan bizim.' Hiç merak etmeyin, yani biz senin belana da gider Silivri'de yatarız. Korkacak halimiz yok. Başbakan, yargıya talimat veriyor, diyor ki 'sen gereğini yap, ben Genel Kurul'a geldiğinde dokunulmazlıklarını kaldırırım.' Aynı resti BDP'lilere de çekmişti. Senin dokunulmazlığın senin olsun. CHP'nin 134 milletvekilinin 134'ünün de dokunulmazlığını kaldırın, söz, destek vereceğiz. Yargıyla müdahalenin kralını bilir Başbakan." "Yargıçlar, arka odada partinin üç yöneticisiyle birlikte nasıl, ne konuştuğumuzla ilgili vicdanları varsa çıkar açıklama yaparlar?" ifadesini kullanan İnce, "Sizden de yargınızdan da korkumuz yok. Biz bir tek Allah'tan korkarız, siz Allah'tan değil Amerika'dan daha çok korkarsınız. Bizim yargıya talimat veren hükümetten de hükümetten talimat alan yargıdan da kimseden korkumuz yok" diye konuştu.

"Bu eşkıyalık olur"
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ da Silivri Cezaevi önünde yaşanan olayları değerlendirirken, "Hiç kimse mahkemeleri basmaya, Türkiye'nin hukuk düzenini sabote etmeye kalkmamalıdır. Bu eşkıyalık olur" dedi.

Bozdağ, Meclis'te gazetecilerin, "Ergenekon" davasının görüldüğü Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi önündeki olaylara ilişkin sorularını yanıtladı.

Yaşananların çok açık bir şekilde Anayasa'nın ve yasaların ihlali olduğunu belirten Bozdağ, "Çünkü yargı görevini etkilemek, adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs etmek, mahkemeyi görev yapamaz hale getirmek gibi sonuçlar doğuran, çok açık bir yargı baskını gibi" diye konuştu.

Bunun kabul edilemez bir durum olduğunu kaydeden Bozdağ, şunları söyledi: "Mahkemeler bağımsızdır. Millet adına yargılama yapar. Yargılama sonucunu beğenirsiniz, beğenmezsiniz. Beğenmezseniz Yargıtay yolu açıktır. Orada düzeltilir ya da onanır. Bütün yollar açıktır. Savunma hakkı kutsaldır. Zaten onun gerekleri yapılıyor.

Ama görülen o ki CHP'lilerin mahkemeyi tehdit ederek, mahkemede görev yapan hakim ve savcıları tehdit ederek, hatta onların ailelerine varacak şekilde imalı imasız cümleler kurarak, mahkeme üzerinde baskı kurmaya çalıştıkları çok açıktır. Kabul edilemez bir durum. O zaman herkes sokağa çıkacak, bir yargılama yapıldığı zaman mahkemeyi tehdit edecek, hakimi ve savcıyı tehdit edecek, sonra istediği karar çıktı mı 'Ankara'da hakimler var' diyecek, istemediği karar çıktığı zaman 'Bu, iktidarın mahkemesi' diyecek. Bu fevkalade sorunlu bir yaklaşımdır. Hukuk devleti ile bağdaşmayan, kabul edilemez bir yaklaşımdır. Olur mu öyle şey? Burası dağ başı değil. Mahkemeler basılamaz, görev yapan hakim ve savcılar tehdit edilemez.

Burası hukuk devletidir. CHP de buna riayet etmelidir. CHP'nin grup salonları adeta mahkeme hakimlerinin, savcılarının sanık olduğu bir yargılamaya dönüyor. Anayasa 138 nerede kalıyor? Ayaklar altına alınıp çiğneniyor. Bu hükmün açıklığı ortadayken hakimlere, savcılara tehdit, ailelerine dönük tehdit, hakaret ve iftiralar yapılıyor. Olacak iş değil. Hani hiç kimse hakim ve savcılara emir ve talimat veremezdi? Ama CHP bunu tanımıyor. Hiç kimse mahkemeleri basmaya, Türkiye'nin hukuk düzenini sabote etmeye kalkmamalıdır. Bu eşkıyalık olur, buna kimse müsaade etmez. Herkes hukuka uyacak. Türkiye'de 76 milyon insan var. Bunların içinde oradakiler gibi düşünmeyen milyonlarca insan var."




CNN Türk

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.