Cinsel istismarda cezalar artsın

Toprak'ın TBMM Başkanlığına sunduğu kanun teklifi, Türk Ceza Kanunu'nda değişiklik yapıyor.

Teklif, çocuğu cinsel yönden istismar eden kişiye verilen 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezasının, 6 yıldan 15 yıla kadar artırılmasını öngörüyor.

Cinsel istismarın, vücuda organ veya sair bir cisim sokulmasıyla gerçekleştirilmesi durumunda 8 yıldan 15 yıla kadar olan hapis cezası ise teklifle 12 yıldan 18 yıla çıkarılıyor.
Reşit olmayanla cinsel ilişkiye verilen hapis cezaları da artırılıyor ve bu suç şikayete bağlı olmaktan çıkarılıyor. Teklifle, cebir, tehdit ve hile olmaksızın, 15 yaşını bitiren çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezsına çarptırılıyor.

Teklif, resmi evlilik olmadan dini nikah yapılması halinde verilen cezalarda da artırıma gidiyor. Kanunda, aralarında evlenme olmadan, evlenmenin dinsel törenini yaptıranlar ile evlenme akdinin kanuna göre yapıldığını gösteren belgeyi görmeden bir evlenme için dinsel tören yapan hakkındaki 2 aydan 6 aya kadar olan hapis cezası, teklifle 6 aydan 2 yıla artırılıyor.

Teklifin gerekçesinde, dünyada 18 yaşın altında 10 milyon kız çocuğunun gelin olduğu, yüzde 17'lik oranla Gürcistan'ın ilk, yüzde 14'lük oranla Türkiye'nin ikinci sırada yer aldığı belirtildi.

Gerekçede, 54 ili kapsayan bir araştırmaya göre her 3 evlilikten 1'inin erken yaşta yapıldığı, evli kadınların yüzde 33'ünün çocuk gelin olduğu ifade edilerek, şu görüşlere yer verildi:

''Kız çocukları, çocuk yaşta evlenmek istemiyorlar. Karar vericiler babaları ya da ailedeki diğer erkekler. Kızlarını başlık parası yüzünden gelir kaynağı olarak görüyorlar, namus belası olarak görülüyorlar, yaşam döngüsünün bir parçası olarak evliliğe kurban edilmeye hazır yetiştiriliyorlar. Namus öyle kilit bir kavram ki bu çocukların varlığına öyle sıkı kilitler vuruyor ki doğar doğmaz çeyiz sandıkları hazırlanıyor, o namus yüzünden bir an önce kurtulma telaşı içine giriyorlar. Acilen ulusal ve yerel eylem planları harekete geçirilmelidir. Bu konuda cezaların yaptırım gücü arttırılmalıdır.''



AA
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
HÜRREM BARIŞ 4 yıl önce

12 YIL FAZLADAN HAKSIZ CEZA rapordan veya olaydan sonra her yıl takdir alan ögrenciye bile kalıcı bozuk raporu vermişler kısacası sanık tek delil bu raporla haksız ceza almış.ruh saglıgı raporlarına göre verilen cezalar hak için adalet için adalete güven için kaldırılmalıdır .

Avatar
banu AY 4 yıl önce

asmaktan kesmekten cezaların arttırılmasından başka kimsenin aklına bir çözüm gelmiyor.aç kalana ekmek iş verirsin hırsızlık olmaz.otobüsleri tıkşım tıklım doldurmazsın fortçuluk olmaz.evlilik yaşını düşürürsün cinsel istismar olmaz.heraile çocuguna sahip çıkar tecavüz olmaz.cinsellik ihtiyacını giderecek yerleri kapamazsın arttırsın tecavüz olmaz.her suçun önlemi var.uygularsın sorun kalmaz.

Avatar
banu AY 4 yıl önce

uh saglıgı bozulmuş kabul edilecek.Avrupa konseyi rest yapın okul başarısına bakın diyor.Biz ugraşamayız.ugraşamazsan ruhsaglıgı bozulmuş kabul edilecek dersin adaletsizlik olacak dersin.Bu bizim zihniyetimiz cinsellik iddia oldumu adaleti düşünemeyiz 15 yıl bide aşagı olamaz adaletsizce dersiniz.oysa düzmece raporlarla insanları içeriye doldurdunuz yetmedi.şimdide raporsuz 15 yıldan az olamaz.sadece iddia bile kendi başına ceza vermeye yeterli yaptınız.adalet bunun neresinde mahkemeye ne gerek var.iddia sahibi iddiasını ispatlamak zorundaydı onu kaldırdınız.delil yoksa sanık yararlanır onu kaldırdınız ama ceza evleri doldu.2005 ten bu yana cinsel suçlarda artma var.kızın biraz arkasında polis alıyor hadi içeri çarptı içeri,dokundu içeri,mektup verdi içeri,buluşmaya çagırdı içeri,belinden tuttu içeri,yakında bakmak bile cinsel istismar olursa şaşırmam.2005 ten bu yana öyle bir zihniyet varkı hava almak bile cinsel istismar olacak.zatenadam tecavüz etmiş haberlerde cinselistismar diyor

Avatar
banu AY 4 yıl önce

Travma sonrası stres bozukluğu durumu çocuk için gerçekten çok sıkıntılı ve belirgin işlev kaybına yol açan bir durumdur. Çocukta bu durumda depresyon , okul başarısızlıkları , sosyal fobi , içe çekilme , arkadaşlardan uzak kalma , hayata ve geleceği yönelik ümitsizlik görülebilir. Bu durumda olan her çocuğa aile – hekim – okul üçgeni içerisinde belirgin bir psiko sosyal destek saglanmalıdır.Adli Tıp Raporunun nasıl hazırlandığı da tartışma konusu. Ruh Sağlığı gibi subjektif konuda sadece mağdur beyanı alınarak rapor verilmesi hukuk sistemiyle bağdaşmamaktadır. Bunu dile getiren bir sürü makale, yaşanmış olay olmasına rağmen nasıl olur da Adli Tıp Kurumu ayağını sağlam basmadan rapor hazırlar, anlamak mümkün değil. Çocuğun ders başarısının düştüğünü neden çocuktan dinleyip,hiçbir kayıt ders notlarına bakmadan kananate ulaşır.Lehe olan kanıtların hiç birisinin bilirkişiye gönderilmeden karar verilmesi, adil yargılanmayı zedeleyeceğini düşünüyorum.

Avatar
HÜRREM 3 yıl önce

ADLİ BİLİMCİLER BU SORUNUN CEVABINI BİLİYORMUSUNUZ?
ruh saglıgı kalıcı bozuk olan nasıl oluyorda fakülteyi kazanıyor.avrupa konseyi test yapın okul başarısına bakın diyor.tabi bizde bakmıyorlar sırf ceza vermek için düzmece raporlar 15 yıl adam suçlu olmasada cezaevleri doldu.Adli Bilimciler size soruyorum nasıl oluyor kendi yasamını idame edemeyecek derecede ruhsal saglıgı bozuk olan fakülteki kazanıyor.sizin rapora göre kazanamaz ama kazanmıiş demekki yankış rapor vermişsiniz yazık degilmi o adama yıllarca xeza evinde yatacak tek sizin raporunuzdan böyle binlerce şuçsuz kişi var yazık degilmi bu topluma bilgi verin adalet yok deyin konu cinsellik oldumu gerisi teferruat deyin.vicdanmı o ne yahu deyin.böyle rapor verip nasıl rahat yemek bogazınızdan geçiyor nasıl rahat uyuyorsunuz onu bu topluma anlatınız.hatta kalıcı bozuk dediginiz kişilerin hiç ilaç kullanmadıklarını tedavi olmadıklarını yazınız başarılarınızı anlatınız.Bunları delil olarak sunanların delilleri kabul olmadıgını ins