'Çözüm için her riski yine alırız'
 ANKARA - Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, NTV Ankara Temsilcisi Nilgün Balkaç’ın sorularını yanıtladı.

Beşir Atalay, özellikle Kürt sorunun çözümü için yürütülen müzakerelerle ilgili çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Bu konuda çalışmaların sürdüğünü ifade eden Atalay, İmralı'nın da aralarında olduğu tüm enstrümanları kullanabileceklerini söyledi.

Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven'in açıklamalarının hatırlatılması üzerine Atalay, "Bazen işin yöntemi özünün önüne geçer. Bölgeye gönderdiğimiz bürokratlar konusunda hassas davranıyoruz. Vatandaşlarımızın güveni kazanmasını istiyoruz. Bürokrat daha çok uygulamayla meşgul olmalıdır. Bürokratlar, siyasetçi üslubuyla konuşmamalıdır. Siyasetçi kendi işini, bürokrat da kendi işini yapacak" dedi.

'OKULA BOMBA ATILIR MI?'
Atalay, Diyarbakır'da bir okula ses bombası ve molotofkokteyli ile yapılan saldırıyla ilgili "Terör örgütü okullar olmasın, insanlar cahil kalsın, yatırım yapılmasın diye uğraşıyor. Amaçları, bölgedeki insanları istismar etmek. Okula bomba atmak ne demek? Ne adına olursa olsun bu kötü bir şey. Terör örgütünün ne kadar samimiyetsiz olduğunu gösteriyor" dedi.

'YİNE RİSK ALIRIZ'
AK Parti olarak Türkiye’nin kronikleşmiş derin sorunlarını çözümü konusunda ciddi, kararlı, cesaretli çabalarımız oldu. Terör, Türkiye’nin başındaki en büyük beladır. Bunu kökten çözmek için çok ileri adımlar attık. 10 yıl bu adımlarla doludur. Siyasi anlamda riskler de aldık. Başbakan’dan başlayarak hepimiz hayırlı bir şey varsa gider, kararını alırız. Çalışmalar, görüşmeler başlatıldı.

Yine risk almak gerekiyorsa yine alırız. Bu süreçler yürürken vatandaşlarımızın bunu irdelemesini istiyoruz. O süreç niye kesildi? Bunu daha çok Kürt vatandaşlarımızın bilmesini istiyorum. AK Parti ve devlet soruna yeni bir bakış içindedir, eskiden yapılan yanlışları düzeltme çabası içindedir. Bugünkü sorunların temeli o yanlışlardır. Farklılıklar kendisini nasıl rahatça yaşatabilir, herkes kendini daha iyi nasıl ifade edebilir; bu yönde adımlar atılıyor.

Seçimden önce görüşmeler devam ediyordu. Kimse seçimden önce bu kararları alamazdı. Yeni anayasayla bu sorun orada çözülecek. AK Parti yüzde 50 oy alıyor. Ama tam bu sırada terör başlıyor. Terör örgütü Silvan’da masum, dinlenen askerlerimize saldırıyor. Aynı gün Demokratik Toplum Kongresi (DTK), özerklik bildirisi yayınlıyor. Aynı gün BDP’nin tutarsız açıklamaları... Hepsi birleşiyor. Daha sonra görüşmenin tutanakları yayınlanıyor. Birileri süreci sabote ediyor; ‘Türkiye bunu çözmesin, sorun devam etsin’ istiyor. Bu şekilde çözüm engellenmek istendi.

Terör örgütünün Kandil’deki başı diyor ki ‘Bu süreci asıl sivil siyasetçiler sabote etti’. Yani ‘DTK’yla uğraşanlar sabote etti’ diyor. Karşınızda terör ve siyaset kısmıyla bir yapı var. Özellikle siyaset kesimi, beni sükutu hayale uğrattı. BDP sanki bu sorunun çözülmesini istemiyor, 'Sorun çözülürse ben yok olurum' duygusu içindedir.

'HER TÜRLÜ RİSKİ ALIRIZ'
Yeni riskler alınır mı? Kararlılığımızda hiçbir değişim yok. Biz nihai çözüm için her riski alırız. Bütün enstrümanlar bizim için değerli, enstrümanların hepsini kullanabiliriz. Entegre bir strateji üzerindeyiz. Güvenlikten başlayıp ekonomisine, kalkınma bölgesine, yatırıma, Kuzey Irak girişimine, uluslararası işbirliğine, mekan ismi vermiyoruz (İmralı), başka şekilde de olabilir. Fayda getirecek bütün enstrümanları kullanırız. Geçmişi iyi değerlendiriyoruz. Oradaki tecrübelerle geleceğe daha tedbirli bakıyoruz. Çalışıyoruz, somut bir süreçten bahsetmiyorum. Kuzey Irak boyutu zaten sürüyor. Birbirine paralel olarak birçok enstrüman devreye sokulabilir.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.