Şırnak Bağımsız Milletvekili Hasip Kaplan, "yemin" tartışmalarıyla ilgili sert açıklamalarda bulundu. Kaplan İçtüzük gereği yemin edileceğini, krizin söz konusu olmadığını ifade ederken "Krizi birileri yaratıyor kendi kafasında. Artık bu sendromdan herkesin kurtulması lazım. Ancak, güçlü bir grup olarak geldik ve yemin metnini de çağdışı buluyoruz, bunun değişmesi için Meclis'te çaba sarf edeceğiz" dedi.

Kaplan, TBMM'de gazetecilerin seçimlerin ardından başlayan yemin ve KCK tutuklularıyla ilgili tartışmalara ilişkin sorularını yanıtladı. İçtüzük gereği yemin edileceğini, krizin söz konusu olmadığını ifade eden Kaplan, "Krizi birileri yaratıyor kendi kafasında. Artık bu sendromdan herkesin kurtulması lazım. Ancak, güçlü bir grup olarak geldik ve yemin metnini de çağdışı buluyoruz, bunun değişmesi için Meclis'te çaba sarf edeceğiz. 30 senedir milletvekilleri burada 12 Eylül darbe anayasasına sadakat yemini yaptılar. Biz bunu içimize sindiremiyoruz. 12 Eylül Kenan Evren anayasasına sadakat yemini etmek vicdanen, insan olarak içimize sindirebileceğimiz bir durum değil. Ve ideolojik metinler ve ırkçı metinler yemin metni olmaz. Bunun değiştirilmesi ayrı bir prosedürdür. Meclis'e geliriz bu konuda tekliflerimizi sunarız, grup olarak değiştirilmesini isteriz. Bunu istemek, düşüncelerimizi açıklamak niye kriz olsun sorun olsun, bunu anlamıyoruz" diye konuştu.

Bir gazetecinin bağımsız milletvekillerinden gelen yeminle ilgili açıklamaların hatırlatılması üzerine ise, "Böyle bir sorun yok, açıklama yok. Bakın grubumuz daha kaydını yaptırmadı, daha gelmedik, Grubumuzun bir kararı yok, genel merkezimizin bir kararı yok. Olmayan kararlar üzerinden yorum yapılması zamanı değil. Bu döneme daha sağduyulu, daha soğukkanlı, daha çok diyalog, daha çok çözüm, daha çok yeni bir anayasa konusunda uzlaşma havası içinde girmek istiyoruz. Buraya sorun olmaya değil, sorun çözmeye geliyoruz. Niye parlamenter seçildik? Bağımsız blok bin bir badireyi engeli aşarak geldi. Türkiye'de değişimin öncü gücü durumunda, bu rolü oynamak istiyoruz. Bu açıdan bir sıkıntımız yok. Ama bir sıkıntımız var, 6 tane parlamenter arkadaşımız tutuklu, tutuklu kaldığı sürece sıkıntı var, buraya kayıt yaptırmayacağız. Bu konuda alınacak kararlara göre tavırlara göre gelişecek, millet iradesine saygı isteme hakkımız var, bunun için burdayım, geldim, muhtemelen grup başkanvekili olarak görev yapacağım. Milletvekili odalarından genel kuruldaki düzene kadar hiçbir ayrımcılık kabul etmeyeceğiz" dedi.

Kaplan, Ahmet Türk'ün açıklamalarının hatırlatılması üzerine de şöyle konuştu:
"Arkadaşlarımız kendi kişisel görüşlerini her zaman açıklayabilir. Biz diğer partiler gibi lider partisi değiliz. Çok açık söylüyoruz milletin iradesine saygı isteyeceğiz. Egemenlik kayıtsız şartsız milletinse millet bunları seçmişse, bunun geciktirilmesi, zamana yayılmasını istemiyoruz. Arkadaşlarımızın serbest bırakılması gelip kayıtlarını yaptırması lazım. YSK'nın kararı Perşembe günü açıklanacak ondan sonra grubumuzun yerleşmesi, Meclis çalışmalarına başlamamız lazım. Türkiye'nin geleceğine bakalım, yeni anayasayı konuşalım. Güzel şeyler konuşmak varken zaman kaybına yol açacak konularla zaman geçirmeye gerek yok."


"Darbe anayasasına sadık olan haindir"

Kaplan, Şerafettin Elçi'nin "yemin ederiz bağlı kalmayız" şeklindeki açıklamalarının sorulması üzerine ise, "Ben 12 Eylül darbe anayasasına sadık değilim. Bu darbe anayasasını elime geçen ilk fırsatta değiştireceğim. Arkadaşlarımla, grubumla değiştireceğim. Bu darbe anayasasından hoşnut olan birileri varsa ve bu anayasaya sadakat yemini ediliyorsa biz kendimizi bağlamayız. İsyanımızı da anlamanız lazım. Bu sadakat olayı budur. Eğer bu ülkede darbe anayasasını sadakat inancı içinde olan biri varsa bu haindir. Nasıl darbe anayasasına sadakat yemini ettiriliyor? Halk isyan ediyor, bunu anlamak lazım. Darbe anayasasına sadakat yapıla yapıla 30 yıldır anayasa değişmedi. Düşüncelerimizi açıkladığımız zaman bu ülkede kimsenin zıplamasına gerek yok. Eğer 74 milyon darbe anayasasından memnunsa sadakat yemini sindiriliyorsa söyleyecek bir şey yok. Ama böyle olmadığını biliyoruz, değiştireceğiz" şeklinde konuştu.

Kaplan, 6 KCK tutuklusunun serbest bırakılmaması halinde ne olacağına ilişkin bir soruya ise, "Serbest bırakılmazsa bunun sorumluluğunu siyaseten de hukuken de herkes taşıyacaktır. Aynı gemide gidiyoruz 74 milyon olarak. Yok öyle kurtuluş, gerilim, gerginlik yaratmak. Bu ülkenin çözüme, barışa ihtiyacı var, bunun fırsatının yakalandığına inanıyorum. Demokratik çözümün yakın olduğuna, silahların susabileceğine inanıyoruz. Halkımızın bu inancını burada parlamento çatısı altında yapmak istiyoruz. Bunun zemininin Meclis'te yakalandığına inanıyoruz" dedi.

Hasip Kaplan, bir başka soru üzerine de sürece katkı sunmasını herkesten istediklerini vurguladı. Kaplan, "Neden istiyoruz, Başbakan hakkında fezleke var, yüzkızartıcı suç ama kendisi başbakan. Silivri, Ergenekon'un tutuksuz sanıkları Meclis'e girebilecek değil mi? Düşünce suçundan yargılanan herkese terörist demişsin buna bakarsan Meclis içinde teröristten geçilmiyor. 700 tane fezlekemiz var ne farkı var. Bu kadar adil olmayan yaklaşım. Türkiye'nin geleceğini düşünmek lazım" dedi.


ANKA
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.