“Darbeciler gibi intikam peşinde değiliz“
Şahin, yaptığı açıklamada, 28 Şubat sürecinden Malatya'nın çok etkilendiğini söyledi. O süreçte dindar kişilerin, dinini yaşamaya çalışan insanların büyük haksızlıklara maruz kaldığını anlatan Şahin, Malatya ve çevresindeki birçok ilde operasyonlar yapılarak, insanların gece yarısı evlerinden alınıp götürüldüğünü kaydetti.  Gözaltına alınan kişilere insanlık dışı uygulamaların yapıldığını ifade eden Şahin, 28 Şubat sürecinde yaşananları anlattı. Şahin, 'İşkenceler sonucu akli melekelerini yitiren arkadaşlarımız oldu. Birçok arkadaşımıza o derin güçlerle birlikte olma noktasında teklif götürüldü. Kabul etmeyince ili terk etmeye zorlandılar" diye konuştu. 

28 Şubat sürecinde komşusunun da evinden alındığını anlatan Şahin, şunları söyledi: "Şimdi rahmetli oldu. Mimar İsmail Özer. İslami Dayanışma Vakfı'nın başkanlığını yürütüyordu. Bu arkadaşımızın ortadan kaybolduğunu duyduk. Sonra Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde bulunmuştu. Birkaç arkadaş arabalarımızla gidip onu aldık. Kendisini aldığımızda psikolojisinin bozulduğunu gördük. Onu Malatya'ya getirdik. Malatya'ya dönerken şehir girişindeki Tavşantepe mevkisinde 10 binlerce insan kendi isteğiyle onu karşılamaya gelmiş. Bu insanlar taşkınlık yapmadan oradan konvoy halinde İsmail Özer'i evine getirdi. O kalabalık bahane edilerek beni ve birkaç kişiyi gece yarısı evimizden aldılar. O gözaltı bir başlangıç oldu. 2001 yılına kadar hiç rahat bırakılmadım. 3 defa bu şekilde gözaltına alındım. Gözaltılar bir haftaya kadar sürüyordu. Terörle Mücadele Şubesi'nde tutuluyor, sorgulanıyorduk. Değişik birtakım işkencelere tabi tutulduk. Bunları bugün konuşmak da istemiyorum. Gözlerimiz bağlı sorgulanıyorduk. Şubede kaldığımız süre içerisinde kimlerle beraberiz, onu dahi bilmiyorduk. Yemeğimizi bile gözlerimiz bağlı yiyorduk. 'Siz devlete karşısınız', 'Siz PKK'dan daha tehlikelisiniz' diyorlardı. Bizi Müslüman kimliğimizle içeri alıyorlar ve böyle diyorlar. Bizatihi bana sorguda bunları söylediler. Biz silahlı bir eyleme karışmamışız. Bu ülkede insanlarımızın insanca yaşama hakkını savunuyoruz. Ben dershane işletiyordum. Eğitim alanında insanlarımızın daha nitelikli birer genç olmaları için çalışıyordum. Ama maalesef o günkü zihniyet, buna benzer söylemlerle bizi hep aşağılıyordu." 

O dönem İnönü Üniversitesi'nde okuyan ve derslere başörtülü alınmayan öğrencilere destek olmak üzere iyi niyetle başlatılan eylemlerin daha sonra mecrasından çıkarıldığını belirten Şahin, "Maalesef 1960-1971-1980 öncesinde yapılan kirli ve karanlık işler yumağının o gün de nüksettiğine şahit olduk" ifadelerini kullandı.  O süreçte, Malatya'da hiç görünmeyen, bilinmeyen insanların, birtakım provokatif eylemlerle halkı sokağa dökmeye çalıştığını anlatan Şahin, bu süreçte bazı sivil toplum örgütlerinin eylemlerinin asıl mecrasından çıkartıldığını ve şiddete yönelik birer tepkiye dönüştürülmeye çalışıldığını, insanları şiddetten alıkoymaya çalışan sivil toplum örgütlerinin yöneticilerinin ise gözaltına alındığını söyledi. 

"O günün şartlarında adil bir yargılama söz konusu değildi"
"Siz potansiyel yönlendiricisiniz, etkili bir noktadasınız, insanları siz tahrik ettiniz, siz yönlendirdiniz" gibi birtakım varsayımlarla kendisinin de gözaltına alındığını belirten Şahin, 52 kişi idamla yargılandıklarını ifade ederek, "O günün şartlarında adil bir yargılama söz konusu değildi. Avukatlarımız dışarı atılıyordu. İtiraz hakları yoktu. Buna benzer hukuk dışı uygulamalarla bizi bir şeylere mahkum etmenin gayreti içindelerdi. Dava bir seneden fazla sürdü. Sonunda beraat ettik" diye konuştu. O dönem fişlemelerin de meşhur olduğunu ifade eden Şahin, "Resmi kurumlarda çalışan ailelerin çocuklarını benim dershaneme göndermelerini engellemeye çalıştılar" dedi. Türkiye'de bu gün demokratikleşme noktasında çok önemli ilerlemeler sağlandığını vurgulayan Şahin, "28 Şubat süreciyle ilgili bir soruşturma yürütülüyor. Amaç darbeciler gibi haklı, haksız herkesi bir kenara derdest edip toplamak değil. Biz darbeciler gibi intikam peşinde olmayalım diyoruz. Şu anda dahi Malatya'da bu süreçten dolayı cezaevinde yatan iki arkadaşımız var. Onlar af beklemiyor. Beraat etmek istiyor. Onlar için olağanüstü mahkemelerin kanun, hukuk tanımaz yargılama süreçlerinin yeniden gözden geçirilmesini talep ediyorum" diye konuştu. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.