\

DSP Genel Başkanı Masum Türker, partisince Tes-İş Sendikası Konferans Salonu\'nda düzenlenen \'\'Anayasa Paneli\'\'nin açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye\'de Anayasa değişikliğini isteyen ilk partinin DSP olduğunu, bunu 1985 yılında parti programına koyduğunu söyledi.

Yeni anayasanın ulusal iradeyi yansıtması için, ulusal uzlaşmaya dayalı olması gerektiğini belirten Türker, \'\'(Parlamentodan geçmezse halk oyuna sunarız) denilen bir anayasa uzlaşmayla yapılmış, Türkiye\'nin özlediği bir anayasa olmaz\'\' dedi.

Anayasanın toplumun isteklerine yanıt verebilmesi için her kesimin tartışmasına ve katkısına açılmasının zorunlu olduğunu da belirten Türker, \'\'Biz anayasa değişikliklerinin tüm toplumu kucaklamasını istiyoruz. O yüzden uzlaşılarak yapılan bir değişiklik olmalıdır. (Çoğunluğa dayanarak biz bir anayasa değişikliği ortaya koyarız) derseniz bu, askeri darbenin arkasından hazırlanmış bir anayasadan farklı olmaz\'\' diye konuştu.
Paneli, \'\'Sol yavaş yavaş yok oluyor\'\', \'\'Sol sağa kaydı\'\' söylemlerinin olduğu bir dönemde gerçekleştirdiklerini ifade eden Türker, şöyle devam etti:

\'\'Eğer bunu söylersek, yelpazedeki solu da sağa kaptırırız. Oysa bu yelpazedeki yerimizi koruyacağız ki hem doğrultu tutarlılığımız olsun hem de farklı düşünenler buraya baksın.
Sesi olmayanların sesi, hakkını kendi olanaklarıyla aramayanların hakkını arayan olduğumuzu, her zaman yanlarında durduğumuzu bu anayasa panelleriyle de ortaya koyacağız.\'\'

 

\'\'Gelişmiş ülkelerin anayasa metinleri kısa\'\'

TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu da Anayasa yapmanın iki koşulu bulunduğunu belirterek, bunlardan birinin uzlaşma diğerinin ise telaşsız bir ortam olduğunu söyledi.

Uzlaşmanın oy birliği anlamına gelmediğini vurgulayan Kuzu, bunu sağlamanın da zaten güç olduğuna dikkati çekti.

Telaşsız ortam koşulunun da özellikle Türkiye gibi bir ülke için mümkün olmadığını, iç ve dış etkilerle ülke gündeminin her zaman yoğun geçtiğini belirten Kuzu, durgun bir ortam beklemenin de söz konusu olamadığını kaydetti.

Anayasa metinlerinin ayrıntıya girmemesi, aksi halde kanun, tüzük, yönetmelik gibi alt metinlerin anlamının kalmayacağını belirten Kuzu, gelişmiş ülkelerin anayasalarının kısa olduğuna dikkati çekti. Kuzu, anayasanın hantallaşmasının yorumları devreye soktuğunu ve bunun da çeşitli zorluklara neden olduğunu söyledi.

AKP iktidarının önce yeni bir anayasa için çalışma yaptığını, bu çalışmanın akademisyenlerce yürütüldüğünü anlatan Kuzu, tüm kesimlerin tartışmasına açılması planlanan çalışmanın \'\'kapalı kapılar ardında yapılıyor\'\' gibi haksız eleştirilerle \'\'doğmadan boğulduğunu\'\' savundu. Yeni süreçte tıkanıklıkların açılması için \'\'anayasa değişikliği yapılması\'\' noktasına gelindiğini belirten Kuzu, AKP\'nin anayasa yapma konusunda yetkisi olmadığını söylemenin de vicdanla bağdaşmayacağını ifade etti.

Panelde eski bakanlardan Hikmet Sami Türk ve Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ergun Özbudun da anayasa değişikliği konusundaki görüşlerini anlattı.

AA



Yeni Anayasa çalışmaları ile ilgili farklı görüşler için tıklayınız.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.