Demirtaş:

Demirtaş, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, kadınların, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutladı. Bugün partisinin kadın milletvekillerinin tamamının, çeşitli etkinliklere katılmak üzere meydanlarda olduğunu belirten Demirtaş, kadın hakları konusundaki duyarlılıkta, BDP'nin örnek teşkil ettiğini söyledi.

AK Parti iktidarı döneminde kadına yönelik şiddetin arttığını, ancak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bunu kabul etmediğini, "rakamların abartıldığını" söylediğini ifade eden Demirtaş, "Neredeyse, 'Kadınlar AKP'yi zor durumda bırakmak için kendilerini öldürtüyor' diyecek. Son bir ay içinde öldürülen kadınların durumu bile vahameti ortaya koyarken Sayın Başbakan çıkmış, rakamların abartıldığından söz ediyor" diye konuştu.

-"TOPLUMSAL MUHALEFETE BASKI VAR"-

"Ergenekon" davası kapsamında son gözaltı ve tutuklamaları değerlendiren Demirtaş, hükümetin toplumsal muhalefetin üzerinde bir baskı uyguladığını savundu. Darbe girişiminde bulunanların yargılanmasına kimsenin bir itirazı olmadığını belirten Demirtaş, şöyle devam etti:

"Ancak, aynı yapılanma içinde içinde muhalefetin susturulması konusu da var. Onlarla ilgili soruşturma yürütülmüyor. 'Ergenekon' denilen derin devlet yapılanması 1950 yılından beri var Türkiye'de. Ama İstanbul'daki savcıların yürüttüğü soruşturma kapsamında 2003 yılı öncesi ile ilgili tek bir soruşturma yoktur. 'AKP'yi iktidardan düşürmek için iş birliği yaptınız ve bu nedenle dünyanın en büyük suç örgütünü kurdunuz' diyerek önlerine gelen herkesi topluyorlar. Tamam, hükümete yönelik hukuk dışı yönelimler de suçtur, bunu kabul ediyoruz. Ama hükümeti yıpratmak, düşürmek için bir gazetecinin işini yapması da mı suçtur? Herkes sana hizmet mi edecek? Herkes senin hakkında methiyeler mi dizecek? Bir gazeteci, senin aleyhine haber yapabilir, kitap yazabilir. Şimdi böyle bir şey bile Ergenekon örgütüne üye olmakla eşdeğer tutuluyor.

Savcıların bu tutumu, tarafımızdan dikkatle izlenmekte ve hassasiyetle değerlendirilmektedir. Bunu bilmelerinde fayda var. Savcıların bu yanlı tutumunu, muhalefet olarak yakından izliyoruz. Sanmasınlar ki yalnızca kendileri toplumu izliyor, dinliyorlar. Bunlar da elbet bir gün gün yüzüne çıkacaktır."

-"TEHDİTLERİ KABUL EDEMEYİZ"

Son günlerde, Kürt aydınları ve sanatçılarına yönelik tehdit iddialarının tartışıldığını belirten Demirtaş, şunları söyledi:

"Biz, İfade özgürlüğü konusunda 'ama ve ancak'lı konuşamayız. Bu meselede de böyle davranmayız. Kürt aydınlarına, sanatçılarına yönelik, nereden gelirse gelsin tehdidin, hele hele yaşam haklarına yönelik tehdidin karşısında olmak zorundayız. Asla hoş göremeyiz. Böyle bir şeyi asla kabul edemeyiz.

Bize hakaret etse bile hiçbir şekilde yaşam haklarına yönelik tehditleri doğru bulmayız. Açıkça ifade ediyorum, düşünceleri ne olursa olsun, partimize yönelik tarzları ne olursa olsun, biz düşüncelerimizle karşılık vereceğiz. Bunun dışında bir yöntem, bizim tarafımızdan kabul görmez. Yaşam haklarına yönelik tehdidi, biz, kendi yaşam hakkımıza yönelik tehdit olarak algılarız."

-"OTOSANSÜR BAŞLADI"-

Türkiye'de düşünce özgürlüğü konusunda ciddi sıkıntılar yaşandığını, kimsenin cesaret edip konuşamadığını belirten Demirtaş, özellikle gazetecilerin,

"Yazarsam başıma ne gelir" diyerek otosansüre başladığını ifade etti.

Gazetecilerin telefonlarının dinlendiğini, bilgisayarlarının, evlerinin izlendiğini kaydeden Demirtaş, böyle bir psikoloji ile özgür olunamayacağını dile getirdi. Selahattin Demirtaş izlenmeyen, dinlenmeyen hiçbir siyasetçi, aydın ve gazetecinin neredeyse olmadığını ifade etti. - TBMM (Anadolu Ajansı)  


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.