Erdoğan'dan Şık ve Şener için ilk yorum
ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ahmet Şık ve Nedim Şener'in tahliye edilmesiyle ilgili ilk kez konuştu.



TBMM Grubu’ndaki toplantı sonrası çıkışta tahliye olan Odatv sanıkları Nedim Şener ve Ahmet Şık'la ilgili sorulara "Hayırlı olsun" yanıtını verdi.



Erdoğan, konuyla ilgili en güzel açıklamayı Bülent Arınç'ın yaptığını da sözlerine ekledi.



Erdoğan'ın, TBMM Grubu’nda yaptığı konuşmanın hedefinde yine muhalefet vardı. Erdoğan, Meclis'te kavgalı geçen 4+4+4 yasa teklifiyle ilgili olarak şunları kaydetti: "Maruz kaldıkları saldırılardan dolayı vekillere geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. CHP'nin şiddete dayalı tahrikkar ve zorbalık üzerine kurulu muhalefetine değinmeden önce eğitime ilişkin birkaç hususu paylaşmak istiyorum. Dikta rejimleri tarih boyunca eğitimi, okulları kendileri için bir kaynak olarak gördüler. Diktatörler için farklılık her zaman tehlikeli olmuştur. Okulları bir formatlama merkezi olarak görmüştür. 1940'lı yıllarda okulların kışla mantığıyla nasıl dizayn edildiğini, nasıl tek tip çocuk yetiştirme faaliyetinin yürütüldüğünü bu millet iliklerine kadar yaşadı. CHP bu ülkede Kur'an kurslarını kapattı. CHP bu ülkede camileri kapattı. Hayır desinler, belgeleri var. CHP milletin dinini öğrenmek için okuduğu en temel eserleri, Elif Ba cüzlerini yasakladı, toplattırdı. Bırakınız camileri evlerde dahi çocukların din eğitimi almalarının önüne geçildi. Evlerden toplanan kitaplar yakıldı. CHP kendi ideolojisi dışındaki her bilgiye engel koydu. Ezanı Türkçe okutma yarışına giren bu CHP zihniyeti değil mi? Ezanı farklı yapıya kaydırmak isteyen CHP zihniyeti değil mi?



CHP Genel Başkanı ciddi gel-gitler yaşıyor. Buna bizde şöyle denir, Elma şekeri politikası. Partisi içindeki statükoculara da değişimcilere de elma şekeri dağıtmaya çalışıyor. Kendi partisinin genel kurulundaki dosyayı almayıp, tekme tokat ağzına burnuna vurarak dışarı atıyorlar. Dersim katliamıyla da gurur duyuyor musun? Yasakladığınız kitaplardan dolayı gurur duyuyor musun? Bu ülkenin kanaat önderlerini ipe çektiğiniz için gurur duyuyor musun? Sayın Kılıçdaroğlu başörtüsü yasağından dolayı gurur duyuyor musun? Şu anda partisinde bulunan malum vekil diyor ki, ben ikna odalarında sadece o başörtülü kızlara yanlışlık yapmasınlar, başını açarken psikolojik baskı olmasın diye merdiven altında açsınlar dedim diyor. Biraz ince at da güvercinler yesin. Sizler el ele kol kola AK Parti'nin kapatılması için cumhuriyet yürüyüşlerini yapmadınız mı? Bu yavruların ortaöğretimde de çektikleri çileler var. Tüm bunlara rağmen farklı bir süreci yaşıyoruz. Avukatlığını yaptığınız çetelerden, vesayet sisteminden de gurur duyuyor musunuz? O çeteleri biz temizledik, hâlâ temizliyoruz. CHP'nin geçmişi diye bir şey yoktur. CHP bugüne gelemeyen geçmişte yaşayan bir partidir. Çünkü CHP 1940'tan bugüne gelemedi, hâlâ oradadır. Sen bir yandan değişim diyeceksin, öte yandan çıkıp 28 Şubat darbesinin en ağır uygulamasına kesintisiz eğitime kol kanat gereceksin. Yüz nakliyle işte bu kadar olur. CHP'ye doku nakli gerekiyor.



HANGİ DİLDEN ANLIYORSANIZ, O DİLDEN

Yemin etmeyiz dediler. Tıpış tıpış geldiler mi, geldiler. Yeminlerini ettiler mi, ettiler. Bunun ezikliği içindeler. Tükürdüklerini yalamanın verdiği eziklikle TBMM'yi terörize etmenin gayreti içindeler. Meclis'i çalıştırmayarak milli iradeye engel olacaklarını zannediyorlar. Komisyonları basalar milli iradeyi durduracaklarını sanıyorlar. Bunlar her 10 yılda bir müdahaleye ve müdahalenin cansuyu verdiği CHP'ye alışmışlar. Bugün karşılarında bir yerlerden telefon gelip, talimatla adım atan hükümet yok. CHP bunun şaşkınlığını yaşıyor. İsteseler de istemeseler de alışacaklar. Milli iradeye, demokrasiye alışacaklar. Ne diyor? Tanklarıyla, toplarıyla gelsinler diyor. Kim diyor? Kılıçdaroğlu. Bu ülkede tankla topla ancak siz gelirsiniz. Siz bugune kadar hep tankla topla geldiniz, o olmadığı zaman gelemediniz. AK Parti ise millet iradesiyle gelmiştir. CHP mecliste olsun ya da olmasın, herhangi bir düzenlemeye karşı çıktılarsa onu engellediler. Dün diyor, Genel Kurul'da hesaplaşacağız diyor. Lafa bak. Bu muhasebe hesabı değil herhalde. Hangi dilden anlıyorsanız o dilden. En çok satan gazete bir vekile benim arkadaşımın gırtlağına sarıldığını söylüyor. Bizim arkadaşımız omzuna elini koymuş. Meğerse kalbi varmış, onu kurtarma durumuna geliyorlar. Bunlar ordu göreve dediler. Cumhuriyet mitinglerinde darbeye çanak tuttular. Darbe mühendislerini aday yaptılar. Müdahaleden umudunu kesen CHP şu anda sokak direnişine umut bağladı. Ne diyor, sokağa diyor. Hiç olmazsa kış mevsiminde yapma bunu. CHP sokağa direnişe çağırarak terörden, tahrikten medet umuyor. Bu sorumsuzluktur, acziyettir. CHP seçmeninin bu çağrılara cevap vermeyeceği açıktır. Onlar şiddet çağrısı yapsın, komisyonlarda zorbalık yapsın biz milletten aldığımız güçle devam edeceğiz.



GEÇ UYANMANIN KIZGINLIĞI İÇİNDE ŞİDDETE BAŞVURDULAR

28 Şubat sürecinde demokrasi dışı unsurlar kesintisiz eğitim dayattılar. Pedagojik bir kaygıyla değil, ideolojik kaygıyla dayattılar. İmam hatiplerin önünü kesmek için bunu yaptılar. Biz bir mağduriyeti gideriyoruz. Yaralanmış vicdanları tedavi etmenin gayreti içindeyiz. Yoksul çocukların önünü açmanın gayreti içindeyiz. CHP ne yaparsa yapsın, milletin dediği olacaktır. Kime çağırırsa çağırsın Meclis görevini yerine getirecektir. CHP şiddetine, tahriklerine asla boyun eğmeyeceğiz. Azınlık olarak milli iradeye ipotek koyduğu dönemler kapanmıştır. CHP'nin bu ülkeyi 1940'la götürme sevdasına bu millet izin vermeyecektir. Komisyon ve alt komisyon yasa teklifini 91 saat 41 dakika görüştü. Kaç konuşma yapıldı. 342. AK Parti 22 konuşmayı yaptı. 30'unu CHP'li üyeler yaptı. 15'i de MHP'liler tarafından. Komisyon üyesi olmayan 104 vekil söz aldı. Bunlardan 4 tanesi AK Partili, 2'si MHP'li, 94 tanesi CHP'li. Kalbi olduğu söylenen 12 saat konuştu. İmam hatip okullarını açtırmayacağız demekten başka şey söylemediler. CHP Genel Başkanı vekillerine telefon mesajı göndererek komisyonu işgal etmeleri için talimat verdi. Pazar günü komisyonda yaşananlar CHP Genel Başkanı'nın gözü dönmüş vekillerinin eseridir. Talimat alan vekiller geç geldikleri için yer bulamadı, neden? Geç uyanmanın kızgınlığı içinde şiddete başvurdular. İçlerinden bir tanesi bandı savuruyor. Avcı'nın başının yanından geçiyor. Bunu yapan kim, üst düzey yöneticilerden biri. Pet şişeler havada uçuyor, yapanlar CHP'li üyeler. CHP'nin demokrasiden anladığı hükümeti esir almaya çalışmaktır. Mesele muhalefetin çoğunluğa dayatması işine girmesi. Benim istediğim olmazsa yaptırmam demesidir. Bunlara rağmen teklif komisyonda kabul edildi. MHP'nin tutumuna da dikkat çekmek istiyorum. MHP kendi tabanının talep istek ve arzularını göz ardı ederek bir kez daha CHP'ye vagon olmayı tercih etti.



SEN YİNE AZ ÇOCUK YAP

Eğitim yasa teklifi 2 hafta Genel Kurul'a gelmeyecek. Türkiye'de maalesef eğitim zaafa uğratıldı. Bugüne kadar öğretim verildi. Eğitim verilmedi. Biz şimdi eğitimin önünü açmanın gayreti içindeyiz. Üniversite sınavına giriyor, kazanıyorsa niye önünü kesiyorsun? Ama dert başka. Dedim ya, dindar nesil. Bundan korkuyor. Bu arzumuzdur, olur olmaz. Biz kalkıp da kalıptan insan geçirecek halimiz yok. ABD'de birçok üniversiteler var. Türkiye'de Saint Joseph seni niye rahatsız etmiyor? Beni de etmiyor. Verdiği eğitime öğretime müdahalemiz oldu mu? Ama bizim derdimiz başka. Vatansever ve ülkenin yükselmesi için dünyadaki rekabette kendi insanımızı öne çıkarmanın gayreti için nesil yetiştirmek. Dindar olandan çağdaş nesil olmaz mı? Sizin çağdaşlıktaki ölçünüz nedir? Bunun çağdaşlıktaki ölçüsü başörtülüyü üniversite kapısından geri çevirmek. CHP en az üç çocuk dememden de rahatsız olmuş. Hakkında kanun mu var? Refah düzeyi yükselsin daha fazlasını da tavsiye ederiz. Ekonominin temeli insandır. Eğer siz onu görmüyorsanız geri gitmeye başlayan ülkelerin durumuna düşersiniz. Medvedev'le görüştük, hemen başlattılar. Putin de onu kullandı. Bizim genç dinamik nüfusa ihtiyacımız var. CHP'de bazı zevata diyorum ki, sen yine az yap. AK Partililer en az üç tane yapsın."



HAYATIN UCUZ GÖRÜLMESİNİ KABUL ETMEYİZ

İstanbul Esenyurt'taki yangınla ilgili konuşan Erdoğan, "Milyarlarca lira kâr elde edenlerin alın teriyle geçinen işçilerin hayatını hiçe saymasını, onların hayatını bu kadar ucuz görmesini asla kabul etmeyiz. Esenyurt'taki acı hadisenin aydınlığa kavuşturulmasının yakın takipçisiyiz. Olay yerinde ilk incelemeler yapıldı. Sorumluluğu bulunanlar en kısa sürede adalete teslim edilecekler. Bunun tekrar etmemesi, başka işçilerin hayatını kaybetmemesi için tedbirleri daha da sıkılaştıracağız. Gerekli talimatları verdim. İş kazalarını ve meslek hastalıklarını minimuma indirmek için çok daha kararlı tedbirleri hayata geçireceğiz" dedi.



DEVLET TERÖRÜNE DUR DEYİN

Erdoğan, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırısı hakkında şunları söyledi: "Son beş gündür şu ana kadar 23 Gazzeli kardeşimiz hayatını kaybetti. Hayat hakkı elinden alınan nice insanın kendi vatanında bir mezar hakkı dahi bulunmuyor. Filistin'de 20. yüzyılın başından itibaren yavaş ama sistematik bir katliam yürütülüyor. Filistin'de, Suriye'de insanlık hakkı ayaklar altına alınıyor. Uluslararası örgütlerin harekete geçmesi gerektiğini, samimi adımlar atılması gerektiğini ifade ettik. Bütün uyarılarımıza rağmen Ortadoğu'da kan akmaya, çocuklar katledilmeye devam ediyor. Bu katliamın durması için gerçekleri dillendirmeye devam edeceğiz. İsrail halkına soykırım mağduru bir millet olan İsrail vatandaşlarına Filistin'e yönelik soykırım girişimine dur demeleri çağrısında bulunuyorum. Devlet terörüne dur demeleri çağrısında bulunuyorum. Bazı medya gruplarının Gazzeli direnişçileri militan olarak takdim etmelerini anlamakta zorlanıyorum. Gazze'deki direnişçiler asla terörist değildir. Onlar topraklarının korunması mücadelesi veren direnişçilerdir."

SARKOZY'NİN TAVRI TEHLİKELİ
Erdoğan konuşmasında Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'ye de mesaj verdi. Erdoğan, "Bu hassas süreçte bazı ülke devlet başkanlarının da son derece sorumsuz, tehlikeli tutum takındıklarını görüyoruz. Sarkozy 1915 olaylarını seçim malzemesi olarak gündeme getirdiğinde bunun ayrımcı bir girişim olduğunu ifade etmiştik. Sarkozy daha tehlikeli bir tavır izlemeye başladı. Fransa'da devlet başkanlığı seçimleri öncesinde bizzat devlet başkanlığı tarafından yabancı düşmanlığı pervasızca tahrik ediliyor. Ülkesindeki yabancılara yönelik tehditkar açıklamaları, AB'nin evrensel değerlerini hedef alan son derece tehlikeli açıklamalardır. Fransa'da yabancı düşmanlığının sergilenmesi insanlık adına utanç verici bir gelişmedir. Seçim kazanmak uğruna yabancı düşmanlığını, İslamafobiayı körüklemek çok büyük sorumsuzluktur" diye konuştu.



 ntvmsnbc

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.